Çalışma hayatı boyunca hem esnaflık yaparak Bağ-Kur sistemine prim ödeyen hem de bir iş yerinde sigortalı çalışarak SSK bünyesinde yer alan vatandaşlar için emeklilik planlaması son derece kritik bir önem taşıyor. Hangi sigorta kolundan emekli olunacağı hususu, kişilerin toplaması gereken prim şartını ve dolayısıyla emeklilik yaşını doğrudan etkiliyor. Ekonomist Muhammet Bayram tarafından gerçekleştirilen detaylı incelemelere göre, özellikle Mayıs 2008 tarihinden önce ilk defa sigorta girişi yapılmış olan çalışanlar açısından son 7 yıllık süreç ile 1261 gün şartı emeklilik zamanını yaklaşık 5 yıl kadar öne çekebilmekte veya erteleyebilmektedir.

Mevzuat gereği SSK şartlarından faydalanarak emekliye ayrılmak isteyen kişilerin 7200 prim gününü doldurması kafi gelirken, esnaf ve bağımsız çalışanları kapsayan Bağ-Kur bünyesinde bu rakam 9000 gün olarak uygulanmaktadır. İki farklı sigorta statüsü arasında bulunan 1800 günlük bu devasa fark, fiilen 5 yıllık ek bir çalışma süresine karşılık gelmektedir. Bu sebepten ötürü çok sayıda esnaf, daha erken yaşta ve daha az primle emekli olabilme fırsatını değerlendirmek amacıyla Bağ-Kur kaydını dondurup veya kapatıp SSK kapsamında bir işte fiilen çalışmaya başlamaktadır. Ancak yapılan bu kurum değişiminin hukuken geçerli sayılması için ilgili kanuni kuralın eksiksiz uygulanması gerekmektedir.

Sigorta Statüleri Arasındaki 1800 Günlük Çalışma Farkı

Çalışma sosyal güvenlik mevzuatında yer alan düzenlemeler, SSK ve Bağ-Kur mensuplarının emeklilik şartları hususunda belirgin bir ayrım ortaya koymaktadır. SSK'lı çalışanlar 7200 prim günüyle emeklilik hakkına kavuşabilirken, Bağ-Kur sigortalılarının tam 9000 prim gününü tamamlaması zorunlu tutulmaktadır. Takvim hesabıyla yaklaşık 5 senelik bir zaman dilimine tekabül eden bu 1800 günlük süre farkı, kişilerin çalışma hayatında kalma süresini doğrudan uzatmaktadır.

Söz konusu süre farkından olumsuz etkilenmek istemeyen pek çok esnaf ve serbest meslek sahibi, emeklilik vakti yaklaştığında stratejik bir adım atarak SSK statüsüne geçiş yapmayı tercih etmektedir. Fakat geçiş işleminin emeklilik dairesince onaylanması ve geçerli kabul edilmesi için "son 7 yıl" olarak bilinen yasal çerçevenin doğru bir biçimde hesaplanması gerekmektedir. Aksi takdirde yapılan prim ödemeleri emeklilik tarihini öne çekmeye yetmemektedir.

Son 7 Yıl Şartı ve 1261 Günlük Sürenin Mantığı

Mayıs 2008 tarihinden önce sigortalı olarak ilk defa tescil edilmiş kişilerin hangi kurumun mevzuatına göre emekliye ayrılacağı, emeklilik talebinde bulunulan tarihten geriye doğru bakılan son 7 yıllık fiili çalışma dönemi esas alınarak belirlenmektedir. Sosyal güvenlik hesaplamalarında son 7 yıllık çalışma süresi, toplamda 2520 prim gününe karşılık gelmektedir. Bu sürenin yarısından bir fazla gün sayısı olan 1261 gün ve üzerinde hangi kurum kapsamında ödeme yapılmışsa, emeklilik işlemleri o kurumun şartlarına göre yürütülmektedir.

Yıllarca esnaflık yapmış ve Bağ-Kur kapsamına yüksek miktarda prim yatırmış bir kişi dahi, emeklilik müracaatından önceki son 7 yıllık süreçte en az 1261 gün boyunca SSK'lı olarak çalışmışsa SSK hükümlerinden faydalanabilmektedir. Bu sayede vatandaşlar, uzun yıllar Bağ-Kur'lu olsalar bile SSK'nın sunduğu 7200 gün avantajıyla çok daha erken bir tarihte emeklilik hakkı kazanabilmektedir.

