16. Gün 16. Soru
İnsanların çalışmadan gelir alması üretme ve mücadele etme isteğini azaltır mı?
İnsanlara çalışmadıkları hâlde düzenli gelir verilmesi, yanlış tasarlanırsa bazı kişilerin çalışma ve üretme isteğini azaltabilir. Ancak temel gelir alan herkesin çalışmayı bırakacağını söylemek doğru değildir.
İnsan yalnızca para kazanmak için çalışmaz. Üretmek, başarmak, toplumda değer görmek, yeteneklerini geliştirmek, ailesine daha iyi bir gelecek hazırlamak ve hayallerini gerçekleştirmek için de çalışır.
Bu nedenle asıl mesele insanlara gelir verilmesi değil; verilen gelirin miktarı, şartları ve çalışma hayatıyla nasıl ilişkilendirildiğidir.
Temel gelir insanın çalışma isteğini ortadan kaldıran bir ödeme değil, korkmadan üretmesini sağlayan bir güvence olmalıdır.
İnsanlar neden çalışır
Çalışmanın ilk amacı insanın geçimini sağlamasıdır. Ancak çalışma hayatının insan için başka anlamları da vardır:
· Toplumda bir yer edinmek ve ailesine katkıda bulunmak
· Bilgi ve yeteneklerini geliştirmek
· Başarı duygusunu yaşamak
· Yeni insanlar tanımak
· Bir eser veya değer meydana getirmek
· Daha iyi bir hayat kurmak ve çocuklarına gelecek bırakmak
Temel ihtiyaçları karşılanan bir insan çalışmayı tamamen bırakmak yerine sevdiği, anlamlı bulduğu veya daha fazla gelir elde edebileceği işlere yönelebilir.
Fakat toplum, çalışmayan kişiye bütün ihtiyaçlarını sınırsız biçimde karşılayan bir gelir verirse bazı insanların çalışma isteği zayıflayabilir. Bu nedenle temel gelir insanı zengin edecek kadar yüksek değil; insan onurunu ve temel yaşamını koruyacak ölçüde olmalıdır.
Açlık korkusu çalışma teşviki midir
Bazılarına göre insanlar ancak geçimlerini kaybetme korkusuyla çalışır. Bu düşünceye göre temel gelir verilirse vatandaşlar işe gitmek istemeyecektir.
Ancak açlık ve evsizlik korkusunu çalışma teşviki olarak kullanmak insan onuruna uygun değildir. İnsan çalışmadığı zaman ölmekten korktuğu için değil; daha iyi yaşamak, üretmek ve kendisini geliştirmek için çalışmalıdır.
Temel gelir, insanı çalışmaktan vazgeçirmemeli; kötü şartlara mahkûm olmadan iş seçebilmesine imkân vermelidir. Böylece çalışanlar düşük ücret, güvencesizlik veya kötü muamele karşısında tamamen çaresiz kalmaz.
Yardım kesilirse çalışma cezalandırılmış olur
Mevcut sosyal yardım sistemlerinin önemli sorunlarından biri, kişi çalışmaya başladığında yardımının tamamen kesilebilmesidir. Düşük ücretli işe giren bir vatandaş desteğinin tamamını kaybeder; yol, yemek ve çocuk bakımı masrafları da eklenirse çalışmak kişiye gelir artışı sağlamayabilir.
Bu durumda insanın çalışmak istememesi tembellikten değil, sistemin yanlış kurulmasından kaynaklanır. Doğru sistemde:
· Temel güvence bir anda kesilmemeli
· Çalışarak kazanılan gelir kişinin elinde kalmalı
· Destek gelir yükseldikçe kademeli azaltılmalı
· Çalışan kişi her durumda çalışmayana göre daha yüksek gelire sahip olmalı
· Vergi ve sosyal yardım kuralları birlikte düzenlenmelidir
İnsanlar yalnızca zorunlu oldukları için mi üretir
Bilim insanları, sanatçılar, mucitler, gönüllüler ve girişimciler yalnızca zorunlu oldukları için çalışmaz. İnsanların önemli bir bölümü merak, başarı, faydalı olma ve iz bırakma isteğiyle üretir.
Geçim güvencesine sahip bir genç daha rahat eğitim alabilir, yeni bir buluş üzerinde çalışabilir veya küçük bir işletme kurabilir. İşini kaybetme korkusu yaşamayan bir insan risk alarak girişimde bulunabilir. Bu nedenle temel gelir bazı insanlarda çalışma süresini azaltırken başka insanlarda üretme cesaretini artırabilir.
