Ben Van'ı uzun bir zamandır "Her şeye geç kalmış şehir" olarak tanımlıyorum. Bunun nedenlerine elbette biraz sonra geleceğim. Ama öncelikle bu sabah internette karşılaştığım bir videodan bahsetmek istiyorum.
Gazeteci Tayfun Talipoğlu, 2001 yılında, NTV'de yayınlanan programına Vanlıları davet etmiş ve kentin sorunları konuşuluyor. Hele bakın konuklar kimler?
O dönemin; Van Belediye Başkanı Şahabettin Özarslaner, Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kayhan Türkmenoğlu, Van Ticaret Borsası Başkanı Feridun Irak, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın ve daha bir çok isim o gün aynı stüdyoda canlı yayında...
2001 yılında yapılan bu canlı yayını izlediğimde, şöyle dönüp de bu güne baktım. Ne değişti? Ben sayayım hemen!
-Van Belediyesi, Van Büyükşehir Belediyesi oldu.
-Şahabettin Özarslaner'in ardından, AKP adayı Burhan Yenigün şecildi. Sonrasında Bekir Kaya ile Hatice Çoban, Bedia Özgökçe ile Mustafa Avcı son olarak da Abdullah Zeydan ile Neslihan Şedal, Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları olarak seçildi. Ancak tamamının yerine kayyım atandı.
-Van Ticaret Odası Başkanı Kayhan Türkmenoğlu, iktidar partisinde milletvekili oldu ve halen de milletvekili
-Van Ticaret Odası Başkanı Feridun Irak, Van'ın sorunları için mücadele eden bir aktiviste dönüştü.
-YYÜ Rektörü Yücel Aşkın, evinde tarihi eser bulundurmak suçuyla tutuklandı. Sonrasında beraat etti.
Bundan 24 yıl önce o stüdyoda konuşulan konuları, bugün Van halkına yeniden izletirseniz emin olun eksiklik hissedilmez. Çoğu insan 2001 tarihli bir yayın olduğunu anlamaz bile. Soru aynı, sorun aynı...
O programda Van’ın sorunlarına dair konuşulan konuların arasında, sınır ticareti yapılamaması, sanayideki yetersizlik, istihdam alanlarının olmaması, gençlerin işsiz kalması, kentsel kimliğin oturmaması, alt ve üst yapı eksiklikleri, eğitim ve sağlıkta geri kalmışlık gibi temel başlıklar yer alıyor. Bunlara çözümler üretilmesi gerektiği vurgulanıyor. 24 yıl önce! Evet, 24 yıl önce!
24 sene önce doğan bir çocuk, yetişkin bir delikanlıya dönüştü. 24 sene önce dikilen bir fidan, meyveleri sepetleri dolduran bir ağaca dönüştü. Koskoca 24 sene geçti! O halde tekrar soruyorum ne değişti? Cevabı yine ben vereyim: Hiç!
Hiçbir şey değişmedi! Sınır ticareti yine yok! İşsizlik katlanarak arttı! TÜİK’in verilerine bile bakıldığında eğitimden, sağlığa, yaşam koşullarından, istihdam oranlarına hemen her şeyde son sırada yer alan kocaman bir kent kaldı.
24 yıl önce Van’dan çok daha geride olan şehirler varken, 24 sene içinde Van onlardan da geride kaldı. O yüzden Van için, “Her şeye geç kalmış şehir” diyorum.
Feridun Irak, o gün NTV ekranlarında ne diyorsa, bugün de aynısını diyor. Kendisi çok sevdiğim bir ağabeyimdir. Ne zaman karşılaşsak Van’ın kronikleşmiş hatta kangren olmuş sorunları üzerine konuşuyoruz. Geçtiğimiz gün, yıllardır boşa yapılan bir harcamayı dile getirdi. Konuyu ben de daha önce Gazete Duvar’da yazmıştım. Van’ın bir demiryolu hattı yok. Van’a İran’dan gelen trenler feribotla gölün karşı kıyısına taşınıyor. Yıllardır süren bu taşımanın maliyeti milyonlarla ifade ediliyor. Oysa aynı paraya, belki de daha azına demiryolu hattı yapılabilir mesela!
Bu basit bir örnek gibi görünebilir ama bir de meseleye şuradan bakalım. Van’ın yarısından bile küçük şehirlere hızlı trenle yolculuk yapılabiliyor. Uçak sefer sayıları Van’dan daha fazla. Altyapısı ve üstyapısı Van’ın çok daha ilerisinde. İstihdam da bile Van’ın yarısı kadar nüfusa sahip kentlerde durum çok daha iyi.
Bir buçuk milyon insanın yaşadığı bu kentte hastaneden randevu alamıyorsanız, gittiğiniz hastanenin önündeki yaya üst geçidinde asansörü kullanamıyorsanız, hastanenin yetersiz otoparkında aracınızı park edecek bir yer bulamıyorsanız, her şeye geç kalmışsınız demektir.
Elektrik sayaçlarınız direklerin tepesine taşınmışsa, o kablolar balkonlarınızdan evinize sokuluyorsa, size potansiyel hırsız muamelesi yapılıyorsa, her şeye geç kalmışsınız demektir.
Çürük yarık yollarda ilerlemek zorunda kalıyorsanız, hakkınız olan kaldırımın üstüne çıkamıyorsanız, 100 metrelik mesafeyi yarım saatte ancak aşıyorsanız, her şeye geç kalmışsınız demektir.
İnsanlar metrolarla seyahat ederken siz saatlerce bir minibüsün gelmesini bekliyorsanız, 20 dakikalık kampüs yolunu bir saatte ancak aşıyorsanız, sıkış tepiş doluştuğunuz minibüste bir de kavga ediyorsanız, her şeye geç kalmışsınız demektir.
Tüm bunlara rağmen 24 yıldır aynı sorunu tekrar ediyorsanız, her seferinde aynı sorunları yazıp çiziyorsanız, bir umut belki düzelir diye bekliyorsanız, her şeye geç kalmışsınız demektir.