Örnek Hesaplamalarla Kurum Değişikliği Avantajları

Uzun yıllar boyunca kendi işini işleterek Bağ-Kur sistemine prim yatıran bir vatandaşın durumunu ele alalım. Bu sigortalı kişi, Bağ-Kur bünyesinde 9000 prim gününü tamamlayabilmek adına henüz birkaç yıl daha çalışmak ve prim ödemek durumunda kalabilir. Fakat iş yerini kapatıp yahut devredip SSK'lı bir iş yerine giriş yapar ve son 7 yıllık süreç içerisinde en az 1261 gün SSK primi biriktirirse, toplam prim sayısı 7200 sınırını geçtiği an SSK üzerinden emekli olma imkanına kavuşmaktadır.

Matematiksel bir hesaplamayla 1261 günlük süre, kesintisiz biçimde sürdürülen yaklaşık 3,5 yıllık bir çalışma hayatına karşılık gelmektedir. Bu nedenle çalışma statüsünü değiştirmeyi planlayan vatandaşların; toplam prim gün sayısını, yaş şartını ve son 2520 gün içindeki prim dağılımını bir arada inceleyip planlama yapması büyük önem taşımaktadır.

2008 Yılı Sonrasında Sigortalı Olanların Durumu

Mayıs 2008 tarihinden sonra ilk defa sigorta girişi yapılan çalışanlar için son 7 yıl kuralı geçerliliğini yitirmektedir. Bu tarihten sonra çalışma hayatına adım atan vatandaşların hangi kurumdan emekli olacağı, tüm meslek hayatı boyunca ödediği toplam primlerin ağırlığına göre tayin edilmektedir. Yani kişinin tüm çalışma geçmişinde en fazla hangi sigorta koluna prim yatırılmışsa, emeklilik işlemleri de doğrudan o kurumun mevzuatına göre tamamlanmaktadır.

Yeni sistem çerçevesinde 2008 sonrası girişlilerin emeklilik dönemine birkaç yıl kala statü değiştirerek erken emeklilik avantajı elde etme imkanları son derece kısıtlanmıştır. Bu gruptaki sigortalıların emeklilik planlamalarını son yıllara bırakmak yerine, çalışma yaşamlarının ilk dönemlerinden itibaren bütüncül bir şekilde kurgulamaları zorunlu bir hal almıştır.

Prim Günlerinin Eşitlenmesi ve İhya Düzenlemeleri

Öte yandan SSK ve Bağ-Kur arasındaki 1800 günlük prim farkının ortadan kaldırılmasına yönelik yasal düzenleme çalışmaları uzun süredir kamuoyunun gündeminde yer almaktadır. Ekonomist Muhammet Bayram, konuya ilişkin teknik hazırlıkların bulunduğunu ve düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde görüşülerek yasalaşmasının beklendiğini aktarmaktadır. Tasarlanan düzenleme hayata geçtiği takdirde Bağ-Kur mensupları için aranan 9000 günlük şartın 7200 güne düşürülmesi hedeflenmektedir.

İstanbullular Bu Desteği Kaçırmasın: 1 Milyon 875 Bin TL İçin Yeni Süre!
İstanbullular Bu Desteği Kaçırmasın: 1 Milyon 875 Bin TL İçin Yeni Süre!
İçeriği Görüntüle

Yasal sürecin yanı sıra geçmişte vergi kaydı bulunmasına rağmen sigorta tescili yapılmamış olanlar için Bağ-Kur ihya imkanları da gündemdeki yerini korumaktadır. İhya mekanizması sayesinde dondurulan veya eksik kalan geçmiş sürelerin primleri güncel değerler üzerinden ödenerek emeklilik hesabına dahil edilebilmektedir. Uzmanlar, prim eşitleme adımıyla birlikte ihya süreçlerinde de yeni kolaylıkların sağlanabileceğini vurgulamaktadır.

Emekli Maaşı Miktarına Statü Farkının Etkisi

Çalışılan sigorta statüsü sadece emeklilik yaşını ve prim gününü değil, bağlanacak olan aylık emekli maaşının miktarını da doğrudan etkilemektedir. Muhammet Bayram, SSK şartlarıyla emekliye ayrılan vatandaşların çoğunlukla Bağ-Kur emeklilerine nazaran daha yüksek maaş alabildiklerini ve iki sistem arasındaki bu gelir dengesizliğinin düzeltilmesi gerektiğini ifade etmektedir.

Emeklilik dilekçesini vermeden önce vatandaşların e-Devlet platformu üzerinden hizmet dökümlerini incelemeleri büyük önem taşımaktadır. Son 7 yıldaki primlerin kurumlara göre dağılımını önceden kontrol etmek, olası bir ret kararı veya maaş hak kaybı ile karşılaşma riskini tamamen ortadan kaldırmaktadır.

Kaynak: Haber Merkezi