3. Gün 3. Soru
Devletlerin herkese vatandaşlık temel geliri vermesi ekonomik olarak sürdürülebilir midir?
Yapay zekâ ve robotik sistemler insanların yaptığı işlerin büyük bölümünü üstlenirse milyonlarca insan düzenli çalışma gelirini kaybedebilir. Böyle bir durumda yalnızca işsizlik sigortası, geçici sosyal yardımlar veya aile dayanışması yeterli olmayacaktır.
Bu nedenle geleceğin en çok tartışılacak ekonomik modellerinden biri vatandaşlık temel geliri olacaktır.
Vatandaşlık temel geliri; çalışıp çalışmadığına bakılmaksızın her vatandaşa, insan onuruna uygun asgari bir yaşam sürdürebilmesi amacıyla düzenli gelir verilmesidir.
Ancak burada asıl soru şudur:
Devlet, milyonlarca insana ömür boyu düzenli gelir verecek kaynağı nereden bulacaktır?
Bu soruya yalnızca ‘Devlet para basar ve dağıtır’ şeklinde cevap verilemez. Çünkü karşılıksız ve sınırsız para basılması, üretim aynı oranda artmadığı takdirde enflasyona, paranın değer kaybetmesine ve vatandaşlara verilen gelirin satın alma gücünün düşmesine yol açabilir.
Bu nedenle vatandaşlık temel geliri ancak üretim, vergi, mülkiyet ve gelir paylaşımı sistemleriyle birlikte planlanırsa sürdürülebilir olabilir.
Vatandaşlık temel gelirinin amacı ne olmalıdır
Vatandaşlık temel gelirinin amacı herkesi zengin etmek veya çalışmadan lüks içinde yaşatmak değildir. Öncelikli amacı hiçbir insanın şu temel imkânlardan mahrum kalmamasını sağlamaktır:
· Aç kalmamak
· Sokakta yaşamamak
· Elektrik, su ve ısınmadan mahrum kalmamak
· Sağlık hizmetlerine ulaşabilmek
· Çocuklarını okula gönderebilmek
· Zorunlu ulaşım ve iletişim ihtiyaçlarını karşılayabilmek
Temel gelir, insanın hayatta kalmasını güvence altına almalıdır. Ancak kişinin daha iyi bir evde yaşaması, daha güzel bir otomobile sahip olması, seyahat etmesi, birikim yapması veya iş kurması için ayrıca çalışabilmesinin ve gelir elde edebilmesinin önü açık tutulmalıdır.
İnsanlara yaşam güvencesi verilmeli; fakat çalışma, kazanma, girişim kurma ve servet edinme özgürlükleri ellerinden alınmamalıdır.
1 Temel gelir yalnızca para basılarak finanse edilemez
Devletin her ay milyonlarca vatandaşa karşılıksız biçimde yeni para dağıtması başlangıçta rahatlama sağlayabilir. Ancak piyasadaki mal ve hizmet miktarı yeterince artmazken para miktarı sürekli yükselirse fiyatlar da yükselir.
Örneğin ülkede kiralanabilecek konut sayısı sınırlıysa vatandaşlara daha fazla para verilmesi tek başına konut sorununu çözmez. İnsanların elinde daha fazla para bulunur fakat aynı sayıda konut için daha fazla kişi rekabet eder. Sonuçta kiralar artabilir.
Aynı durum gıda, enerji, otomobil, sağlık hizmeti, otel, uçak bileti ve tarım arazisi gibi sınırlı mallar ve hizmetler için de geçerlidir.
Bu nedenle vatandaşlık temel geliri uygulanırken yalnızca vatandaşın hesabına para yatırmak yeterli değildir. Aynı zamanda şu alanlarda kapasite artırılmalıdır:
· Tarımsal üretim
· Konut üretimi
· Enerji arzı
· Sağlık kapasitesi
· Ulaşım altyapısı
· Eğitim hizmetleri
· Sanayi ve teknoloji üretimi
Dağıtılan para üretimle desteklenmezse refah değil, fiyat artışı meydana gelebilir.
