18. Gün 18. Soru

İnsanlar kendilerini gereksiz ve değersiz hissetmeye başlayabilir mi?

Yapay zekâ ve robotların insanların yaptığı işleri devralması yalnızca ekonomik bir değişim olmayacaktır. Bu dönüşüm, insanın kendisine verdiği değeri ve toplumdaki yerini de etkileyebilir.

Bugün birçok insan kendisini mesleği, kazancı ve ailesine yaptığı maddi katkıyla değerlendirmektedir. Yıllarca çalışan bir kişi, yaptığı iş bir robot tarafından devralındığında yalnızca gelirini değil, günlük düzenini, sosyal çevresini ve toplumdaki rolünü de kaybedebilir.

Bu nedenle yapay zekâ çağının önemli tehlikelerinden biri, insanların kendilerini işe yaramaz, gereksiz ve değersiz hissetmeye başlamasıdır.

Bir makinenin insanın yaptığı işi daha hızlı yapması, insanın değersiz olduğu anlamına gelmez.

İnsan neden kendisini işiyle tanımlar

Çalışma, insanın hayatında yalnızca para kazanma aracı değildir. Meslek insana şunları kazandırabilir:

· Günlük bir düzen ve toplum içinde bir görev

· Başarı duygusu ve sosyal çevre

· Ailesine katkıda bulunma imkânı

· Bilgi ve becerilerini kullanma fırsatı

· Başkaları tarafından ihtiyaç duyulma hissi

Bir insan yıllarca ‘Ben öğretmenim’, ‘Ben ustayım’, ‘Ben çiftçiyim’ veya ‘Ben muhasebeciyim’ diyerek kendisini tanıtmış olabilir.

Yapay zekâ veya robot onun görevini devraldığında kişi, ‘Artık bana ihtiyaç yok’ düşüncesine kapılabilir. Bu düşünce zamanla özgüven kaybına, yalnızlığa ve hayattan uzaklaşmaya neden olabilir.

İşini kaybeden insan yalnızca maaşını kaybetmez

İşsizlik çoğu zaman yalnızca gelir kaybı olarak değerlendirilmektedir. Oysa işini kaybeden kişi aynı zamanda:

· Sabah kalkma nedenini ve iş arkadaşlarını

· Toplumdaki görevini ve başarma duygusunu

· Ailesine katkıda bulunma imkânını

· Geleceğe ilişkin planlarını

da kaybedebilir. Devlet kişiye temel gelir verse bile bu kayıpların tamamını yalnızca parayla karşılayamaz. İnsan karnını doyurabilir; fakat kendisini hâlâ yalnız, amaçsız ve değersiz hissedebilir.

Bu nedenle geleceğin sosyal politikası yalnızca ‘İşsiz kalan insana ne kadar para verelim?’ sorusuna değil, ‘Bu insanın topluma katılmasını ve kendisini değerli hissetmesini nasıl sağlayalım?’ sorusuna da cevap vermelidir.

İnsan değeri ekonomik verimlilikle ölçülemez

Bir robot daha hızlı çalışabilir, daha az hata yapabilir ve günün yirmi dört saati üretim gerçekleştirebilir. Ancak bu durum robotu insandan daha değerli yapmaz.

İnsanın değeri yalnızca ürettiği malın miktarıyla veya şirkete kazandırdığı parayla ölçülemez. İnsan:

· Vicdan sahibidir ve merhamet gösterebilir

· Ahlaki sorumluluk taşıyabilir

· Sevebilir ve fedakârlık yapabilir

· İnanç ve anlam dünyası kurabilir

· Yeni amaçlar belirleyebilir

· Başka insanların acısını anlayabilir

Bir annenin çocuğunu yetiştirmesi, bir insanın yaşlı anne ve babasına bakması veya bir gencin gönüllü olarak ihtiyaç sahiplerine yardım etmesi ekonomik kayıtlarda görünmeyebilir. Fakat bunlar toplum için çok değerlidir.

Toplum çalışmayan insanı küçümsememelidir

Eğer toplum yalnızca ücretli işi olan insanları değerli kabul ederse robotik çağda milyonlarca kişi kendisini dışlanmış hissedebilir.

İşsiz kalan insanlara ‘çalışmıyor’, ‘üretmiyor’ veya ‘devletten yardım alıyor’ diyerek küçümseyici biçimde yaklaşmak toplumsal yaraları derinleştirir. Bir insanın çalışmaması her zaman tembellikten kaynaklanmaz; çalışabileceği işler ortadan kalkmış, mesleği otomasyonla değiştirilmiş veya sağlığı çalışmasını engellemiş olabilir.

Toplum insanları mesleklerine ve gelirlerine göre sınıflandırmamalıdır. Her insanın onuru, yalnızca insan olması nedeniyle korunmalıdır.

