Kış mevsiminin etkisini iyice hissettirmeye başladığı bu günlerde enerji sektöründen gelen son finansal veriler ve uluslararası piyasa hareketleri vatandaşların aylık giderlerini doğrudan etkileyecek yeni gelişmelerin habercisi durumunda bulunuyor. Türkiye'nin önde gelen kamu enerji şirketi BOTAŞ bünyesinde gerçekleştirilen devasa boyuttaki sermaye artırımı hamlesi sektör uzmanları ve piyasa analistleri tarafından yaklaşan yeni yılla birlikte faturaya yansıyacak olası bir fiyat güncellemesinin en somut işareti olarak değerlendiriliyor. Şirket sermayesinin 200 milyar liradan 350 milyar liraya çıkarılması yönünde alınan karar arka planda biriken mali yükün finansal tablolar üzerindeki etkisini açıkça ortaya koyuyor.

Milyonlarca İşçiyi İlgilendiriyor: Haftalık Mesai İçin Kritik Soru!
Milyonlarca İşçiyi İlgilendiriyor: Haftalık Mesai İçin Kritik Soru!
İçeriği Görüntüle

Enerji piyasalarını yakından takip eden ekonomistler ve uzman isimler, sübvansiyon mekanizmalarının sürdürülebilirliği ile küresel ithalat maliyetleri arasındaki makasın açılması nedeniyle yeni dönemde tarifelerde değişime gidilmesini kaçınılmaz buluyor. Hükümetin Ekonomi Programı kapsamında ilan edilen %21,0 seviyesindeki 2027 enflasyon hedefiyle paralel bir artışın gündeme gelebileceği tahmin ediliyor. Henüz yetkili makamlar tarafından yayımlanmış resmi bir fiyat kararı bulunmasa da piyasa dinamikleri ve maliyet analizleri, yeni yılın ilk günlerinden itibaren doğal gaz ile elektrik fiyatlarında yukarı yönlü bir güncellemenin yapılabileceğini gösteriyor.

Küresel Piyasalarda Yükselen Ham Madde Fiyatları Ve İthalat Yükü

Türkiye her yıl ortalama 55 ile 60 milyar metreküp bandında seyreden devasa doğal gaz ihtiyacının neredeyse tamamını dış kaynaklardan tedarik etmek durumunda kalıyor. Ülkeye giren gazın önemli bir kısmı Rusya ve Azerbaycan üzerinden kurulu boru hatlarıyla taşınırken, geri kalan bölüm ise başta ABD, Cezayir, Fransa ve Rusya gibi üretici ülkelerden sıvılaştırılmış doğal gaz yani LNG formunda gemilerle ithal ediliyor. Jeopolitik gerilimler ve küresel arz zincirinde yaşanan aksaklıklar, Brent petrol varil fiyatı ile birlikte uluslararası doğal gaz borsa endekslerini son yılların en yüksek seviyelerine tırmandırdı. Avrupa piyasalarının ana göstergesi sayılan Hollanda merkezli TTF borsasında 1 metreküp gazın birim fiyatı 1 dolar eşiğini aşmış durumda.

Enerji uzmanları BOTAŞ'ın imzaladığı uzun vadeli alım sözleşmelerinin bir kısmının petrole, bir kısmının ise Avrupa gaz merkezlerine ve anlık spot LNG piyasasına endeksli olduğuna dikkat çekiyor. Petrol ve doğal gaz fiyatlarının küresel çapta eş zamanlı olarak yükselişe geçmesi, kamu şirketinin farklı kanallardan tedarik ettiği gazın ortalama ithalat birim maliyetini doğrudan yukarıya çekiyor. Özellik kış aylarının gelmesiyle birlikte konutlarda ve ticarethanelerde ısınma amaçlı tüketimin zirve yapması, ek gaz ihtiyacının daha pahalı olan spot LNG alımlarıyla karşılanmasını zorunlu kılıyor. Bu durum soğuk havalarda enerji tedarik maliyetlerinin çok daha ağır bir tabloya dönüşmesine yol açıyor.