Her insan aynı davranmaz
Toplumdaki bütün insanların çalışma isteği aynı değildir. Bazıları temel gelir alsa bile daha fazla kazanmak ve başarılı olmak için çalışmaya devam eder. Bazıları çalışma süresini azaltarak ailesine, eğitimine veya sağlığına zaman ayırır. Bazıları ise çalışmamayı tercih edebilir.
Sistem en kötü ihtimale göre kurulup bütün vatandaşları cezalandırmamalı; fakat çalışma isteğini koruyacak teşvikler de bulunmalıdır. Temel gelir bir başlangıç zemini olmalı; refah düzeyini yükseltmenin yolu çalışmak, üretmek, yatırım yapmak ve girişimde bulunmak olarak kalmalıdır.
Robotik çağda çalışma yeniden tanımlanmalıdır
Gelecekte robotlar ağır, tehlikeli ve tekrarlanan işleri üstlenebilir. Böyle bir dünyada insanların haftada beş gün ve günde sekiz saat çalışma zorunluluğu azalabilir.
Çalışma süresinin azalması tembellik anlamına gelmez. İnsanlar kazandıkları zamanı şu faaliyetler için kullanabilir:
· Çocuklarının eğitimiyle ilgilenmek
· Yaşlı ve hasta yakınlarına bakmak
· Bilimsel araştırma, sanat ve kültür çalışmaları yapmak
· Gönüllü toplumsal hizmetlerde bulunmak
· Yeni beceriler öğrenmek, spor yapmak ve sağlığını korumak
Bugün ücret ödenmediği için çalışma kabul edilmeyen birçok faaliyet toplum için büyük değer taşır. Çocuk yetiştirmek, yaşlı bakımı, gönüllülük ve çevreyi korumak da toplumsal üretimin parçalarıdır.
Üretme isteğini koruyacak ilkeler
1. Temel gelir, insan onuruna uygun asgari yaşam güvencesi sağlamalıdır.
2. Çalışan kişinin toplam geliri her zaman daha yüksek olmalıdır.
3. İşe giren vatandaşın desteği bir anda kesilmemelidir.
4. Eğitim, girişimcilik ve üretim destekleri temel gelirle birlikte verilmelidir.
5. İnsanların tasarruf, yatırım ve mülk edinme hakları korunmalıdır.
6. Gençlere atölye, laboratuvar ve teknoloji merkezleri açılmalıdır.
7. Kısmi zamanlı işler ve daha kısa çalışma haftası teşvik edilmelidir.
8. Bakım, gönüllülük ve toplumsal hizmetler değerli faaliyetler sayılmalıdır.
9. Vatandaşların robotik üretime ve teknoloji fonlarına ortak olması sağlanmalıdır.
10. Sistem bağımsız olarak ölçülmeli ve sonuçlara göre geliştirilmelidir.
İnsan merkezli yeni dünya düzeni önerimiz
Geleceğin amacı insanları çalışmadan yalnızca tüketen bir topluma dönüştürmek olmamalıdır. Amaç, insanların açlık ve yoksulluk korkusundan kurtularak daha özgür, yaratıcı ve üretken hâle gelmesini sağlamaktır.
Robotların oluşturduğu zenginliğin bir bölümü temel gelir olarak vatandaşlara dağıtılabilir. Fakat insanların üretimden kopmaması için eğitim, çalışma, girişimcilik ve ortaklık imkânları açık tutulmalıdır. İnsanlar yalnızca yardım alan kişiler değil; robotik üretimin, teknoloji şirketlerinin ve ülkenin ekonomik geleceğinin ortakları olmalıdır.
Sonuç
Çalışmadan gelir almak bazı insanların çalışma isteğini azaltabilir. Ancak bu sonuç kaçınılmaz değildir. Belirleyici olan, sistemin nasıl kurulduğudur.
Temel gelir çalışmayı cezalandırır, ek kazancı anlamsızlaştırır ve insanları yalnızca tüketici hâline getirirse üretme isteği zayıflayabilir. Buna karşılık insana güvence verir, çalıştığında daha fazla kazanmasını sağlar ve eğitim ile girişim imkânlarını güçlendirirse üretkenliği artırabilir.
İnsanları açlık korkusuyla çalıştıran bir düzen insan merkezli değildir. İnsanları amaçsız ve üretimsiz bırakan sınırsız yardım düzeni de doğru değildir.
Doğru düzen, insana temel güvence verirken çalışma, üretme, başarma ve daha iyi bir gelecek kurma yollarını açık tutan düzendir.
Yarın 17. Soru
Çalışma zorunluluğu ortadan kalkarsa insan hayatının amacı ne olacaktır?
Bu yazı, Mali Müşavir ve Bağımsız Denetçi İkram İpek tarafından hazırlanan Yapay Zekâ ve Robotik Çağında İnsanların Geleceği başlıklı 100 soruluk yazı dizisinin on altıncı bölümüdür.