Bir sabah güneş yeni doğarken, bir çekirge sürüsü yemyeşil tarlada sıçrıyordu. Her biri suyu görür görmez durur, uzak dururdu göletlerden, nehirlerden. Hayatta kalmanın basit kuralları vardı: su tehlikeli, susuzluksa bir sınav. Ama içlerinden biri farklıydı.
Küçük bir parazit, sessiz ve görünmez bir misafir, onun içine yerleşmişti. Parazitin tek hedefi açıktı: suya ulaşmak. Yaşam döngüsünü tamamlayabilmesi için çekirgenin suya girmesi gerekiyordu. Hiçbir acı vermiyor, bağırıp emir yağdırmıyordu. Sadece fısıldıyordu: “Suya git… suya git…”
Çekirge önce şaşırdı. İçgüdüsü çarpışıyordu parazitin fısıltısıyla. Ama fısıltı gitgide güçleniyordu. Adım adım, tüyleri ıslanacak, hayatı tehlikeye girecek olmasına rağmen suya doğru yürüdü. Sürü arkada kaldı; o ise yavaş yavaş parazitin hedefi doğrultusunda hareket etti. Suya vardığında artık geri dönüş yoktu;çekirge orada öldü, parazit hedefine ulaşmıştı.
Bazı kaynaklarda bu olay “çekirge intiharı” olarak geçer; gerçekte çekirge kendi iradesiyle değil, parazitin etkisiyle hareket eder.
İnsan hayatı da çoğu zaman böyle bir çekirge gibidir. Görünmez parazitler vardır: reklamlar, sosyal beklentiler, alkışlanma arzusu, korkular… Hepsi sessizce yönlendirir. Eskiden kaçtığımız şeylere doğru yürür, değer verdiğimiz şeyler gözden kaybolur.
Parazit bağırmaz, emir vermez. Fısıldar:
“Daha çok çalış.”
“Herkes böyle yapıyor.”
“Bunu istemesen de yapmalısın.”
Fısıltı, iç sesimizle karışır. Ayırt etmek zorlaşır: Bu gerçekten benim isteğim mi, yoksa bana öğretilmiş bir yön mü? Ama fark ettiğimiz anda parazitin gücü azalır. Durdurabilir, yönümüzü değiştirebiliriz. Işığa değil gölgeye, kalabalığın peşine değil kendi iç sesimize yürüyebiliriz.
Ve işte insan olmanın en sessiz cesareti burada başlar: Kafamızdaki fısıltıları dinleyip hangisinin gerçekten bize ait olduğunu fark etmek; başkalarının gölgesinde kaybolmak yerine, kendi ışığımızı bulabilmek. Artık, tıpkı sabah güneşinde sıçrayan o sürüden ayrılan çekirge gibi, kendi yolumuzu seçiyoruz. Gölete değil, kendi içimizdeki aydınlığa doğru yürüyerek; fısıldayan parazitlerin değil, kendi kalbimizin rehberliğinde...
Sevgilerimle...
☕Bu hafta çayınızı parazitlere inat yudumlayın; kendi sıcak deminiz kadar keyifli olsun hayat.
? Bir cümlelik durak:
Çekirge gibi başkalarının hedefleri uğruna mı yürüyorsunuz, yoksa kendi ışığınıza mı?