21. Gün 21. Soru
Yapay zekâ ve robotik sistemlerin yaygınlaşması yalnızca çalışma hayatını ve ekonomik düzeni değiştirmeyecektir. İşsizliğin artması, düzenli gelir güvencesinin azalması, insanların dijital dünyaya daha fazla kapanması ve yüz yüze ilişkilerin zayıflaması aile kurumunu da etkileyebilir.
Aile kurumunun zayıflaması yalnızca evliliklerin azalması anlamına gelmez. Çocukların yetiştirilmesinden yaşlıların bakımına, ruh sağlığından toplumsal dayanışmaya kadar birçok alan bu değişimden etkilenebilir.
Ancak güçlü aile yalnızca aynı evde yaşayan insanlardan oluşmaz. Güçlü aile; sevginin, güvenin, karşılıklı saygının, sorumluluğun ve dayanışmanın bulunduğu ailedir.
Yapay zekâ insanın işini kolaylaştırabilir; fakat sevgi, güven ve aile dayanışmasının yerini alamaz.
Ekonomik güvensizlik aileyi nasıl etkileyebilir?
Ailelerin devamlılığında sevgi kadar ekonomik güven de önemlidir. İnsanlar gelirlerini kaybettiklerinde yalnızca maddi sıkıntı yaşamaz; aile içindeki sorumluluklarını yerine getirememekten de endişe ederler.
Yapay zekâ ve robotlar nedeniyle işsizliğin artması veya gelirlerin düzensizleşmesi şu sonuçlara yol açabilir:
· Evliliklerin ve çocuk sahibi olma kararının ertelenmesi
· Aile içinde ekonomik tartışmaların artması
· Eşler arasındaki güvenin zarar görmesi
· Boşanma ve ayrılıkların çoğalması
· Gençlerin aile kurmaktan çekinmesi
Bununla birlikte her aile sorunu yalnızca ekonomik nedenlere bağlanamaz. İletişimsizlik, şiddet, bağımlılık, sadakatsizlik ve karşılıklı saygının kaybolması da aileleri zayıflatabilir.
Dijital yalnızlık aile içi iletişimi azaltabilir
İnsanlar aynı evde yaşasalar bile zamanlarının büyük bölümünü telefon, bilgisayar, sanal gerçeklik ve yapay zekâ uygulamalarıyla geçirirse aile içindeki gerçek iletişim azalabilir. Anne, baba ve çocuklar aynı sofrada oturdukları hâlde birbirleriyle konuşmak yerine ekranlara bakabilirler.
Yapay zekâ destekli sanal arkadaşlar, dijital karakterler ve robotlar insanlara geçici bir yakınlık hissi verebilir. Fakat programlanmış bir sistemin gösterdiği ilgi, gerçek bir insanın sevgisiyle aynı değildir.
İnsan yalnızca kendisini onaylayan bir makineyle iletişim kurmaya alışırsa gerçek ilişkilerde gerekli olan sabrı, fedakârlığı ve farklılıklara tahammülü kaybedebilir.
Çocukların yetiştirilmesi yalnızca robotlara bırakılamaz
Gelecekte yapay zekâ sistemleri çocuklara ders anlatabilir, yabancı dil öğretebilir, oyun oynatabilir ve onların güvenliğini takip edebilir. Bu teknolojiler doğru kullanıldığında ailelere önemli kolaylıklar sağlayabilir.
Ancak bir çocuğun bilgi kadar anne ve baba sevgisine, güven duygusuna, ahlaki rehberliğe, gerçek insan ilişkilerine, sorumluluk öğrenmeye, merhamet ve paylaşma duygusuna da ihtiyacı vardır.
Çocuğun eğitimini ve duygusal gelişimini tamamen yapay zekâya bırakmak doğru olmaz. Yapay zekâ anne ve babaya yardımcı olmalı, onların yerini almamalıdır.
Yaşlılar daha fazla yalnızlaşabilir
Aile kurumu yalnızca çocuk yetiştirmek için önemli değildir. Yaşlıların bakımı, hastaların desteklenmesi ve aile bireylerinin zor zamanlarda birbirlerine yardım etmesi de ailenin temel görevleri arasındadır.
Bakım robotları yaşlılara ilaçlarını verebilir, sağlık durumlarını izleyebilir ve günlük ihtiyaçlarını karşılayabilir. Fakat yaşlı bir insanın yalnızca yemeğe ve ilaca değil, konuşmaya, hatırlanmaya ve sevildiğini hissetmeye de ihtiyacı vardır.
Bakım robotu yaşlıya ilacını verebilir; fakat evladının elini tutmasının yerini dolduramaz.
