Şimdi izin verirseniz zihninizi biraz bulandırmaya geldim...

Ramazan ayındayız. Çoğumuz için bu ay; daha çok ibadet, daha çok sabır, daha çok kontrol demek. Nefsimizi tutmak, dilimizi tutmak, öfkemizi tutmak… Yani aslında kendimizi “güçlendirmek”.

Ama size farklı bir şey söyleyeceğim:

Ramazan belki de güçlü olma ayı değil, zayıflığını fark etme ayıdır.

Kişisel gelişim bize hep şunu öğretir: Daha disiplinli ol, daha iradeli ol, kendini kontrol et. Ramazan da dışarıdan bakınca bunun dini bir versiyonu gibi görünür. Oruç tutarsın, dayanırsın, sabredersin.

Ama işin derininde başka bir şey var.

Gün içinde susadığımızda ya da acıktığımızda şunu fark ederiz:
Ne kadar çabuk sinirlenebildiğimizi.
Ne kadar sabırsız olabildiğimizi.
Ne kadar kırılgan olduğumuzu.

Yani Ramazan aslında bizi “daha güçlü” yapmadan önce, bize zayıf yanlarımızı gösterir.

Ve bu kötü bir şey değildir.

Çünkü insan en çok zayıfken kendini tanır.

Günlük hayatta hep güçlü görünmeye çalışıyoruz. İşte başarılı, evde sabırlı, sosyal hayatta neşeli… Hep bir performans hali.

Ama Ramazan’da beden zaten yavaşlıyor. Enerji düşüyor. Daha sakin, daha içe dönük oluyoruz.

Belki de bu ayın asıl mesajı şu:
Her zaman güçlü olmak zorunda değilsin.

Açlık bize sınırımızı hatırlatır. Susuzluk bize acizliğimizi hatırlatır. Ve bu hatırlatma bizi küçültmez, dengeler.

Kişisel gelişimde hep bir sonraki versiyonumuza koşarız. Daha iyi bir “ben” olmaya çalışırız.

Ama Ramazan sanki şöyle der:
“Dur. Önce şu anki halini tanı.”

Sinirlendiğin anı fark et.
Yorulduğun anı fark et.
Sabırsızlaştığın anı fark et.

Belki de gerçek gelişim, kendimizi zorlayarak değil; kendimizi anlayarak olur.
Dahası belki de en büyük gelişim;
Daha çok yapmak değil,
Daha çok fark etmektir.

Bu Ramazan kendimize şunu soralım:
Gerçekten daha güçlü mü olmak istiyorum,
yoksa kendimi daha dürüst görmek mi?

Çünkü bazen insanı büyüten şey,
iradesini göstermek değil,
kırılganlığını kabul etmektir.

☕Bu hafta iftardan sonraki çaylarımızı
Ramazan manisi tadında içelim;
Gün boyu eksilmedik,
Sadece sadeleştik.