2. Gün 2. Soru
İnsanların çoğu işsiz kalırsa geçimlerini kim ve nasıl sağlayacaktır?
Yapay zekâ ve robotlar insanların yaptığı işlerin büyük bölümünü devralırsa toplumun karşılaşacağı en önemli mesele yalnızca işsizlik olmayacaktır. Asıl mesele, çalışma geliri bulunmayan insanların gıda, konut, enerji, sağlık, ulaşım, eğitim ve diğer ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağıdır.
Bugünkü ekonomik düzenin temelinde çalışma ve ücret ilişkisi bulunmaktadır. İnsan çalışır, ücret veya kazanç elde eder; bu gelirle ihtiyaçlarını karşılar. Devlet de ücretler, kazançlar ve tüketim üzerinden vergi toplayarak kamu hizmetlerini finanse eder.
Ancak milyonlarca insanın yaptığı işi yapay zekâ ve robotlar üstlenirse şu ekonomik zincir bozulabilir:
1. İnsan emeğine duyulan ihtiyaç azalır.
2. İşsizlik artar veya ücretler düşer.
3. Halkın satın alma gücü zayıflar.
4. Devletin ücretler üzerinden topladığı vergiler azalır.
5. Robot sahibi şirketlerin üretimi ve kârı yükselir.
6. Servet, teknolojiye sahip küçük bir kesimde yoğunlaşır.
7. Üretilen malları satın alabilecek yeterli tüketici kalmaz.
Robotlar üretimi artırabilir; fakat gelirden pay alamayan insanlar robotların ürettiği malları satın alamaz.
Bu nedenle geleceğin ekonomik düzeninde kim çalışıyor sorusundan daha önemli bir soru ortaya çıkacaktır:
Robotların oluşturduğu gelir ve servet kimlere ait olacaktır?
Geçimi robotlar değil ekonomik düzen sağlayacaktır
Robotlar ücret almadıkları gibi vergi mükellefi de değildir. Robotların kendileri insanlara maaş veya sosyal yardım ödemez. Üretilen zenginliğin insanlara ulaştırılması için devletin, şirketlerin ve toplumun birlikte kuracağı bir gelir dağıtım sistemine ihtiyaç vardır.
İnsanların geçimini sağlayabilecek başlıca modeller şunlardır:
· İşsizlik sigortası
· Vatandaşlık temel geliri
· Asgari gelir desteği
· Kamu hizmeti karşılığında gelir
· Kısaltılmış çalışma süresi
· Robot ve otomasyon kazançlarından toplumsal pay
· Ulusal yapay zekâ ve robotik fonu
· Vatandaşların robot şirketlerine ortak edilmesi
· Ücretsiz veya düşük maliyetli temel kamu hizmetleri
Bu seçeneklerden yalnızca birine dayanmak yeterli olmayabilir. İnsan merkezli bir gelecek düzeni için birkaç yöntemin birlikte uygulanması gerekecektir.
1 İşsizlik sigortası geçici bir çözüm olabilir
Yapay zekâ nedeniyle işini kaybeden insanlara belirli bir süre işsizlik ödeneği verilmesi, ilk aşamada önemli bir koruma sağlar. Bu destek kişinin yeni bir meslek öğrenmesine ve başka bir iş aramasına zaman kazandırır.
Uluslararası Para Fonu da yapay zekâ dönüşümünde işsizlik sigortasının kapsamının genişletilmesini, mesleki eğitim programlarının geliştirilmesini ve uzun süreli işsiz kalanlar için kapsamlı sosyal destek sistemleri kurulmasını önermektedir. [1]
Fakat işsizlik sigortası, çalışabilecek yeni işler bulunması hâlinde anlamlıdır. Eğer robotlar nedeniyle kalıcı ve yaygın bir işsizlik ortaya çıkarsa birkaç ay veya birkaç yıl verilen işsizlik ödeneği sorunu çözemez.
Bu durumda geçici işsizlik desteğinden kalıcı bir gelir paylaşım modeline geçmek gerekir.
2 Vatandaşlık temel geliri uygulanabilir
Vatandaşlık temel geliri, çalışıp çalışmadığına bakılmaksızın her vatandaşa düzenli olarak belirli bir gelir verilmesidir.
Bu sistemin amacı insanları zengin etmek değil; hiç kimsenin aç, evsiz, ilaçsız veya temel ihtiyaçlardan mahrum kalmamasını sağlamaktır.
