Yapay zekâ ve robotik sistemler, insanlık tarihinin en büyük üretim artışlarından birini meydana getirebilir. Fabrikalar daha az insan emeğiyle daha fazla üretim yapabilir, tarımsal verimlilik artırılabilir, sağlık hizmetleri hızlandırılabilir ve bugün günlerce süren bazı işler birkaç dakika içinde tamamlanabilir.
Ancak üretimin artması, refahın kendiliğinden adil biçimde paylaşılacağı anlamına gelmez. Robotların, yapay zekâ sistemlerinin, enerji kaynaklarının, büyük verilerin ve üretim tesislerinin mülkiyeti az sayıdaki şirketin elinde toplanırsa toplumun toplam zenginliği artarken milyonlarca insan yoksullaşabilir.
Bir tarafta durmadan çalışan robotların sahipleri çok büyük servetler biriktirirken diğer tarafta işini ve düzenli gelirini kaybeden insanlar yalnızca devlet yardımlarıyla yaşamaya mecbur kalabilir.
Robotlar ne kadar üretim yapacaktır değil, robotların yaptığı üretimden kimler pay alacaktır?
1 Teknolojik zenginlik kendiliğinden adil dağılmaz
Bir şirketin yüzlerce çalışanla yaptığı üretimi gelecekte birkaç yönetici, yapay zekâ sistemi ve robotlarla gerçekleştirebildiğini düşünelim. Şirketin üretimi azalmasa bile çalışan sayısı büyük ölçüde düşebilir. Böylece şirketin ücret maliyetleri azalırken kârı artabilir. Fakat işini kaybeden insanların geliri ortadan kalkarsa üretilen malları satın alacak yeterli tüketici de kalmayabilir.
· Robotlar çok fazla üretim yapar
· Şirketlerin üretim kapasitesi artar
· İnsanların önemli bir bölümü işini kaybeder
· Toplumun satın alma gücü düşer
· Üretilen mallara yeterli talep oluşmaz
· Ekonomik ve toplumsal krizler ortaya çıkar
Üretimin devam edebilmesi için yalnızca fabrikaların çalışması yeterli değildir. İnsanların üretilen mal ve hizmetleri satın alabilecek gelire de sahip olması gerekir. Gelir dağılımı yalnızca sosyal adalet meselesi değil, ekonomik sistemin devamlılığı için de gereklidir.
2 İnsanlara yalnızca yardım değil, üretimden pay verilmelidir
Robotlar nedeniyle işsiz kalan insanlara devlet tarafından belirli bir sosyal yardım verilebilir. Ancak yalnızca asgari ihtiyaçları karşılayacak bir yardım sistemi, insanları yoksulluktan kurtarmayabilir. Vatandaşların hayatları boyunca devletin veya büyük şirketlerin belirlediği sınırlı bir dijital krediyle yaşaması, özgür bir toplum düzeni oluşturmaz.
İnsanlar sadece yardım alan tüketiciler hâline getirilmemelidir. Yapay zekâ ve robotların oluşturduğu ekonomik değerden hak sahibi olmalıdır. Bu gelir yalnızca bir yoksulluk yardımı olarak değil, toplumun ortak teknolojik birikiminden doğan bir pay olarak değerlendirilmelidir.
Çünkü hiçbir teknoloji yalnızca onu bugün kullanan şirket tarafından meydana getirilmemiştir. Teknolojinin arkasında yıllarca kamu kaynaklarıyla verilen eğitim, üniversitelerin bilimsel çalışmaları, geçmiş nesillerin bilgi birikimi, devletlerin kurduğu altyapılar, toplum tarafından oluşturulan veriler, çalışanların emeği ve tüketicilerin tercihleri bulunmaktadır.
3 Ulusal Yapay Zekâ ve Robotik Gelecek Fonu kurulabilir
Yapay zekâ ve robotların meydana getirdiği ekonomik kazancın topluma dağıtılması için bağımsız ve şeffaf bir ulusal fon kurulabilir.
· Yüksek otomasyon kazançlarından alınacak pay
· Yapay zekâ ve robotik şirketlerinin kârlarından ayrılacak belirli oran
· Kamuya ait teknoloji yatırımlarının gelirleri
· Dijital hizmet ve veri ekonomisinden alınacak vergiler
· Doğal kaynak ve enerji gelirlerinden ayrılacak pay
· Devletin stratejik teknoloji şirketlerindeki ortaklıkları
· Patent ve lisans gelirleri
· Fonun uzun vadeli yatırımlarından elde edilen kazançlar
Toplanan kaynaklar günlük bütçe açıklarını kapatmak için kullanılmamalıdır. Fon toplum adına uzun vadeli yatırımlar yapmalı, gelir ve giderleri kamuoyuna açık olmalı, siyasi müdahalelerden korunmalı ve bağımsız denetime tabi tutulmalıdır.