2 Robotların artırdığı üretim temel gelirin dayanağı olabilir
Yapay zekâ ve robotların yaygınlaşmasıyla üretim verimliliği ciddi biçimde artabilir. Bir fabrikanın daha önce bin çalışanla yaptığı üretim, gelecekte yüz çalışan ve gelişmiş otomasyon sistemleriyle gerçekleştirilebilir.
Şirketin üretimi ve kazancı artarken çalışan sayısı azalırsa devletin ücretler üzerinden topladığı vergi ve sosyal güvenlik primi düşebilir. Buna karşılık şirket kârları, sermaye gelirleri ve teknolojik varlıkların değeri yükselebilir.
Vergi sistemi hâlâ büyük ölçüde çalışanların maaşlarına dayanırsa devlet gelir kaybeder. Bu nedenle geleceğin vergi düzeninde ağırlık kademeli olarak şu alanlara kaydırılabilir:
· Büyük şirket kârları
· Sermaye kazançları
· Olağanüstü otomasyon kazançları
· Dijital hizmet gelirleri
· Veri ekonomisinden doğan kazançlar
· Enerji ve doğal kaynak gelirleri
Buradaki amaç robotlaşmayı cezalandırmak değildir. Amaç, robotların ve yapay zekânın meydana getirdiği ekonomik değerin toplumla adaletli biçimde paylaşılmasını sağlamaktır.
3 Her robot için doğrudan vergi koymak doğru olmayabilir
‘Robotlar insanların işini alıyorsa her robottan vergi alınmalıdır’ düşüncesi ilk bakışta mantıklı görünmektedir. Fakat her makine veya yazılım için ayrı bir robot vergisi getirilmesi bazı sakıncalar doğurabilir.
· Teknolojik yatırımları yavaşlatabilir
· Küçük işletmelerin otomasyona erişimini zorlaştırabilir
· Üretim maliyetlerini yükseltebilir
· Şirketlerin yatırımlarını başka ülkelere taşımasına neden olabilir
· Ülkenin uluslararası rekabet gücünü azaltabilir
Bu nedenle yalnızca robot sayısını vergilendirmek yerine, robotlaşma sonucunda ortaya çıkan yüksek şirket kazançları ve olağanüstü kârlar üzerinden dengeli bir vergi sistemi kurulması daha doğru olabilir.
Bir işletme robot kullandığı hâlde zarar ediyorsa yalnızca robot sahibi olduğu için ağır vergi ödememelidir. Ancak otomasyon sayesinde çok büyük kazanç elde ediyor ve yüzlerce çalışanı işsiz bırakıyorsa oluşan ekonomik değerin bir bölümünü topluma aktarmalıdır.
4 Ulusal Yapay Zekâ ve Robotik Gelecek Fonu kurulabilir
Vatandaşlık temel gelirinin tamamını yıllık vergilerden karşılamak uzun vadede devlet bütçesi üzerinde ağır bir yük oluşturabilir. Bunun yerine ülkeler bir Ulusal Yapay Zekâ ve Robotik Gelecek Fonu kurabilir.
Bu fon:
· Yapay zekâ şirketlerine yatırım yapabilir
· Robotik üretim tesislerine ortak olabilir
· Enerji, maden ve doğal kaynak gelirlerinden pay alabilir
· Kamu tarafından geliştirilen teknolojilerin gelirlerini yönetebilir
· Dijital hizmetlerden elde edilen vergi gelirlerinin bir bölümünü biriktirebilir
· Büyük altyapı ve teknoloji yatırımlarından kazanç sağlayabilir
Fonun elde ettiği yatırım gelirleri vatandaşlara düzenli olarak dağıtılabilir. Böylece verilen para yalnızca sosyal yardım değil, vatandaşların ülkenin teknolojik üretiminden aldığı ortaklık payı hâline gelir.