İnsanlara yeni roller verilmelidir

Robotların bazı işleri devralması, insanların toplumsal sorumluluklarının sona erdiği anlamına gelmez. İnsanlara yeteneklerine ve ilgilerine uygun yeni roller verilmelidir. Gelecekte insanlar şu alanlarda görev alabilir:

· Çocuklara ve gençlere rehberlik etmek

· Yaşlı, yalnız ve engelli insanlara destek olmak

· Bilimsel ve sanatsal çalışmalar yapmak

· Çevreyi koruma, afet ve gönüllülük çalışmalarına katılmak

· Yerel üretim kooperatiflerine katılmak

· Mesleki bilgilerini gençlere aktarmak

· Aile ve mahalle dayanışmasını güçlendirmek

Bu faaliyetlerin bir kısmı ücretli, bir kısmı gönüllü olabilir. Önemli olan insanın toplum içinde bir görev ve sorumluluk sahibi olmasıdır.

Her insanın yeteneği keşfedilmelidir

Bugünkü eğitim ve çalışma düzeni, insanları çoğu zaman tek bir mesleğe yönlendirmektedir. Meslek ortadan kalktığında kişi başka hangi yeteneklere sahip olduğunu bilemeyebilir.

Geleceğin eğitim sistemi çocukluktan itibaren insanların bilimsel, teknik, sanatsal, sosyal, iletişimsel, el becerisine dayalı, liderlik ve girişimcilik yeteneklerini keşfetmelidir.

İşini kaybeden yetişkinlere yalnızca kısa süreli kurslar verilmemeli; yeni bir kimlik ve amaç oluşturabilmeleri için eğitim, psikolojik destek, rehberlik ve uygulama alanları birlikte sunulmalıdır.

Aile ve toplum desteği önemlidir

İşini kaybeden kişi yaşadığı değersizlik duygusunu ailesine anlatamayabilir. Kendisine duyulan saygının azalacağını düşünebilir. Bu durum aile içinde tartışmalara, yalnızlaşmaya ve ruhsal sorunlara yol açabilir.

Aile bireyleri işini kaybeden kişiyi suçlamamalı ve ona yalnız olmadığını hissettirmelidir. Toplum da insanları başarılarına ve gelirlerine göre değil, ahlaklarına, sorumluluklarına ve başkalarına sağladıkları faydaya göre değerlendirmelidir.

Yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumları insanların bir araya gelebileceği üretim atölyeleri, eğitim merkezleri, sanat alanları ve gönüllülük programları kurmalıdır.

Yapay zekâ insanın özsaygısını da korumalıdır

Yapay zekâ sistemleri çalışanları yalnızca performans puanlarıyla değerlendirmemelidir. İnsanları makinelerle sürekli yarıştırmak, çalışanların kendilerini yetersiz hissetmesine neden olabilir.

Bir insanın değeri algoritmanın verdiği puanla belirlenemez. Teknolojik verimlilikten doğan kazanç; çalışma sürelerinin azaltılmasına, eğitim imkânlarının artırılmasına, çalışan gelirlerinin korunmasına, yeni toplumsal görevlerin oluşturulmasına ve insanların robotik üretime ortak edilmesine yönlendirilmelidir.

İnsan merkezli yeni dünya düzeni için önerilerimiz

1. İnsan değeri meslek, maaş ve ekonomik verimlilikle ölçülmemelidir.
2. İşini kaybeden kişilere gelirle birlikte psikolojik ve sosyal destek sağlanmalıdır.
3. Her vatandaşın topluma katkı sunabileceği yeni görevler oluşturulmalıdır.
4. Gönüllü faaliyetler ve bakım hizmetleri toplumsal değer olarak kabul edilmelidir.
5. Meslek değiştiren insanlara hayat boyu eğitim imkânı verilmelidir.
6. Gençlere ve yetişkinlere yeteneklerini keşfedecekleri merkezler açılmalıdır.
7. Yerel üretim, kooperatif ve toplumsal girişimler desteklenmelidir.
8. İnsanlar robotik üretimin ve teknoloji şirketlerinin ortağı yapılmalıdır.
9. Aile dayanışmasını güçlendiren sosyal politikalar geliştirilmelidir.
10. Yapay zekâ kararları insan onurunu koruyan etik kurallara bağlanmalıdır.

Sonuç

Yapay zekâ ve robotların işleri devralması bazı insanların kendilerini gereksiz ve değersiz hissetmesine yol açabilir. Özellikle insanın toplumdaki değeri yalnızca yaptığı işe ve kazandığı paraya bağlanırsa bu tehlike büyüyecektir.

Fakat insanın değeri ekonomik verimliliğinden daha büyüktür. İnsan; sevgisi, vicdanı, inancı, bilgisi, sorumluluğu ve başkalarının hayatına yaptığı katkıyla değerlidir.

Devletin görevi işini kaybeden insana yalnızca para vermek değildir. Ona yeni bir amaç, eğitim, toplumsal görev, üretim imkânı ve geleceğe güven de sağlamaktır.

Robotlar bazı işlerde insanın yerini alabilir; fakat hiçbir robot insanın onurunun, sevgisinin, vicdanının ve yaratılıştan gelen değerinin yerini alamaz.

Yarın 19. Soru

İşsizliğin artması ruhsal hastalıkları, bağımlılığı ve intiharı artırabilir mi?