Kültür; insanları bir araya getiren, sanatla, müzikle, edebiyatla ve hoşgörüyle buluşturan en önemli değerdir. Adı üzerinde, Kültür Yolu Festivali de bu anlayışın temsilcisi olmalıdır. Ancak ne yazık ki Van'da düzenlenen festival, her yıl olduğu gibi bu yıl da konserlerden çok kavga haberleriyle gündeme gelmeye başladı.

İnsan ister istemez şu soruyu soruyor: Bu bir kültür festivali mi, yoksa boks ringi mi?

Binlerce insanın aileleriyle birlikte eğlenmek için geldiği etkinliklerde yumrukların konuşması, güvenlik güçlerinin sürekli kavgalara müdahale etmek zorunda kalması ve festival alanının zaman zaman gerilim ortamına dönüşmesi, ne Van'a ne de festivalin adına yakışıyor.

Elbette birkaç kişinin yaptığı yanlış davranış yüzünden bütün katılımcıları suçlamak doğru değildir. Ancak aynı manzara her yıl tekrar ediyorsa, artık bunun üzerinde ciddi şekilde durulması gerekir. Daha sıkı güvenlik önlemleri alınmalı, kurallara uymayanlara taviz verilmemeli ve festival alanları gerçekten ailelerin huzur içinde vakit geçireceği mekânlara dönüştürülmelidir.

Van, tarihiyle, doğal güzellikleriyle ve zengin kültürüyle anılmayı hak eden bir şehirdir. Türkiye'nin dört bir yanından gelen misafirlerin aklında konser sonrası çıkan kavgalar değil; Van Kalesi, Akdamar Adası, misafirperver insanları ve kültürel zenginlikleri kalmalıdır.

Kültür festivalleri, insanları birbirine yaklaştırmak için düzenlenir; birbirine düşürmek için değil.

Dileğimiz, gelecek yıllarda Kültür Yolu Festivali'nin kavga görüntüleriyle değil; sanatın, kültürün ve kardeşliğin konuşulduğu örnek bir organizasyon olarak hafızalarda yer etmesidir. Çünkü Van'ın ihtiyacı yumruk değil, birlik ve beraberliktir.