4 Her vatandaşa teknoloji payı verilebilir
Ulusal Yapay Zekâ ve Robotik Gelecek Fonu yeterli büyüklüğe ulaştığında, elde edilen gelirin bir bölümü vatandaşlara düzenli teknoloji payı olarak dağıtılabilir. Bu ödeme çalışan veya işsiz, kadın veya erkek, şehirde veya köyde yaşayan vatandaşlar arasında temel bir hak olarak uygulanabilir.
Ancak verilecek payın miktarı devletin sınırsız para üretmesiyle değil, ekonomide gerçekten meydana gelen üretim ve verimlilik artışıyla bağlantılı olmalıdır. Karşılığı olmadan aşırı miktarda para dağıtılırsa fiyatlar yükselebilir ve insanların satın alma gücü artmayabilir.
· Gerçek üretim artışı
· Fonun gelirleri
· Enflasyon seviyesi
· Ülkenin mali imkânları
· Mal ve hizmet arzı
birlikte değerlendirilerek sürdürülebilir bir ödeme belirlenmelidir.
5 Teknoloji payı dijital kontrol aracına dönüşmemelidir
Gelecekte sosyal desteklerin dijital para veya elektronik kredi biçiminde verilmesi mümkündür. Fakat devlet veya şirketler vatandaşlara verilen dijital paranın nerede kullanılacağını, hangi ürünlerin satın alınabileceğini, ne zamana kadar tüketileceğini ve başka bir kişiye aktarılıp aktarılamayacağını belirleyebilir.
Kullanılmayan kredinin ay sonunda silinmesi, insanların tasarruf yapmasını ve gelecekleri için birikim oluşturmasını engelleyebilir. Böyle bir sistem vatandaşı sürekli tüketmeye zorlar ve mülk edinme imkânını ortadan kaldırır.
İnsan merkezli bir düzende teknoloji payı kişinin kendi mülkiyetinde olmalıdır. Vatandaş bu geliri harcayabilmeli, biriktirebilmeli, yatırım yapabilmeli ve belirli kurallar içinde ailesine aktarabilmelidir. Sosyal destek, toplumsal kontrol sistemine dönüştürülmemelidir.
6 Robotik üretimin vergilendirilmesi dengeli olmalıdır
Robotların yaptığı her iş için doğrudan ve yüksek bir robot vergisi uygulanması ilk bakışta adil görünebilir. Ancak kötü tasarlanmış bir vergi sistemi teknolojik yatırımları engelleyebilir ve ülkenin uluslararası rekabet gücünü azaltabilir.
Amaç robot kullanımını yasaklamak veya teknolojik gelişmeyi durdurmak değil, otomasyon sayesinde elde edilen büyük verimlilik kazancının bir bölümünü topluma geri kazandırmaktır.
· Şirketin otomasyon nedeniyle elde ettiği verimlilik kazancı
· İş gücü maliyetindeki azalma
· Şirketin toplam kârı
· İşten çıkarılan çalışanların sayısı
· Çalışanlara verilen eğitim ve dönüşüm desteği
· Korunan istihdam miktarı
· Çalışma süresinin azaltılıp azaltılmadığı
· Ülke içinde gerçekleştirilen yeni yatırımlar
birlikte değerlendirilmelidir. Çalışanlarını işten çıkarmak yerine çalışma sürelerini azaltan, onları eğiten ve yeni görevlerde değerlendiren şirketlere vergi avantajı sağlanabilir.
7 Çalışanlar şirketlerin verimlilik kazancına ortak edilmelidir
Bir şirketin yapay zekâ ve robot yatırımlarıyla üretimi artıyorsa bu başarı yalnızca sermaye sahibinin kazancı olarak görülmemelidir. Şirketin bugünkü seviyeye ulaşmasında yıllarca çalışan insanların da katkısı vardır.
· Kâr paylaşım sistemi
· Çalışanlara şirket hissesi verilmesi
· Verimlilik primi
· Ücret kaybı olmadan çalışma süresinin azaltılması
· Emeklilik fonlarına şirket katkısı
· Çalışan adına yatırım hesabı açılması
· Patent ve buluş gelirlerinden pay verilmesi
Yapay zekâ bir çalışanın sekiz saatte yaptığı işi dört saatte tamamlamasını sağlıyorsa ortaya çıkan dört saatlik kazancın tamamı şirket sahibine bırakılmamalıdır. Bu kazancın bir bölümü çalışana daha kısa çalışma süresi, daha yüksek ücret veya şirket ortaklığı olarak dönmelidir.