Geleceğin vatandaşlık geliri bir sadaka değil, robotik üretimin oluşturduğu servetten vatandaşın hakkı olmalıdır.
Ancak bu fon siyasi iktidarların günlük harcamalarına açık olmamalıdır. Bağımsız denetime tabi tutulmalı, gelirleri ve giderleri halka düzenli olarak açıklanmalı ve yöneticilerin keyfî kararlarından korunmalıdır.
5 Devletin bütün temel geliri tek başına üstlenmesi risklidir
Vatandaşın bütün geçimini yalnızca devletin verdiği paraya bağlamak önemli bir tehlike oluşturabilir. Devlet, vatandaşın tek gelir kaynağı hâline gelirse siyasi ve ekonomik bağımlılık ortaya çıkabilir.
Özellikle dijital temel gelir şu şartlarda bir kontrol aracına dönüşebilir:
· Ay sonunda siliniyorsa
· Biriktirilemiyorsa
· Başkasına aktarılamıyorsa
· Yalnızca belirli mallarda kullanılabiliyorsa
· Devlet tarafından istenildiği zaman dondurulabiliyorsa
· Kişinin siyasi veya sosyal davranışlarına göre sınırlandırılabiliyorsa
Vatandaşın karnı doyabilir; fakat geleceği için birikim yapma, ev alma, iş kurma ve bağımsız karar verme gücü elinden alınabilir.
Bu nedenle temel gelir:
· Kanunla güvence altında bulunmalı
· Keyfî biçimde kesilememeli
· Tasarruf edilebilmeli
· Aile bireylerine aktarılabilmeli
· Normal para gibi kullanılabilmeli
· Siyasi görüşe bağlanmamalı
· Kişisel harcamaları sürekli gözetleme aracına dönüştürülmemelidir
6 Temel gelir çalışmanın alternatifi değil güvencesi olmalıdır
Vatandaşlık temel gelirine yöneltilen eleştirilerden biri, insanların çalışmayı bırakacağı düşüncesidir. Bazı insanlar temel ihtiyaçlarını karşılayan bir gelir elde ettiklerinde çalışmamayı tercih edebilir. Fakat insanların büyük bölümü yalnızca hayatta kalmak için çalışmaz.
İnsanlar ayrıca şu amaçlarla da çalışır:
· Daha iyi bir hayat kurmak
· Ailesine daha fazla imkân sağlamak
· Ev ve otomobil almak
· Seyahat etmek
· Saygınlık kazanmak
· Üretmek ve başarmak
· Meslek sahibi olmak
· Topluma fayda sağlamak
Bu nedenle temel gelir, çalışanın elinden alınmamalıdır. Bir insan işe girdiğinde temel geliri tamamen kesilirse sistem kişiyi çalışmamaya teşvik edebilir. Çünkü düşük ücretli bir işe başlayan kişi, temel gelirini kaybederek eskisinden daha kötü duruma düşebilir.
Daha doğru model, temel gelirin herkes için korunması ve çalışan kişinin bunun üzerinde ayrıca gelir kazanabilmesidir. Gerekirse yüksek gelir düzeyine ulaşanlardan artan oranlı vergi alınabilir.
Çalışmak isteyen daha fazla kazanabilmeli; fakat iş bulamayan insan açlıkla cezalandırılmamalıdır.
7 Her ülkeye aynı miktarda temel gelir uygulanamaz
Vatandaşlık temel gelirinin miktarı ülkenin ekonomik gücüne, üretim kapasitesine, nüfusuna, fiyat seviyesine ve vergi gelirlerine göre belirlenmelidir.
Ekonomik üretimi düşük, bütçe açığı yüksek ve dışa bağımlı bir ülkenin çok yüksek temel gelir dağıtması sürdürülebilir olmayabilir. Böyle bir uygulama borçlanmayı, para basımını ve enflasyonu artırabilir.