Temel gelir şu ihtiyaçları karşılayabilecek seviyede olabilir:
· Asgari gıda
· Temel barınma
· Elektrik, su ve ısınma
· Sağlık hizmetleri
· Zorunlu ulaşım
· Temel iletişim
· Çocukların eğitim ihtiyaçları
Ancak temel gelirin iki önemli tehlikesi vardır. Birincisi, miktarı çok düşük tutulursa insanlar yoksulluk sınırında yaşamaya mahkûm edilir. İkincisi, bütün gelir devlet tarafından verildiği için vatandaş siyasi ve ekonomik bakımdan devlete bağımlı hâle gelebilir.
Bu nedenle temel gelir, yöneticilerin istediği zaman azaltabileceği bir yardım değil, kanunla güvence altına alınmış bir vatandaşlık hakkı olmalıdır.
3 Süreli dijital kupon sistemi özgürlüğü sınırlandırabilir
Devletler sosyal desteği kâğıt veya madeni para yerine dijital hesaplar üzerinden verebilir. Bu sistem teknik olarak hızlı, düşük maliyetli ve denetlenebilir olabilir.
Fakat dijital destek şu şekilde uygulanırsa ciddi tehlikeler doğar:
· Para yalnızca belirli ürünlerde kullanılabiliyorsa
· Kullanılmayan bakiye ay sonunda siliniyorsa
· Vatandaş parasını biriktiremiyorsa
· Aile fertlerine aktaramıyorsa
· Miras bırakamıyorsa
· Devlet hesabı istediği zaman dondurabiliyorsa
· Siyasi veya sosyal davranışlara göre harcama hakkı sınırlandırılabiliyorsa
Bu araç normal para olmaktan çıkar ve bir kontrol kuponuna dönüşür. İnsan karnını doyurabilir ancak geleceği için birikim yapamaz. Ev, iş yeri veya üretim aracı satın alamaz. Devletin kendisine belirlediği yaşam sınırlarının dışına çıkamaz.
Böyle bir sistem insanları açlıktan koruyabilir fakat onları özgür ve bağımsız bireyler hâline getirmez.
Bu nedenle dijital temel gelir uygulanacaksa şu güvenceler sağlanmalıdır:
· Hukuki güvence altında olmalı
· Keyfî biçimde iptal edilememeli
· Tasarruf edilebilmeli
· Aile bireylerine aktarılabilmeli
· Kişisel harcamalar sürekli izlenmemeli
· Vatandaşın siyasi görüşüne bağlanmamalı
· Normal para gibi kullanılabilmelidir
4 İnsanlara yalnızca yardım değil üretimden pay verilmelidir
İnsanların geçimini yalnızca devlet yardımlarına bağlamak doğru değildir. Çünkü devlet yardımı alan kişi kendisini üretimin dışında, edilgen ve bağımlı hissedebilir.
Daha adil çözüm, vatandaşların robotların ve yapay zekânın oluşturduğu ekonomik değere ortak edilmesidir.
Bunun için bir Ulusal Yapay Zekâ ve Robotik Gelecek Fonu kurulabilir. Bu fon:
· Robot ve yapay zekâ şirketlerine yatırım yapabilir
· Kamu tarafından geliştirilen teknolojilerin gelirlerini yönetebilir
· Otomasyon nedeniyle oluşan olağanüstü kazançlardan pay alabilir
· Enerji, veri ve dijital altyapı gelirlerinin bir kısmını toplayabilir
· Elde ettiği kazancı vatandaşlara düzenli olarak dağıtabilir
Böylece vatandaşa verilen para bir yardım değil, ülkenin teknolojik üretiminden doğan vatandaşlık payı olur.
Sosyal yardım insanı yönetime bağımlı kılabilir; üretim ortaklığı ise insanı ülkenin zenginliğinde hak sahibi yapar.
5 Robot kullanan şirketlerden nasıl kaynak sağlanabilir
Robotların ve yapay zekânın oluşturduğu gelirden topluma pay aktarılması gerekir. Ancak her robotun başına doğrudan bir vergi koymak her zaman doğru sonuç vermeyebilir.