8 Vatandaşların teknoloji şirketlerine ortak olması sağlanmalıdır
Gelecekte servet edinmenin en önemli yollarından biri yüksek teknoloji şirketlerine ortak olmaktır. Toplumun büyük bölümü yalnızca tüketici olarak kalırken küçük bir kesim robotik şirketlerin hisselerine sahip olursa servet eşitsizliği giderek büyüyecektir.
· Çalışan emeklilik fonları
· Vatandaş yatırım fonları
· Çocuklar adına açılan gelecek hesapları
· Küçük tasarruf sahiplerine uygun teknoloji fonları
· Kooperatiflere ait robotik üretim tesisleri
· Belediyeler ve yerel topluluklar tarafından kurulan ortak işletmeler
· Kamu ve özel sektörün birlikte kurduğu teknoloji şirketleri
Her çocuk doğduğunda adına küçük bir gelecek yatırım hesabı açılabilir. Devlet, aile ve fon belirli dönemlerde bu hesaba katkı sağlayabilir. Böylece çocuk yetişkin olduğunda yalnızca yardım bekleyen biri değil, ülkenin üretim gücünde payı bulunan bir vatandaş olabilir.
9 Küçük işletmeler teknolojik dönüşümün dışında bırakılmamalıdır
Büyük şirketler yapay zekâ ve robot sistemlerine kolayca yatırım yapabilirken küçük işletmeler gerekli sermayeyi bulamayabilir. Bu durum ekonomik gücün birkaç büyük şirketin elinde toplanmasına, küçük esnafın, çiftçinin, sanayicinin ve girişimcinin rekabet gücünü kaybetmesine yol açabilir.
· Küçük işletmelere düşük maliyetli teknoloji kredileri
· Ortak robot kullanım merkezleri
· Yapay zekâ yazılımlarına uygun fiyatlı erişim
· Teknik eğitim ve danışmanlık
· Kooperatif modelinin desteklenmesi
· Yerli teknoloji üreticilerine öncelik
· Tekelleşmeyi önleyen rekabet kuralları
sağlanmalıdır. Teknoloji yalnızca büyük şirketlerin gücünü artırmamalı; küçük işletmelerin de daha verimli çalışmasını mümkün kılmalıdır.
10 Temel kamu hizmetleri herkes için güvence altına alınmalıdır
Ekonomik zenginliğin adil paylaşılması yalnızca vatandaşlara para vermekle gerçekleştirilemez. Konut, sağlık, eğitim, enerji, ulaşım ve iletişim çok pahalıysa verilen gelir kısa sürede zorunlu harcamalara gidecektir.
· Nitelikli ve ücretsiz eğitim
· Erişilebilir sağlık hizmetleri
· Uygun maliyetli konut
· Temel enerji desteği
· Hızlı ve uygun fiyatlı internet
· Toplu ulaşım
· Çocuk, yaşlı ve engelli bakım hizmetleri
· Mesleki eğitim ve yeniden beceri kazanma programları
teknolojik verimlilikten elde edilen kaynaklarla güçlendirilmelidir. Böylece vatandaşın geliri eğitim, yatırım, tasarruf ve sosyal hayat için de imkân oluşturabilir.
11 Verilerden meydana gelen ekonomik değerden toplum pay almalıdır
Yapay zekâ sistemleri insanların davranışlarından, alışverişlerinden, internet kullanımından, sağlık bilgilerinden ve günlük faaliyetlerinden oluşan çok büyük miktarda veriyle geliştirilmektedir. Şirketler toplumun ürettiği verilerle büyük ekonomik değer oluşturuyorsa kişisel veriler sınırsız ve karşılıksız bir ham madde gibi değerlendirilmemelidir.
· Verilerin hangi amaçla kullanıldığını öğrenme
· Kullanıma izin verme veya reddetme
· Yanlış verilerin düzeltilmesini isteme
· Verilerin silinmesini talep etme
· Ticari kullanımdan doğan kazançtan pay alma
hakları tanınmalıdır. Ancak insanlara küçük bir ödeme yaparak bütün özel hayatlarını satın almak da doğru değildir. Sağlık, aile, inanç ve kişisel ilişkiler gibi hassas veriler özel koruma altında bulunmalıdır.
12 Tekelleşme ekonomik ve siyasi bir tehlikedir
Yapay zekâ çağında veri, işlem gücü, enerji, gelişmiş çipler, robot sistemleri ve dijital platformlar en değerli varlıklar arasında olacaktır. Bunlar birkaç küresel şirketin elinde toplanırsa söz konusu şirketler yalnızca ekonomik değil, siyasi ve toplumsal güç de kazanabilir.