Bu nedenle temel gelir miktarı belirlenirken şu ölçütler birlikte değerlendirilmelidir:
· Ülkenin millî geliri
· Kamu gelirleri
· Enflasyon oranı
· Temel ihtiyaçların maliyeti
· Çalışan ve çalışmayan nüfus
· Robotik üretimin ekonomideki payı
· Kamu borçlarının seviyesi
· Tarım, enerji ve konut kapasitesi
Temel gelir siyasi seçim vaadine dönüştürülmemeli ve gerçekçi olmayan miktarlarda dağıtılmamalıdır. Miktar, bağımsız bir kurul tarafından yaşam maliyetleri dikkate alınarak belirlenebilir ve belirli aralıklarla güncellenebilir.
8 Temel hizmetlerle nakit gelir birlikte uygulanmalıdır
Devlet, insanların bütün ihtiyaçlarını yalnızca nakit para vererek karşılamaya çalışmamalıdır. Çünkü sağlık, eğitim, konut ve ulaşım gibi alanlarda fiyatlar hızla yükselirse vatandaşın aldığı para yetersiz kalabilir.
Birinci güvence temel kamu hizmetleridir:
· Temel sağlık hizmetleri
· Eğitim
· Sosyal konut
· Toplu taşıma
· Asgari enerji ve su
· İnternet erişimi
· Çocuk ve yaşlı bakımı
İkinci güvence, vatandaşın özgürce kullanabileceği bireysel gelirdir. Vatandaş bu gelirle kendi tercihine göre gıda, giyim, ulaşım, eğlence, seyahat veya başka bir ihtiyacını karşılayabilmelidir.
Yalnızca hizmet verilmesi insanın tercih özgürlüğünü sınırlandırabilir. Yalnızca para verilmesi ise fiyat artışları karşısında yetersiz kalabilir. Bu nedenle iki modelin birlikte uygulanması daha dengeli olacaktır.
9 Aile yapısı temel gelir sisteminde ayrıca korunmalıdır
Temel gelir yalnızca tek kişinin asgari ihtiyaçlarına göre hesaplanırsa evlenmek ve çocuk yetiştirmek giderek zorlaşabilir.
Çocuk sahibi bir ailenin daha büyük bir konuta, daha fazla gıdaya, sağlık hizmetlerine, eğitime, çocuk bakımına, ulaşım ve iletişim imkânlarına ihtiyacı olacaktır.
Bu nedenle temel vatandaşlık gelirinin yanında çocuk başına destek, uygun konut, ücretsiz eğitim, sağlık güvencesi ve çocuk bakım hizmetleri sağlanmalıdır.
Aksi hâlde gençler ekonomik güvensizlik nedeniyle evlenmeyi ve çocuk sahibi olmayı erteleyebilir. Uzun vadede doğum oranları düşebilir, nüfus yaşlanabilir ve aile yapısı zayıflayabilir.
İnsan merkezli bir ekonomik sistem yalnızca bireyin bugün hayatta kalmasını değil, aile kurabilmesini ve gelecek nesilleri yetiştirebilmesini de güvence altına almalıdır.
10 Temel gelir kademeli ve denetlenebilir biçimde uygulanmalıdır
Vatandaşlık temel gelirinin bütün ülkede bir gecede uygulanması önemli ekonomik riskler doğurabilir. Sistem önce belirli bölgelerde veya belirli toplumsal gruplarda denenebilir.
İlk aşamada şu gruplar için pilot uygulamalar yapılabilir:
· Uzun süreli işsizler
· İşini otomasyon nedeniyle kaybedenler
· Gençler
· Engelliler
· Çocuklu ve düşük gelirli aileler
· Ekonomik olarak geri kalmış bölgelerde yaşayanlar
Uygulamalarda insanların çalışma davranışı, yoksulluk, fiyatlar, kiralar, eğitim ve sağlık sonuçları, borçluluk, girişimcilik, ailelerin çocuk sahibi olma kararları ve devlet bütçesinin dayanıklılığı ölçülmelidir. Elde edilen sonuçlara göre sistem düzeltilmeli ve daha sonra ülke geneline yayılmalıdır.
