Van’da havalar sıcak, gündem ise maşallah festival tadında! Hani kadim bir söz vardır, “Cenaze bizim, acı bizim; düğün elin, çalgı elin” diye, tam olarak o hesap... Kültür Yolu Festivali dedikleri o tantanada çıkan kavgada gencecik bir insanımız, bir fidanımız öldürüldü. Bir yanda kopan kıyamet, sönen gencecik bir hayat; diğer yanda milyonlar dökülerek sahneye fırlatılan Murat Boz... “Hayat devam ediyor” neticede, şarkı da yarım kalmamalı, değil mi? Sistem canı ucuza, eğlenceyi pahalıya satıyor.

Normal şartlarda, ortada gencecik bir ölüm varsa o festivalin derhal iptal edilmesi lazımdı. Ama yok, kimin umurunda...

Hızlarını alamıyorlar, durmak bilmiyorlar. Şimdi gözlerini İpekyolu ilçesindeki eski orduevi arazisine diktiler ve beton mikserlerini bu halkın nefes borusunu tıkamak için çalıştırdılar. Bu toprakların hafızasını, halka ait arazileri haraç mezat elden çıkarmasıyla bilinen kayyum zihniyeti, bu defa gözünü yeşile sevdalı Vanlının boğazına uzattı. DEM Partili Büyükşehir Belediye Meclisi zamanında “Burası park olacak, yeşil kalacak” diye halk adına karar almıştı. Ama kayyum durur mu? “Yeşil de neymiş, betonun gözünü seveyim” diyerek hemen lojman inşaatı için kolları sıvadı, gri blokları yığmaya başladı.

Neyse ki İpekyolu Belediyesi’nin emekçileri zamanında araya girdi de bu beton sevdası şimdilik durduruldu. Fakat belli ki bu hikaye burada bitmeyecek.

Şimdi tüm bu olan biteni alt alta koyunca, insan ister istemez Ankara’nın o bildik, ironik kürsü hitabetlerini ve Devlet Bahçeli’nin dilinden düşürmediği o meşhur dizeleri hatırlıyor. Ne demişti o kendine has üslubuyla:

"Yazması oyalı, kundurası boyalı... İki keklik bir kayada ötüyor, ötmede keklik derdim bana yetiyor aman aman yetiyor, annesini karada haber gidiyor. Yar benim aman uzunda geceler, yar sar benimde..."

Valla Ankara’nın o ironik lisanıyla söylediği gibi; bu coğrafyada dert bir değil ki, hangi birine yanalım? Orduevi Caddesi'nde rantın beton mikserleri ötüyor, ötede milyonluk şovlar sergileniyor, beride memleketin valileri tayt giydi diye merkeze alınıyor. İki keklik kayada ötedursun, Vanlılar da kendi parkında, kendi yeşilinde, kendi dilinde özgürce nefes alacağı günlerin stranını, türküsünü çağırıyor.

Hani diyor ya dizelerde, "Annesini karada haber gidiyor" diye... Bizim analarımıza zaten hep kara haberler gitti bugüne kadar. Umarız bu defa, bu beton sevdalılarına ve bu talan zihniyetine halkın iradesiyle tez vakitte güçlü bir "dur" haberi gider!