Aile zayıflarsa toplumun dayanışması da zayıflayabilir
Aile, insanın yardımlaşmayı, paylaşmayı, sorumluluğu ve başkalarının haklarına saygı göstermeyi öğrendiği ilk yerdir. Aile bağlarının ciddi biçimde zayıflaması şu sonuçları doğurabilir:
· Yalnız yaşayan insanların artması
· Çocukların duygusal destekten mahrum kalması
· Yaşlıların sahipsizleşmesi
· Ruhsal sorunların ve bağımlılıkların çoğalması
· Toplumsal güvenin azalması
· Sosyal yardım yükünün tamamen devlete kalması
Ailelerin yerine bütün sorumluluğu yalnızca devlet kurumlarının veya teknoloji şirketlerinin üstlenmesi sağlıklı ve sürdürülebilir olmayabilir.
Güçlü aile baskı ve şiddet anlamına gelmez
Aile kurumunu korumak adına insanların mutsuz, şiddet içeren veya güvenli olmayan ilişkilerde yaşamaya zorlanması doğru değildir. Güçlü aile; bir kişinin diğerine hükmettiği değil, aile bireylerinin birbirlerinin haklarına saygı gösterdiği yapıdır.
Aileyi güçlendirmek; şiddeti gizlemek, kadınları çalışma hayatından uzaklaştırmak, çocukların düşüncelerini önemsememek veya insanları istemedikleri evliliklere zorlamak anlamına gelmemelidir. Aile ancak sevgi, adalet, güven ve karşılıklı sorumluluk üzerine kurulduğunda toplumu güçlendirebilir.
Yapay zekâ aileyi güçlendirmek için de kullanılabilir
Teknoloji doğru politikalarla aile kurumunu zayıflatmak yerine güçlendirebilir. Yapay zekâ ve robotik sistemler insanların çalışma sürelerini azaltabilir, ev işlerini kolaylaştırabilir, bakım hizmetlerine destek olabilir ve uzakta yaşayan aile bireylerinin iletişimini kolaylaştırabilir.
Ancak teknolojik verimlilik yalnızca şirketlerin kârını artırmak için kullanılır ve insanlar daha fazla işsiz, güvencesiz ve yalnız hâle getirilirse aileler zarar görür. Robotların sağladığı zaman kazancı ailelere aktarılmalıdır.
İnsan merkezli yeni dünya düzeni için önerilerimiz
1. Yapay zekâdan doğan verimlilik çalışma sürelerini azaltmak için kullanılmalıdır.
2. İnsanların çalışma süreleri azalırken gelirleri korunmalıdır.
3. Gençlere evlilik, konut ve düzenli gelir güvencesi sağlanmalıdır.
4. Aile danışmanlığı ve psikolojik destek hizmetleri ücretsiz sunulmalıdır.
5. Anne ve babaların çocuklarıyla zaman geçirebileceği çalışma düzenleri kurulmalıdır.
6. Çocukların yapay zekâ ve ekran kullanımına yaşlarına uygun sınırlar getirilmelidir.
7. Yaşlı bakımında robotlardan yararlanılmalı, ancak insani ilişki korunmalıdır.
8. Aile içi şiddete karşı bütün aile bireyleri etkin biçimde korunmalıdır.
9. Dijital platformlar aile iletişimini güçlendirecek şekilde düzenlenmelidir.
10. Teknolojik kazanç ailelerin ekonomik ve sosyal güvenliğini artırmak için paylaşılmalıdır.
Sonuç
Yapay zekâ ve robotik çağında aile kurumunun zayıflaması; çocukların yetiştirilmesinden yaşlıların bakımına, ruh sağlığından toplumsal dayanışmaya kadar birçok sorunu beraberinde getirebilir.
Fakat teknoloji aileyi kaçınılmaz olarak zayıflatmak zorunda değildir. Doğru politikalarla yapay zekâ insanların çalışma yükünü azaltabilir, ailelerine daha fazla zaman ayırmalarını sağlayabilir ve bakım sorumluluklarını kolaylaştırabilir.
Buradaki temel mesele teknolojinin varlığı değil, teknolojinin kimin yararına ve hangi amaçla kullanılacağıdır.
Robotlar ev işlerini yapabilir, yapay zekâ çocuklara bilgi öğretebilir; fakat bir toplumu ayakta tutan sevgi, merhamet, sadakat ve aile dayanışmasıdır.
Yarın 22. Soru
Yapay zekâ ve robotik çağında ekonomik güvensizlik gayrimeşru ilişkileri ve toplumsal ahlak sorunlarını artırabilir mi?
Bu yazı, Mali Müşavir ve Bağımsız Denetçi İkram İpek tarafından hazırlanan Yapay Zekâ ve Robotik Çağında İnsanların Geleceği başlıklı 100 soruluk yazı dizisinin yirmi birinci bölümüdür.