İnsan merkezli sürdürülebilir temel gelir modeli
Ekonomik ve sosyal bakımdan sürdürülebilir bir vatandaşlık temel geliri şu ilkelere dayanmalıdır:
1. Temel gelir, insan onuruna uygun asgari yaşamı güvence altına almalıdır.
2. Finansman yalnızca para basımına dayanmamalıdır.
3. Robotik üretimden doğan büyük kazançlardan toplum pay almalıdır.
4. Ulusal Yapay Zekâ ve Robotik Gelecek Fonu kurulmalıdır.
5. Sağlık, eğitim, barınma ve ulaşım gibi temel hizmetler ayrıca desteklenmelidir.
6. Çalışan insanın temel geliri tamamen kesilmemelidir.
7. Daha fazla çalışmak ve üretmek her zaman daha fazla kazanç sağlamalıdır.
8. Temel gelir tasarruf edilebilmeli ve aile bireylerine aktarılabilmelidir.
9. Dijital gelir siyasi veya toplumsal kontrol aracına dönüştürülmemelidir.
10. Sistem bağımsız denetime ve şeffaf yönetime tabi olmalıdır.
11. Çocuklu aileler ve aile kurmak isteyen gençler ayrıca desteklenmelidir.
12. Temel gelirin miktarı üretim kapasitesine ve yaşam maliyetlerine göre belirlenmelidir.
13. Küçük işletmeler, girişimcilik ve özel mülkiyet korunmalıdır.
14. Vatandaşların teknoloji şirketlerine ve robotik üretime ortak olabilmesi sağlanmalıdır.
15. Uygulama önce pilot bölgelerde denenmeli, sonuçlarına göre geliştirilmelidir.
Sonuç
Devletlerin herkese vatandaşlık temel geliri vermesi teorik olarak mümkündür. Ancak bunun ekonomik olarak sürdürülebilir olması, gelirin hangi kaynaktan karşılandığına bağlıdır.
Devlet yalnızca para basarak temel gelir dağıtırsa enflasyon meydana gelebilir ve vatandaşlara verilen paranın satın alma gücü hızla düşebilir. Sadece çalışanlardan alınan vergilerle sistem finanse edilmeye çalışılırsa çalışan kesim üzerinde ağır bir yük oluşabilir. Bütün gelir yalnızca robot şirketlerinden alınacak doğrudan vergilere bağlanırsa teknolojik yatırımlar yavaşlayabilir.
Bu nedenle çözüm tek bir vergiye veya tek bir sosyal yardım modeline dayanmamalıdır. Sürdürülebilir sistem; artan robotik üretime, adaletli vergi düzenine, ulusal teknoloji fonlarına, temel kamu hizmetlerine, vatandaşların üretime ortak edilmesine ve çalışma ve girişim özgürlüğünün korunmasına dayanmalıdır.
Vatandaşlık temel geliri, insanlara güvence verirken onların özgürlüğünü, mülkiyet hakkını, çalışma isteğini, girişimciliğini ve gelecek kurma imkânını da korumalıdır.
Yapay zekâ ve robotlar üretimi gerçekleştiriyorsa bu üretimin oluşturduğu zenginlik yalnızca robotların sahibi olan birkaç şirkete ait olmamalıdır. Toplumun tamamı teknolojik kalkınmadan pay almalıdır.
Geleceğin doğru ekonomik düzeni, herkese yalnızca yaşayacak kadar dijital kupon veren bir düzen değil; her vatandaşı robotik üretimin oluşturduğu refaha ortak eden insan merkezli bir düzen olmalıdır.
Yarın 4. Soru
Vatandaşlık temel geliri ve piyasaya sürülen karşılıksız para enflasyonu artırır mı?