Yapay zekâ çağının en büyük tehlikelerinden biri, teknolojinin birkaç küresel şirketin elinde toplanmasıdır.

Yapay zekâ geliştirmek için büyük miktarda veriye, gelişmiş çiplere, yüksek işlem gücüne, enerjiye ve sermayeye ihtiyaç vardır. Bu kaynaklara sahip şirketler büyüdükçe daha fazla kullanıcıya ve veriye ulaşmakta; daha fazla veri elde ettikçe sistemlerini güçlendirmektedir.

Böylece yeni veya küçük şirketlerin aynı pazarda rekabet etmesi giderek zorlaşmaktadır.

Bir yapay zekâ şirketi veriyi, bulut altyapısını, dijital platformu, reklam sistemini, satış kanalını ve yapay zekâ modelini aynı anda kontrol ederse yalnızca ekonomik bir işletme olmaktan çıkar. İnsanların ne göreceğini, hangi ürünleri satın alacağını, kimlerin kredi kullanacağını ve hangi işletmelerin müşteriye ulaşabileceğini etkileyen büyük bir güç merkezine dönüşebilir.

Küçük işletmeler neden tehlike altındadır

Büyük teknoloji şirketleri milyonlarca müşteriden topladığı verilerle piyasanın hangi ürüne ihtiyaç duyduğunu önceden görebilir.

Aynı şirket hem dijital pazaryerini işletiyor hem de o pazaryerinde kendi ürünlerini satıyorsa küçük işletmelerin satış bilgilerini kullanarak onların en başarılı ürünlerini taklit edebilir. Kendi ürünlerini arama sonuçlarında öne çıkarırken küçük işletmeleri geri plana itebilir.

Küçük bir işletmenin böyle bir şirketle fiyat, veri, reklam ve teknoloji bakımından yarışması mümkün olmayabilir.

• Küçük işletmeler piyasadan çekilebilir

• Tüketicinin seçeneği azalabilir

• Fiyatları birkaç şirket belirleyebilir

• Çalışanların pazarlık gücü zayıflayabilir

• Yerli üretim gerileyebilir

• Ülkeler yabancı teknolojiye bağımlı hâle gelebilir

Bu nedenle serbest piyasa, güçlü şirketlerin her şeyi yapabildiği kuralsız bir alan olarak görülmemelidir. Gerçek rekabet, küçük ve yeni işletmelerin de pazara girebildiği bir düzen gerektirir.

Teknoloji tekelleri nasıl önlenebilir

1 Aynı şirket bütün sistemi kontrol etmemelidir

Bir şirket hem pazaryerini işletiyor hem ürün satıyor hem reklamları yönetiyor hem de kullanıcı verilerini kullanıyorsa kendi ürünlerine haksız üstünlük sağlayabilir. Bu faaliyetler arasında açık sınırlar kurulmalı ve şirketlerin kendi hizmetlerini rakiplerinin önüne geçirmesi engellenmelidir. Gerekli durumlarda çok büyük şirketlerin farklı faaliyetleri ayrı şirketlere bölünebilmelidir.

2 Verilerin taşınabilmesi sağlanmalıdır

Bir işletme veya vatandaş, yıllarca bir platformda oluşturduğu veriyi başka bir sisteme taşıyabilmelidir. Müşteri listesi, ürün bilgileri ve işletmeye ait ticari veriler platformun kalıcı mülkiyetine dönüşmemelidir. Veri taşınabilirliği sağlanırsa insanlar ve işletmeler tek bir şirkete mecbur kalmaz.

3 Sistemler birbiriyle çalışabilmelidir

Büyük şirketler kullanıcıların başka hizmetlere geçmesini teknik engellerle zorlaştırmamalıdır. Farklı yapay zekâ, mesajlaşma, ödeme ve ticaret sistemlerinin güvenli standartlarla birbiriyle çalışabilmesi rekabeti artırır. Böylece küçük bir şirket de büyük platformlarla bağlantı kurabilir.

4 Küçük işletmelere ortak teknoloji altyapısı kurulmalıdır

Her esnafın, çiftçinin veya küçük sanayicinin kendi gelişmiş yapay zekâ sistemini kurması mümkün değildir. Devlet, üniversiteler, meslek kuruluşları ve özel sektör iş birliğiyle ortak altyapılar kurabilir:

• Ortak veri merkezleri

• Yapay zekâ kullanım merkezleri

• Robot kiralama sistemleri

• Teknik danışmanlık birimleri

• Uygun maliyetli bulut hizmetleri

• Siber güvenlik desteği

Küçük işletme pahalı robotu satın almak yerine saatlik, günlük veya aylık olarak kiralayabilmelidir.

5 Küçük işletmelerin verileri korunmalıdır

Bir dijital platform, kendi üzerinden satış yapan işletmelerin ticari verilerini onların rakibi olmak için kullanmamalıdır. Küçük işletmeye ait satış miktarı, müşteri profili, fiyatlandırma ve ürün geliştirme bilgileri açık izin olmadan başka amaçlarla kullanılamamalıdır.

