Van yıllardır göç veren bir şehir. Ancak artık bu durum sadece bir “göç hikâyesi” olmaktan çıkmış; ekonomik, sosyal ve kültürel bir yara haline gelmiştir. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine bakıldığında Van’ın nüfusunun son yıllarda sürekli gerilediği görülüyor. 2020 yılında yaklaşık 1 milyon 149 bin olan nüfusun, 2026 yılında 1 milyon 112 bine düşmesi, yaklaşık 37 bin kişinin şehri terk ettiğini ortaya koyuyor. Bu rakam sadece bir sayıdan ibaret değildir; her giden insan beraberinde bir emeği, bir umudu ve bir geleceği de götürüyor.
Göçün en ağır hissedildiği ilçelerin başında ise Özalp geliyor. 2018 yılında yaklaşık 76 bin nüfusa sahip olan ilçe, 2026 yılında 51 bin seviyelerine kadar geriledi. Bu düşüş yalnızca nüfus azalması değil; aynı zamanda ekonomik hayatın daralması, üretimin azalması ve sosyal yapının zayıflaması anlamına geliyor.
Bugün Özalp’ın birçok mahallesinde yeni yapılmış evlerin kapıları kilitli, camları kapalı. Bir zamanlar çocuk seslerinin yükseldiği sokaklar, şimdi sessizliğe bürünmüş durumda. Tarım ve hayvancılıkta yaşanan gerileme, iş imkanlarının azalması ve gençlerin geleceğini başka şehirlerde araması göçü hızlandırıyor. Özellikle üretime dayalı geçim kaynaklarının zayıflaması, köylerden ilçe merkezlerine, oradan da batı illerine doğru büyük bir hareket oluşturdu.
Elbette göçün tek nedeni ekonomi değil. Sosyal yaşamın sınırlı olması, eğitim ve istihdam olanaklarının yetersizliği, gençlerin kendilerini geliştirebileceği alanların azlığı ve siyasi etkenler de bu sürecin önemli parçaları arasında yer alıyor. İnsanlar sadece iş değil, aynı zamanda umut arıyor.
Oysa Van; genç nüfusu, verimli toprakları, hayvancılık potansiyeli ve kültürel zenginliğiyle büyüyebilecek bir şehir. Ancak üretim desteklenmez, kırsal yaşam güçlendirilmez ve gençlere yeni fırsatlar sunulmazsa göç devam edecek gibi görünüyor. Çünkü insanlar doğdukları toprakları kolay kolay terk etmez; onları göçe zorlayan şartlar olur.
Bugün Van’ın en büyük ihtiyacı; üretimi artıracak yatırımlar, gençlere umut verecek projeler ve kırsalda yaşamı yeniden canlandıracak adımlardır. Aksi halde boşalan köyler, kapanan evler ve sessizleşen mahalleler, göçün sadece bugünü değil, geleceği de etkilediğini göstermeye devam edecektir.