5. Gün 5. Soru
Robotlar ve yapay zekâ sistemleri vergilendirilmeli midir; robot vergisi adaletli ve uygulanabilir bir çözüm olabilir mi?
Yapay zekâ ve robotik sistemler insanların yaptığı işleri devraldıkça devletlerin karşılaşacağı en önemli sorunlardan biri vergi gelirlerindeki değişim olacaktır.
Bugünkü ekonomik düzen büyük ölçüde insan emeği üzerine kuruludur. İnsanlar çalışır, ücret kazanır ve kazançları üzerinden gelir vergisi ile sosyal güvenlik primi öder. Kazandıkları parayı harcadıklarında da tüketim vergileri ortaya çıkar.
Ancak bir şirket daha önce bin işçiyle yaptığı üretimi yüz işçi ve yüzlerce robotla gerçekleştirmeye başlarsa önemli bir soru doğar:
İşçiler azalırken üretim ve şirket kazancı artıyorsa devlet kaybettiği vergi ve sosyal güvenlik gelirini nereden karşılayacaktır?
Bu noktada robot vergisi düşüncesi gündeme gelmektedir. Fakat robot vergisinin ne olduğu, hangi sistemlere uygulanacağı ve nasıl hesaplanacağı açık biçimde belirlenmeden getirilecek bir vergi, çözümden çok yeni sorunlar oluşturabilir.
Robot vergisi ne anlama gelir
Robot vergisi denildiğinde birbirinden farklı uygulamalar anlaşılabilir:
· Fabrikadaki her robot için yıllık vergi alınması
· Robotun yerine geçtiği çalışan sayısına göre vergi hesaplanması
· Otomasyon nedeniyle işten çıkarılan çalışanlar üzerinden vergi alınması
· Yapay zekâ kullanan şirketlere ek kurumlar vergisi uygulanması
· Otomasyon sonucunda oluşan olağanüstü kazançların vergilendirilmesi
· Robotların oluşturduğu katma değerden toplumsal pay alınması
· Yapay zekâ ve robotik şirketlerinin yatırım gelirlerinden vergi alınması
Bu yöntemlerin ekonomik sonuçları birbirinden farklıdır. Bu nedenle bütün teknolojileri aynı biçimde vergilendirmek doğru olmayacaktır.
Vergilendirilmesi gereken robotun kendisi değil, robotik üretimin oluşturduğu ekonomik kazanç ve servet olabilir.
1 Robotlar vergi mükellefi olamaz
Robotların insanlar gibi hukuki kişiliği, ailesi, vatandaşlığı, mülkiyet hakkı ve kendi adına kazandığı bir geliri yoktur. Robot maaş almaz, banka hesabı açmaz ve kendi isteğiyle ekonomik karar vermez. Robotun yaptığı işten doğan gelir, robotun sahibi olan şirkete veya kişiye aittir.
Bu nedenle vergiyi gerçekte robot değil şu kişiler veya kuruluşlar ödeyecektir:
· Robotun sahibi olan şirket
· Robotik üretimden kazanç sağlayan yatırımcı
· Yapay zekâ hizmetini satan işletme
· Otomasyon sayesinde maliyetini düşüren kuruluş
Robot vergisi ifadesi dikkat çekici olsa da ekonomik bakımdan asıl mesele robotun vergilendirilmesi değil, teknolojiden doğan kazancın kimde toplandığıdır.
2 Her robot için sabit vergi koymak adaletli olmayabilir
Bir fabrikanın kullandığı büyük endüstriyel robotla küçük bir işletmenin kullandığı otomatik paketleme makinesi aynı ekonomik değeri oluşturmaz. Benzer şekilde bir muhasebe programı, hastanede kullanılan ameliyat robotu, tarımda çalışan otomatik hasat makinesi ve fabrikadaki üretim hattı aynı biçimde değerlendirilemez.