Hangi haberlerin görüleceğini, hangi ürünlerin satılacağını, kime kredi verileceğini ve kimin iş bulabileceğini belirleyen sistemler aynı şirketlerin kontrolünde olabilir.
· Tekelleşmenin önlenmesi
· Haksız rekabetin denetlenmesi
· Küçük girişimlerin piyasaya girişinin kolaylaştırılması
· Kritik dijital altyapıların korunması
· Kamu yararına açık teknoloji standartlarının oluşturulması
· Şirketlerin siyasi kararlar üzerindeki sınırsız etkisinin engellenmesi
gerekmektedir. Yapay zekâ piyasası serbest olmalı; fakat kuralsız ve denetimsiz bırakılmamalıdır.
13 Eğitim ve mesleki dönüşüm paylaşımdan ayrı düşünülmemelidir
İnsanlara yalnızca gelir desteği vermek yeterli değildir. Çalışabilecek durumda olan insanlara yeni meslekler edinme ve topluma katkı sağlama fırsatı da sunulmalıdır.
· Ücretsiz mesleki eğitim
· Eğitim süresince geçim desteği
· Yeni iş kurma sermayesi
· Teknolojiye erişim
· Mesleki danışmanlık
· Bölgesel istihdam imkânı
sağlanmalıdır. Eğitim sistemi çocukları yalnızca mevcut mesleklere değil, sürekli değişen bir çalışma hayatına hazırlamalı; problem çözme, eleştirel düşünme, iletişim, ahlak, yaratıcılık ve teknoloji kullanma becerilerini geliştirmelidir.
14 Yerel ve bölgesel eşitsizlikler azaltılmalıdır
Yapay zekâ ve robotik yatırımlar büyük şehirlerde ve gelişmiş bölgelerde yoğunlaşırsa kırsal alanlar ve küçük şehirler ekonomik olarak daha fazla geride kalabilir. Yatırım ve üretim yalnızca belirli merkezlerde toplanmamalıdır.
· Teknoloji eğitim merkezleri
· Ortak üretim tesisleri
· Araştırma laboratuvarları
· Uzaktan çalışma altyapısı
· Yerel girişim fonları
· Tarım teknolojisi merkezleri
· Üniversite ve sanayi iş birlikleri
her bölgede kurulabilir. Böylece insanlar iş bulabilmek için zorunlu olarak büyük şehirlere göç etmek zorunda kalmaz ve teknolojik kalkınma ülkenin tamamına yayılabilir.
15 Adil paylaşım küresel düzeyde de ele alınmalıdır
Gelişmiş ülkeler yapay zekâ ve robot teknolojilerinin bütün imkânlarından yararlanırken gelişmekte olan ülkeler yalnızca teknoloji satın alan tüketiciler hâline gelebilir. Bu durum ülkeler arasındaki gelir farkını daha da büyütebilir.
· Kendi bilim insanlarını yetiştirmek
· Yerli yapay zekâ sistemleri geliştirmek
· Robotik üretim altyapısı kurmak
· Üniversite ve sanayi iş birliğini güçlendirmek
· Genç girişimcileri desteklemek
· Stratejik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltmak
her ülkenin öncelikleri arasında yer almalıdır. Türkiye de yalnızca yabancı teknolojileri kullanan bir ülke olmamalı; yapay zekâ, robotik sistemler, grafen, biyoteknoloji, sağlık teknolojileri, enerji ve ileri malzemeler alanlarında üretici ve ihracatçı hâline gelmelidir.
Adil paylaşım modeli nasıl kurulabilir
İnsan merkezli bir ekonomik düzende yapay zekâ ve robotların oluşturduğu zenginlik beş temel kanaldan topluma aktarılabilir:
Birinci kanal Emek geliri
Çalışanların ücretleri korunmalı, çalışma süreleri azaltılmalı ve çalışanlar verimlilik kazancından pay almalıdır.
İkinci kanal Mülkiyet geliri
Vatandaşlar yatırım fonları, emeklilik fonları, çalışan hisseleri ve kooperatifler aracılığıyla robotik üretim araçlarına ortak olmalıdır.
Üçüncü kanal Toplumsal teknoloji payı
Ulusal Yapay Zekâ ve Robotik Gelecek Fonu tarafından elde edilen kazancın bir bölümü vatandaşlara düzenli olarak dağıtılmalıdır.