6 Yerli yapay zekâ ekosistemi desteklenmelidir

Türkiye yalnızca yabancı yapay zekâ hizmetlerini satın alan bir ülke olarak kalmamalıdır. Üniversiteler, girişimciler, sanayi kuruluşları ve kamu kurumları birlikte çalışarak Türkçe yapay zekâ modelleri, yerli yazılımlar, robotik sistemler, çip teknolojileri ve veri merkezleri geliştirmelidir.

Grafen, biyoteknoloji, sağlık teknolojileri, enerji, robotik sistemler ve ileri malzemeler gibi alanlarda yerli şirketlere uzun vadeli destek verilmelidir. Ancak destekler yalnızca belirli şirketlere dağıtılmamalı; başarı, üretim, ihracat ve bilimsel gelişme ölçütlerine bağlanmalıdır.

7 Kamu alımları küçük işletmelere fırsat vermelidir

Devletin bütün teknoloji ihaleleri birkaç büyük şirkete verilirse kamu eliyle yeni tekeller oluşturulabilir. Kamu ihalelerinde küçük ve orta ölçekli teknoloji şirketlerine belirli pay ayrılabilir. Büyük projeler, küçük işletmelerin de teklif verebileceği uygun bölümlere ayrılabilir. Böylece kamu kaynakları yeni girişimlerin büyümesine katkı sağlar.

8 Haksız satın almalar denetlenmelidir

Büyük şirketler gelecekte kendilerine rakip olabilecek küçük girişimleri daha büyümeden satın alabilir. Satın alınan teknoloji daha sonra kapatılabilir veya yalnızca büyük şirketin hizmetine alınabilir. Bu nedenle yalnızca bugünkü pazar payına değil, satın almanın gelecekteki rekabet üzerindeki etkisine de bakılmalıdır.

9 Açık kaynak ve açık standartlar desteklenmelidir

Üniversitelerin, küçük işletmelerin ve girişimcilerin kullanabileceği açık kaynaklı yapay zekâ sistemleri teknolojik bağımlılığı azaltabilir. Ancak açık kaynak uygulamaları güvenlik ve kişisel verilerin korunması kurallarıyla birlikte yürütülmelidir.

10 Uluslararası iş birliği kurulmalıdır

Küresel teknoloji şirketleri tek bir ülkeden daha güçlü ekonomik imkânlara sahip olabilir. Bu nedenle vergilendirme, rekabet, kişisel veriler ve yapay zekâ güvenliği konularında ülkeler arasında ortak kurallar geliştirilmelidir. Şirketlerin gelirlerini düşük vergili ülkelere aktararak sorumluluktan kaçması önlenmelidir.

İnsan merkezli yeni dünya düzeni için önerilerimiz

1. Yapay zekâ sektöründe tekelleşmeyi önleyecek güçlü rekabet kuralları oluşturulmalıdır.

2. Dijital platformların kendi ürünlerini haksız biçimde öne çıkarması yasaklanmalıdır.

3. Vatandaşlar ve işletmeler verilerini başka sistemlere taşıyabilmelidir.

4. Küçük işletmelerin ticari verileri platformlar tarafından rakip üretmek amacıyla kullanılamamalıdır.

5. Ortak yapay zekâ merkezleri ve robot kiralama sistemleri kurulmalıdır.

6. Küçük işletmelere uygun maliyetli teknoloji kredileri ve eğitim desteği verilmelidir.

7. Yerli yapay zekâ ve robotik girişimleri üretim ve ihracat şartıyla desteklenmelidir.

8. Kamu ihalelerinde küçük ve orta ölçekli teknoloji şirketlerine fırsat tanınmalıdır.

9. Rekabeti ortadan kaldıran şirket satın almaları bağımsız kurumlar tarafından denetlenmelidir.

10. Açık kaynaklı ve kamu yararına çalışan yapay zekâ altyapıları geliştirilmelidir.

Sonuç

Yapay zekâ şirketlerinin büyümesi tek başına kötü değildir. Büyük yatırımlar, güçlü teknolojiler ve küresel şirketler ekonomik kalkınma için gerekli olabilir.

Asıl tehlike, birkaç şirketin veriyi, teknolojiyi, pazarı ve siyasi etkiyi aynı anda kontrol etmesidir.

Devletin görevi başarılı şirketleri cezalandırmak değil; küçük işletmelerin de pazara girebildiği, yenilik geliştirebildiği ve müşteriye ulaşabildiği adil bir rekabet ortamı kurmaktır.

Küçük işletmeler yalnızca korunması gereken zayıf kuruluşlar değildir. Yeni fikirlerin, yerel üretimin, istihdamın ve ekonomik bağımsızlığın temel kaynaklarıdır.

Geleceğin ekonomisi birkaç teknoloji devinin yönettiği bir düzen değil; büyük şirketlerin, küçük işletmelerin, girişimcilerin ve toplumun birlikte geliştiği adil bir düzen olmalıdır.