Her robot için aynı miktarda sabit vergi alınırsa:
· Küçük işletmeler ağır yük altında kalabilir
· Büyük şirketler için vergi önemsiz kalabilir
· Teknolojik yenilikler yavaşlayabilir
· Üretim maliyetleri artabilir
· Yerli şirketler yabancı rakipler karşısında güç kaybedebilir
· Faydalı teknolojiler de cezalandırılmış olabilir
Örneğin engelli bir insana yardımcı olan robotla binlerce işçinin yerini alan fabrika sistemi aynı vergiye tabi tutulmamalıdır. Vergilendirme, robotun fiziksel varlığına değil, oluşturduğu kazanca ve ekonomik etkiye göre belirlenmelidir.
3 Robotun kaç işçinin yerine geçtiğini hesaplamak zordur
Robot vergisi önerilerinden biri, bir robot kaç işçinin işini yapıyorsa o işçilerden alınacak vergi ve sosyal güvenlik primi kadar vergi alınmasıdır. Fakat bu hesabın yapılması kolay değildir.
Bir robot:
· Daha önce on kişinin yaptığı işi yapabilir
· Mevcut çalışanların verimliliğini artırabilir
· İnsanların yapamayacağı yeni bir işi gerçekleştirebilir
· Tehlikeli bir ortamda insan hayatını koruyabilir
· Çalışanları işsiz bırakmadan üretim kapasitesini yükseltebilir
Ayrıca robot kullanılmasaydı şirketin gerçekten kaç işçi çalıştıracağı kesin olarak bilinemez. Şirket, yüksek maliyetler nedeniyle o üretimi hiç yapmayabilir veya üretimini başka ülkeye taşıyabilirdi. Bu nedenle ‘bir robot eşittir şu kadar işçi’ şeklinde genel bir vergi hesabı gerçekçi olmayabilir.
4 Otomasyonu cezalandırmak üretimi ve kalkınmayı yavaşlatabilir
Robotik sistemler yalnızca çalışan sayısını azaltmaz. Aynı zamanda ağır, tehlikeli ve insan sağlığına zarar veren işleri de üstlenebilir.
Robotlar madenlerde, kimyasal tesislerde, yüksek sıcaklıktaki fabrikalarda, radyasyon bulunan alanlarda, yangın ve afet bölgelerinde, ağır yük taşımada ve hassas ameliyatlarda insan hayatını koruyabilir.
Robot kullanan her işletmeye ağır vergi uygulanırsa şirketler güvenliği ve verimliliği artıracak yatırımlardan vazgeçebilir. Ülke teknolojik üretimde geri kalabilir ve robot vergisi uygulanmayan ülkelerdeki şirketlerle rekabet edemez hâle gelebilir.
Teknoloji cezalandırılmamalı; teknolojinin oluşturduğu servetin birkaç kişinin elinde toplanması önlenmelidir.
5 Asıl vergi şirketin artan kazancına uygulanabilir
Bir şirket robot ve yapay zekâ kullanarak üretimini artırıyor, maliyetlerini düşürüyor ve çok yüksek kâr elde ediyorsa oluşan ekonomik kazanç daha etkili biçimde vergilendirilebilir.
Bu amaçla şu araçlar yeniden düzenlenebilir:
· Kurumlar vergisi
· Sermaye kazancı vergisi
· Temettü gelirleri üzerinden alınan vergiler
· Olağanüstü kâr vergisi
· Dijital hizmet vergisi
· Tekelleşme sonucu oluşan kazançlara yönelik vergiler
Ancak şirketin toplam cirosu ile gerçek kazancı birbirinden ayrılmalıdır. Cirosu yüksek fakat maliyetleri nedeniyle kârı düşük olan bir işletme ağır vergiyle karşılaşmamalıdır.
Vergi, işletmenin yatırım yapmasını ve büyümesini engellemeyecek; fakat otomasyonla oluşturduğu yüksek ekonomik değerden topluma makul bir pay aktaracak biçimde düzenlenmelidir.
6 İşçi çıkaranla işçisini koruyan şirket aynı tutulmamalıdır
İki şirketin aynı sayıda robot kullandığını düşünelim. Birinci şirket, robotlar sayesinde üretimini artırırken çalışanlarını işten çıkarmamış; çalışma süresini azaltmış, çalışanlarına eğitim vermiş ve onları yeni görevlere yerleştirmiş olsun. İkinci şirket ise çalışanlarının büyük bölümünü işten çıkarmış ve robotların oluşturduğu bütün kazancı şirket sahiplerine aktarmış olsun.
