Ders: Vali
Konu: Kamu Yönetimi
Konuşanlar: Türkmenoğlu, Kayatürk, Arvas
…
Van’da yine bir açılış… Yine bir kurdele… Yine “tarihi” bir konuşma…
Şehrimize gelen isim, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş. Kürsü hazır, mikrofon ayarlı, protokol nizami, yüzler kameraya dönük. Açıklama net: 45,7 milyar TL yatırım.
Biz öyle bir para ya da yatırım görmedik. Eğer bu para gerçekten Van’a geldiyse, galiba biz başka bir Van’da yaşıyoruz. Çünkü bizim yaşadığımız şehirde bunu fark eden henüz olmadı.
Sayın Bakan Göktaş: “Van’ımız büyüyor” dedi.
Düğün Dernek filminde Sırrı Süreyya Önder sahnesinde meşhur bir replik vardır: “Büyüyor da sana bana mı büyüyor?”
Bizim mesele de tam olarak bu.
Elbette bir büyüme var. Fakat Van’a yatırımdan çok, herkesin kendine yatırım yaptığı da inkâr edilemez bir gerçek. Onların koltukları büyüdükçe, Van küçülüyor!
Sayın Bakan konuşurken kadraja dikkat ettiniz mi? Hani bazı düğünlerde gelinden çok görümce görünür ya… İşte tam olarak öyle bir manzara.
Van Valisi ve aynı zamanda kayyum sıfatıyla belediye başkanlığı görevini yürüten Sayın Ozan Balcı; Bakan’ın sağında, solunda, önünde, arkasında… Fizik kurallarını zorlayan bir görünürlük performansı. Aynı anda dört-beş farklı noktada birden kadraja sığabilmek, her babayiğidin harcı değil. Bakan Nebati’nin görünürlük rekorunu kırdığından eminim!
Dua ediliyor, Vali orada.
Kurdele kesiliyor, makasın bir ucu Vali’de.
Fotoğraf çekiliyor, kadrajın tam ortasında yine Vali.
Neredeyse mikrofonu alıp 45,7 milyarın küsuratını da kendisi açıklayacak.
Balcı’nın kayyum olarak belediyeye ilk girişini hatırlayın… Bayraklar, marşlar, adeta bir fetih sahnesi. Bir tek at eksikti.
Türkiye’de valilerin “AKP’lileşmesi” artık kimseyi şaşırtmıyor. Memleketi ‘Partili Valiler, Partili Kaymakamlar’ yönetiyor.
Önce vali, sonra kayyum, sonra neden olmasın milletvekili… Belki bir gün bakanlık.
Kayyumluk, kimileri için geçici bir görev değil; Ankara’ya açılan otomatik kapı adeta. Çünkü düz vali olarak kalırsanız bir gün emekli olursunuz. Sabah yürüyüşü, kahve-kahvaltı, torun sevme faslı… Bir bakmışsınız ömür geçmiş.
Ama siyaset öyle mi? O ihtimal, makam arabasının camından görünen manzara kadar cezbedici.
Aziz Nesin’in “Milletvekili olacak valinin nutkundan belli olur” sözünün aştı artık. Eskiden Valiler bu mesajı nutukla verirlerdi ama kendi içinde gizli bir şifreydi bu. Şimdi öyle mi, kurdele tutuşundan, objektife bakış açısından, hatta Bakan’a yakın durma mesafesinden belli oluyor. Adeta ‘Ben vekil olmak istiyorum’ diye bağırıyor.
Eskiden “devlet ciddiyeti” dediğimiz şey biraz mesafe isterdi. Bürokrat, siyasetçinin yanında durur ama gölgesine girmezdi.
Van’da kurdele bol.
Kesip kesip duruyorlar.
Kurdeleyi kesip gidiyorlar.
Hepsi bu.
Süleyman Demirel yaşasaydı muhtemelen şöyle derdi:
“Vali Bey… Çok belli ediyorsunuz.”
Yazıda belirtilen görüşler tamamen yazarın kendi düşünceleridir. Kurumumuzun yayın politikası değildir.