Dördüncü kanal Temel kamu hizmetleri
Sağlık, eğitim, barınma, ulaşım, enerji ve internet gibi temel hizmetlere erişim güvence altına alınmalıdır.
Beşinci kanal Eğitim ve girişim hakkı
Her vatandaş yeni bir meslek öğrenme, teknolojiye erişme ve kendi girişimini kurma imkânına sahip olmalıdır.
Bu beş kanal birlikte kurulmadan yalnızca sosyal yardım dağıtmak gerçek bir adil paylaşım sağlamayacaktır.
İnsan merkezli yeni dünya düzeni için önerilerimiz
1. Ulusal Yapay Zekâ ve Robotik Gelecek Fonu kurulmalıdır.
2. Otomasyonun oluşturduğu olağanüstü kazancın bir bölümü topluma aktarılmalıdır.
3. Vatandaşlara üretim artışına dayalı bir teknoloji payı verilmelidir.
4. Teknoloji payı harcanabilir, biriktirilebilir ve yatırımda kullanılabilir olmalıdır.
5. Dijital yardım sistemleri vatandaşları gözetleme ve yönlendirme aracına dönüştürülmemelidir.
6. Robotik üretimi vergilendiren sistem teknolojiyi değil, adaletsiz gelir dağılımını hedeflemelidir.
7. İstihdamı koruyan, çalışma süresini azaltan ve çalışanlarını eğiten şirketler teşvik edilmelidir.
8. Çalışanlar kâr payı, hisse ve verimlilik primi yoluyla şirketlerin teknolojik kazancına ortak edilmelidir.
9. Her çocuk adına uzun vadeli bir gelecek yatırım hesabı açılması değerlendirilmelidir.
10. Küçük işletmelerin yapay zekâ ve robot sistemlerine erişimi desteklenmelidir.
11. Sağlık, eğitim, barınma, ulaşım, enerji ve internet gibi temel hizmetler herkes için erişilebilir olmalıdır.
12. Vatandaşların kişisel verileri korunmalı ve verilerden doğan ekonomik değer adil biçimde paylaşılmalıdır.
13. Teknoloji tekelleri güçlü rekabet ve bağımsız denetim kurallarıyla sınırlandırılmalıdır.
14. İşini otomasyon nedeniyle kaybeden insanlara eğitim süresince gelir ve yeni girişim desteği verilmelidir.
15. Teknolojik yatırımlar ülkenin bütün bölgelerine yayılarak yerel kalkınma sağlanmalıdır.
Sonuç
Yapay zekâ ve robotların çok çalışması, insanların kendiliğinden zenginleşeceği anlamına gelmez. Refahın kimlere ulaşacağını teknoloji değil; mülkiyet düzeni, vergi sistemi, sosyal politikalar ve toplumun alacağı kararlar belirleyecektir.
Robotların sahipliği az sayıdaki şirketin elinde toplanır ve insanların büyük bölümü yalnızca sınırlı devlet yardımlarıyla yaşamaya mecbur bırakılırsa teknolojik gelişme yeni bir ekonomik bağımlılık düzeni oluşturabilir.
Buna karşılık vatandaşlar robotik şirketlere ortak edilir, çalışanlara verimlilikten pay verilir, teknoloji fonları kurulur, temel hizmetler güvence altına alınır ve herkese eğitim ile girişim imkânı sağlanırsa yapay zekâ bütün toplumun refahını artırabilir.
Amaç zenginliği ortadan kaldırmak veya başarılı şirketleri cezalandırmak değildir. Amaç, teknolojik ilerlemenin oluşturduğu büyük ekonomik değerin yalnızca birkaç kişinin elinde toplanmasını önlemektir.
İnsanlara yalnızca yaşayabilecekleri kadar yardım verilmemeli; üretime, mülkiyete, yatırıma ve servet edinmeye katılabilecekleri bir düzen kurulmalıdır.
Robotların ürettiği zenginlik yalnızca robotların sahiplerine değil, bütün insanlığa hizmet etmelidir.
Geleceğin adil ekonomisi, insanları yardıma bağımlı kılan değil; onları üretimin, mülkiyetin ve refahın ortağı yapan ekonomi olacaktır.
Yarın 9. Soru
Yapay zekâ ve robotların mülkiyeti kimlere ait olmalıdır: Özel şirketlere mi, devlete mi, çalışanlara mı, yoksa toplumun tamamına mı?
Bu yazı, Mali Müşavir ve Bağımsız Denetçi İkram İpek tarafından hazırlanan Yapay Zekâ ve Robotik Çağında İnsanların Geleceği başlıklı 100 soruluk yazı dizisinin sekizinci bölümüdür.