Bu iki şirketin toplumsal etkisi aynı değildir. Çalışanını koruyan şirketlere:
· Vergi indirimi
· Sosyal güvenlik primi desteği
· Teknoloji yatırım teşviki
· Mesleki eğitim desteği
· Düşük faizli yatırım kredisi
verilebilir. Çok sayıda çalışanı işten çıkararak büyük otomasyon kazancı elde eden şirketlerden ise toplumsal dönüşüm payı alınabilir. Böylece vergi sistemi robot kullanımını değil, teknolojinin insanlara zarar veren biçimde kullanılmasını sınırlandırmış olur.
7 Küçük işletmeler robot vergisinden korunmalıdır
Büyük teknoloji şirketleriyle küçük esnaf ve üreticilerin ekonomik gücü aynı değildir. Küçük bir çiftçinin kullandığı tarım robotu veya küçük bir fabrikanın kullandığı otomatik makine, işletmenin ayakta kalmasını sağlayabilir.
Ağır robot vergisi küçük işletmelerin teknolojiye erişimini engellerse robotik üretim yalnızca büyük şirketlerin elinde toplanır. Bu durum:
· Küçük işletmelerin kapanmasına
· Piyasanın birkaç büyük şirketin kontrolüne geçmesine
· Rekabetin azalmasına
· Tekelleşmenin güçlenmesine
· Gelir dağılımının bozulmasına
yol açabilir. Bu nedenle küçük ve orta ölçekli işletmeler için vergi muafiyetleri veya düşük oranlı uygulamalar getirilmelidir. Robot vergisinin amacı küçük üreticiyi cezalandırmak değil, teknolojiden doğan aşırı servet yoğunlaşmasını önlemek olmalıdır.
8 Uluslararası şirketler vergiden kaçabilir
Yapay zekâ ve robotik şirketleri yalnızca bir ülkede faaliyet göstermeyebilir. Bir şirketin merkezi başka ülkede, veri merkezi başka yerde, müşterileri ise dünyanın birçok ülkesinde bulunabilir.
Bir ülke tek başına çok ağır robot ve yapay zekâ vergileri getirirse şirketler merkezlerini başka ülkeye taşıyabilir, kârlarını düşük vergili ülkelerde gösterebilir, üretim tesislerini başka ülkelere kurabilir veya dijital hizmetlerini yurt dışından sunabilir.
Böyle bir durumda ülke hem yatırım hem istihdam hem de vergi geliri kaybedebilir. Bu nedenle büyük teknoloji şirketlerinin vergilendirilmesinde uluslararası iş birliği gereklidir. Şirketler ekonomik kazancı hangi ülkede oluşturuyorsa o ülkeye adaletli vergi ödemelidir.
9 Verinin ekonomik değeri de paylaşılmalıdır
Yapay zekâ sistemleri büyük miktarda veriyle geliştirilmektedir. Bu verilerin önemli bir bölümü toplumun davranışlarından, alışverişlerinden, yazışmalarından ve dijital faaliyetlerinden elde edilmektedir.
Vatandaşların oluşturduğu veriler şirketlerin yapay zekâ sistemlerini geliştirmesine ve büyük kazançlar elde etmesine yardımcı oluyorsa, bu ekonomik değerin bir bölümü topluma geri dönmelidir.
Bu amaçla veri kullanım bedeli, dijital hizmet vergisi, ulusal veri fonu, kamu verilerinden elde edilen gelirlerin paylaşılması ve kişisel verilerin ticari kullanımına ilişkin ücretlendirme gibi modeller tartışılabilir.
Ancak bu uygulamalar kişisel mahremiyeti ihlal etmemelidir. İnsanların özel hayatı gelir kaynağına dönüştürülmemeli ve kişisel veriler açık rıza olmadan satılmamalıdır.
10 Robot ve yapay zekâ vergilerinin geliri nereye aktarılmalıdır
Robotik üretim ve yapay zekâ kazançlarından alınacak vergiler genel bütçe içinde kaybolmamalıdır. Bu kaynakların belirli bir bölümü doğrudan teknolojik dönüşümden etkilenen insanlara ayrılabilir.