Aşırı ve yanlış tasarlanmış robot vergisi şu sonuçlara yol açabilir:
· Teknolojik yatırımı yavaşlatabilir
· Üretim maliyetlerini yükseltebilir
· Şirketleri başka ülkelere yönlendirebilir
· Küçük işletmeleri zor durumda bırakabilir
· Ülkenin küresel rekabet gücünü azaltabilir
IMF araştırmaları da doğrudan ve genel bir yapay zekâ vergisinin uygulanmasının zor olduğunu; bunun yerine sermaye gelirlerinin, şirket kazançlarının ve olağanüstü kârların daha etkili biçimde vergilendirilmesini önermektedir. [2]
Bu nedenle daha dengeli kaynaklar kullanılabilir:
· Kurumlar vergisi
· Sermaye kazancı vergisi
· Aşırı ve olağanüstü kâr vergisi
· Dijital hizmet gelirlerinden alınan vergiler
· Doğal kaynak ve enerji gelirleri
· Kamuya ait teknoloji yatırımlarının kârları
· Uluslararası teknoloji şirketlerinin ülkede oluşturduğu kazançlar
· Rekabet kurallarını ihlal eden tekellere uygulanan yaptırımlar
Amaç robotlaşmayı durdurmak değil, robotlaşmayla ortaya çıkan servetin yalnızca birkaç şirkette toplanmasını engellemektir.
6 Çalışma süresi azaltılarak işler paylaşılabilir
Yapay zekâ sayesinde bir çalışan daha önce beş günde yaptığı işi üç günde yapabiliyorsa şirketin çalışanların yarısını işten çıkarması tek seçenek değildir.
Çalışma haftası beş günden dört güne, dört günden üç güne veya günlük sekiz saatten altı saate indirilebilir.
Böylece teknolojik verimlilik yalnızca şirket kârına değil, insanlara boş zaman ve yaşam kalitesi olarak da yansır.
Robotların sağladığı verimlilik insanların işsiz kalmasına değil, daha az çalışarak insanca yaşamasına hizmet etmelidir.
Çalışma sürelerinin azaltılması tek başına bütün işsizliği önleyemez. Ancak işlerin toplum içinde daha adaletli paylaşılmasına yardımcı olabilir.
7 İnsan emeği tamamen değersizleştirilmemelidir
Bazı işler ekonomik bakımdan robotlar tarafından daha ucuza yapılabilir. Fakat bu, bütün hizmetlerin robotlara bırakılması gerektiği anlamına gelmez.
Özellikle şu alanlarda insan varlığı korunmalıdır:
· Çocuk eğitimi
· Yaşlı ve engelli bakımı
· Sağlık hizmetleri
· Psikolojik destek
· Adalet ve yargı
· Kamu yönetimi
· Bağımsız denetim
· Sanat ve kültür
· Toplumsal dayanışma
· Afet ve kriz yönetimi
Devletler insan çalıştıran işletmelere prim, vergi ve istihdam desteği sağlayabilir. Ayrıca gençlere, mesleğe yeni başlayanlara ve uzun süre işsiz kalanlara özel istihdam programları uygulanabilir.
Amaç teknolojiye karşı çıkmak değil, insanı ekonomik düzenin dışına atmayan bir teknoloji politikası oluşturmaktır.
8 Kamu hizmetine katılım karşılığında ek gelir sağlanabilir
İş bulamayan fakat topluma katkı sunmak isteyen insanlar için gönüllü kamu hizmeti programları oluşturulabilir.
İnsanlar şu alanlarda görev alabilir:
· Yaşlılara ve engellilere destek
· Ağaçlandırma ve çevre temizliği
· Afet hazırlığı
· Çocuklara eğitim desteği
· Kültür ve sanat faaliyetleri
· Mahalle dayanışması
· Tarihî eserlerin korunması
· Spor ve gençlik çalışmaları
· Sokak hayvanlarının bakımı
· Tarımsal ve kırsal kalkınma projeleri
Bu görevler zorunlu çalıştırmaya dönüştürülmemelidir. Vatandaş temel yaşam hakkını kaybetme korkusuyla çalışmaya mecbur bırakılmamalıdır. Ancak topluma katkı sağlamak isteyenlere temel gelirin üzerinde ek kazanç, sosyal statü ve eğitim imkânı verilebilir.
Böylece insan yalnızca gelir elde etmez; kendisini toplum için faydalı ve değerli hisseder.
9 Temel hizmetlerin bir bölümü doğrudan sağlanabilir
Devlet yalnızca para dağıtmak yerine bazı temel hizmetleri ücretsiz veya düşük maliyetli hâle getirebilir:
· Temel sağlık hizmetleri
· Eğitim
· Toplu taşıma
· Sosyal konut
· İnternet erişimi
· Asgari enerji ve su
· Çocuk bakımı
· Yaşlı bakımı
Böylece vatandaşın geçinmesi için ihtiyaç duyduğu para miktarı azalır.