Toplanan gelirler şu alanlarda kullanılabilir:
· İşini kaybedenlere geçici gelir desteği
· Vatandaşlık temel geliri
· Mesleki eğitim programları
· Gençlere yeni teknoloji eğitimi
· Küçük işletmelerin dönüşümü
· Sağlık ve eğitim hizmetleri
· Çocuklu ailelere destek
· Ulusal Yapay Zekâ ve Robotik Gelecek Fonu
Böylece verginin amacı yalnızca devlet gelirini artırmak değil, teknolojik dönüşümün meydana getirdiği toplumsal zararları azaltmak olur. Bu gelirlerin kullanımı bağımsız denetime açık olmalı ve her yıl halka ayrıntılı biçimde açıklanmalıdır.
11 Ulusal Yapay Zekâ ve Robotik Gelecek Fonu vergiden daha kalıcı olabilir
Robotlardan sürekli vergi almak tek başına yeterli değildir. Devlet, topladığı verginin tamamını harcarsa gelecek nesiller için kalıcı bir servet oluşmaz. Bunun yerine robotik ve yapay zekâ kazançlarından alınan payın bir bölümü Ulusal Yapay Zekâ ve Robotik Gelecek Fonuna aktarılabilir.
Bu fon:
· Yapay zekâ şirketlerine ortak olabilir
· Yerli robot üreticilerine yatırım yapabilir
· Enerji ve dijital altyapı projelerine katılabilir
· Elde ettiği kârları yeniden yatırıma yönlendirebilir
· Kazancının bir bölümünü vatandaşlara dağıtabilir
Bu modelde vatandaş yalnızca vergiyle finanse edilen yardımı alan kişi değildir. Aynı zamanda ülkenin teknoloji yatırımlarında dolaylı ortak hâline gelir.
Vergi geçici bir gelir oluşturabilir; üretim ortaklığı ise gelecek nesillere kalıcı servet bırakabilir.
12 Robot vergisinin hukuki tanımı açık olmalıdır
Robot vergisi uygulanacaksa öncelikle robotun ve yapay zekâ sisteminin hukuki tanımı yapılmalıdır. Şu soruların cevaplandırılması gerekir:
· Akıllı telefon uygulaması robot sayılacak mı
· Muhasebe yazılımı yapay zekâ vergisine tabi olacak mı
· Otomatik üretim makinesi ile yapay zekâ aynı kabul edilecek mi
· Tarım makineleri vergilendirilecek mi
· Sağlık ve eğitim sistemlerinde kullanılan robotlara muafiyet verilecek mi
· Açık kaynaklı yazılımlar nasıl değerlendirilecek
· Yurt dışından alınan yapay zekâ hizmetleri nasıl vergilendirilecek
Tanım belirsiz olursa işletmeler hangi yatırımların vergiye tabi olduğunu bilemez. Bu durum hukuki uyuşmazlıklara ve keyfî uygulamalara yol açabilir. Vergi sistemi açık, ölçülebilir, öngörülebilir ve bütün işletmelere eşit uygulanabilir olmalıdır.
13 Robot vergisi yerine otomasyon katkı payı uygulanabilir
Robot vergisi ifadesi teknoloji karşıtlığı gibi algılanabilir. Bunun yerine otomasyon dönüşüm katkı payı adı verilen daha dengeli bir sistem kurulabilir.
Bu katkı payı hesaplanırken:
· Şirketin otomasyon sonucunda elde ettiği ek kazanç
· İşten çıkarılan çalışan sayısı
· Çalışanlara verilen yeni eğitimler
· Korunan istihdam miktarı
· Çalışma süresindeki azalma
· Şirketin büyüklüğü
· Yatırım ve araştırma harcamaları
birlikte değerlendirilebilir. Çalışanını koruyan, yeni işler oluşturan ve insanlara eğitim veren şirketin katkı payı azaltılabilir. İnsanları topluca işten çıkararak yüksek kâr elde eden şirketin katkı payı artırılabilir.
Robot kullanabilirsiniz; fakat teknolojik dönüşümün toplumsal maliyetini yalnızca işsiz kalan insanlara yükleyemezsiniz.
İnsan merkezli robot ve yapay zekâ vergi modeli
Adaletli ve uygulanabilir bir sistem şu ilkelere dayanmalıdır:
1. Robotların kendisi değil, robotik üretimden doğan kazanç vergilendirilmelidir.
2. Her robota aynı miktarda sabit vergi uygulanmamalıdır.
3. Küçük işletmeler ve çiftçiler ağır vergi yükünden korunmalıdır.
4. Sağlık, eğitim, afet ve insan güvenliği alanındaki robotlara teşvik sağlanmalıdır.
5. İşçisini koruyan şirketlere vergi ve prim indirimi verilmelidir.
6. Otomasyon nedeniyle büyük istihdam kaybına yol açan şirketlerden dönüşüm katkı payı alınmalıdır.
7. Olağanüstü şirket kârları adaletli biçimde vergilendirilmelidir.
8. Teknolojik yatırım ve araştırma faaliyetleri engellenmemelidir.
9. Vergi kuralları açık, ölçülebilir ve öngörülebilir olmalıdır.
10. Uluslararası teknoloji şirketlerinin ülkede oluşturduğu kazanç vergilendirilmelidir.
11. Kişisel verilerin ticari değeri toplum yararına değerlendirilmelidir.
12. Toplanan gelir işsiz kalanların eğitimine ve geçimine ayrılmalıdır.
13. Gelirin bir bölümü Ulusal Yapay Zekâ ve Robotik Gelecek Fonuna aktarılmalıdır.
14. Fon ve vergi gelirleri bağımsız denetime tabi tutulmalıdır.
15. Vatandaşlar robotik üretimin oluşturduğu servete ortak edilmelidir.
Sonuç
Robotların ve yapay zekâ sistemlerinin oluşturduğu ekonomik kazanç vergilendirilebilir. Ancak her robotun başına sabit bir vergi koymak adaletli ve uygulanabilir bir çözüm olmayabilir.
Yanlış tasarlanmış bir robot vergisi teknolojik gelişmeyi yavaşlatabilir, üretim maliyetlerini yükseltebilir, küçük işletmeleri piyasadan çıkarabilir, şirketleri başka ülkelere yönlendirebilir ve ülkenin rekabet gücünü azaltabilir.
Vergi sisteminin amacı robotları durdurmak veya teknolojiyi cezalandırmak olmamalıdır. Doğru amaç; robotik üretim sonucunda artan kazanç ve servetin yalnızca birkaç şirketin ve yatırımcının elinde toplanmasını önlemektir.
Robotların insan emeğinin yerini aldığı bir ekonomide devletin vergi sistemi de değişmelidir. Vergi yükü yalnızca çalışanların ücretleri üzerinde kalmamalı; sermaye, teknoloji, veri ve otomasyon kazançlarından da adaletli pay alınmalıdır.
Ancak alınan verginin tamamı günlük kamu harcamalarında tüketilmemelidir. Bir bölümü gelecek nesiller adına yatırımlara yönlendirilmeli ve vatandaşlar ülkenin teknolojik üretimine ortak edilmelidir.
Robotlar insanların işlerini devralıyorsa robotların oluşturduğu ekonomik kazancın bir bölümü insanların geleceğini güvence altına almak için kullanılmalıdır.
Teknoloji özgürce gelişmeli; fakat teknolojinin oluşturduğu servet toplumdan kopmamalıdır. Robotik üretimin kazancı, yalnızca robotların sahiplerine değil, bu dönüşümden etkilenen bütün insanlara hizmet etmelidir.
Yarın 6. Soru
Yapay zekâ ve robotlar çalışma hayatını nasıl değiştirecek; haftada kaç gün ve günde kaç saat çalışacağız?
Bu yazı, Mali Müşavir ve Bağımsız Denetçi İkram İpek tarafından hazırlanan Yapay Zekâ ve Robotik Çağında İnsanların Geleceği başlıklı 100 soruluk yazı dizisinin beşinci bölümüdür.