Ancak bütün ihtiyaçların devlet tarafından karşılanması da doğru değildir. İnsanlara yalnızca standart ürünler verilirse seçim özgürlüğü kaybolur. Bu nedenle temel kamu hizmetleriyle kişinin serbestçe kullanabileceği bireysel gelir birlikte bulunmalıdır.
10 Aile yapısı ayrıca korunmalıdır
Temel gelir yalnızca bireyin kendi ihtiyaçları üzerinden hesaplanırsa evlilik ve çocuk yetiştirme masrafları karşılanmayabilir.
Aile kurmak isteyen insanlara şu destekler sağlanmalıdır:
· Çocuk başına destek
· Uygun konut
· Ücretsiz eğitim
· Sağlık hizmeti
· Çocuk bakım desteği
· Anne ve babaya sosyal güvence
Aksi hâlde insanlar geçim korkusu nedeniyle evliliği ve çocuk sahibi olmayı erteleyebilir. Bu da uzun vadede doğum oranlarının düşmesine, nüfusun yaşlanmasına ve aile kurumunun zayıflamasına yol açabilir.
Bu nedenle geleceğin sosyal güvenlik düzeni yalnızca bireyi hayatta tutmayı değil, ailenin kurulmasını ve devam etmesini de desteklemelidir.
İnsan merkezli karma model
İnsanların çoğunun işsiz kaldığı bir gelecekte uygulanabilecek en dengeli sistem tek bir yardıma dayanmamalıdır. İnsan merkezli karma model şu unsurlardan oluşmalıdır:
1. Her vatandaşa insan onuruna uygun bir temel gelir verilmelidir.
2. Temel sağlık, eğitim ve barınma hizmetleri güvence altına alınmalıdır.
3. Vatandaşlar ulusal yapay zekâ ve robotik fonuna ortak edilmelidir.
4. Çalışmak isteyenlerin önü kapatılmamalıdır.
5. Temel gelirin üzerinde kazanç sağlama hakkı korunmalıdır.
6. Küçük girişimcilik ve özel mülkiyet devam etmelidir.
7. Çalışma süreleri azaltılarak mevcut işler paylaşılmalıdır.
8. İnsan emeği gerektiren alanlar desteklenmelidir.
9. Dijital gelir, siyasi ve toplumsal kontrol aracına dönüştürülmemelidir.
10. Robotik üretimden doğan servet toplumun tamamıyla adaletli biçimde paylaşılmalıdır.
Sonuç
İnsanların çoğu işsiz kalırsa onların geçimini yalnızca aileleri, yardım kuruluşları veya geçici işsizlik ödenekleri sağlayamaz. Bu ölçekte bir dönüşüm, devletlerin vergi, sosyal güvenlik, mülkiyet ve gelir dağılımı sistemlerini yeniden kurmasını gerektirir.
Fakat çözüm, insanları ay sonunda silinen sınırlı dijital kuponlarla yaşamaya mahkûm etmek değildir. Böyle bir sistem insanları açlıktan koruyabilir fakat onları ekonomik bakımdan bağımlı hâle getirebilir.
Doğru çözüm, vatandaşları robotların ürettiği zenginliğin dışında bırakmak değil, bu zenginliğe ortak etmektir.
Robotlar insanların işlerini devralıyorsa robotların oluşturduğu ekonomik değerden insanların da pay alması gerekir. Geleceğin geliri bir lütuf veya sadaka değil, vatandaşın üretimden doğan hakkı olmalıdır.
Yapay zekâ ve robotlar sayesinde üretim artarken toplum yoksullaşıyorsa sorun teknolojide değil, kurulan paylaşım düzenindedir. İnsan merkezli yeni dünya düzeninin amacı robotları durdurmak değil, robotların ürettiği bolluğun insanlığın tamamına hizmet etmesini sağlamaktır.
Kaynaklar
1. Uluslararası Para Fonu Fiscal Policy Can Help Broaden the Gains of AI to Humanity 2024
2. Uluslararası Para Fonu Broadening the Gains from Generative AI The Role of Fiscal Policies 2024
Yarın 3. Soru
Devletlerin herkese vatandaşlık temel geliri vermesi ekonomik olarak sürdürülebilir midir?
Bu yazı, Mali Müşavir ve Bağımsız Denetçi İkram İpek tarafından hazırlanan Yapay Zekâ ve Robotik Çağında İnsanların Geleceği başlıklı 100 soruluk yazı dizisinin ikinci bölümüdür.