Kamu Enerji Şirketinde Sermaye Değişimi Ve Sübvansiyon Dengesi

İthalat maliyetlerinde yaşanan bu olağanüstü artışa karşın iç piyasadaki konut ve sanayi tarifelerine uzun süredir aynı oranda zam yansıtılmaması şirket bilançoları üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Devletin vatandaşları korumak adına uyguladığı yüksek oranlı sübvansiyon politikası, BOTAŞ'ın gazı maliyetinin altında bir fiyatla iç pazara sunmasına neden oluyor. Aradaki devasa farkın kamu kaynaklarıyla kompanse edilmesi gerekliliği, şirketin 2026 faaliyet dönemini de önemli miktarda zararla kapatacağını net bir şekilde gösteriyor.

İşte bu kronikleşen finansal açığı kapatmak ve şirketin likidite yapısını koruyabilmek amacıyla sermaye tabanı 200 milyar liradan 350 milyar liraya kadar yükseltildi. Sektör temsilcileri yapılan bu 150 milyar liralık dev sermaye takviyesinin isteğe bağlı bir yatırım adımı olmadığını, mevcut piyasa koşullarında operasyonların sürdürülebilirliği için atılmış zorunlu bir adım olduğunu dile getiriyor. Sermaye yapısındaki bu radikal değişim, kamu üzerindeki maliyet yükünün hafifletilmesi adına yeni dönemde tarifelerin yeniden düzenleneceğinin en güçlü göstergesi olarak kabul ediliyor.

Olası Fiyat Güncellemesinin Faturalara Ve Hane Bütçesine Yansıması

Sektör analistlerinin yaptığı detaylı simülasyonlara göre, yeni yılda uygulanması muhtemel %21,0 oranındaki bir fiyat güncellemesi evsel tüketicilerin aylık bütçesinde doğrudan hissedilecek bir fark yaratacak. Örneğin kış şartlarında aylık ortalama 2.000 lira doğal gaz faturası ödeyen ortalama bir hanenin gideri, öngörülen artış oranı sonrasında yaklaşık 2.420 lira seviyesine ulaşacak. Bu durum hane halkı için her ay 420 liralık ek bir harcama kalemi anlamına geliyor. Elektrik tarafında ise aylık 1.000 lira ödeyen bir abonenin faturası aynı zam oranıyla 1.210 lira düzeyine tırmanarak 210 liralık bir artış getirecek.

Öte yandan enerji yönetiminin tüketimi dengelemek ve sübvansiyon adaletini sağlamak amacıyla hayata geçirdiği kademeli tarife sistemi de hesaba katıldığında yüksek tüketim yapan hanelerin karşılaşacağı maliyet farkı çok daha üst seviyelere çıkabiliyor. Belirlenen baz tüketim sınırını aşan konutlarda birim fiyatlar katlanarak arttığı için faturalardaki net yükseliş oranı çok daha belirgin hale geliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar tarafından yapılan son resmi açıklamada ekim ve kasım aylarında herhangi bir fiyat değişikliğine gidilmeyeceği kesinleşmişti. Bu açıklama doğrultusunda gözler tamamen aralık ayında ilan edilecek yeni tarifelere ve 2027 yılına girerken açıklanacak fiyat listelerine çevrilmiş durumda.

Tüketiciler İçin Evde Enerji Ve Maliyet Tasarrufu Yöntemleri

Yaklaşan olası zam dalgası ve artan kış maliyetleri karşısında uzmanlar, bireysel düzeyde alınabilecek basit ama son derece etkili tasarruf tedbirlerine vurgu yapıyor. Isınma giderlerini kontrol altında tutabilmek için konutlarda kullanılan kombi sistemlerinin yıllık periyodik bakımlarının aksatılmadan yaptırılması hayati önem taşıyor. Radyatörlerde termostatik vana kullanımına geçilmesi, iç mekan oda sıcaklığının ideal seviye olan 20 ile 21 derece arasında sabit tutulması ve kullanılmayan alanlardaki radyatör vanalarının kısılması doğal gaz tüketiminde %10,0 ile %15,0 arasında doğrudan tasarruf sağlayabiliyor.

Elektrik tüketiminde ise öncelikle yüksek enerji verimlilik sınıfına sahip A+++ beyaz eşyaların tercih edilmesi uzun vadeli faturalarda gözle görülür bir düşüş yaratıyor. Televizyon, bilgisayar ve şarj aletleri gibi cihazların kullanılmadıkları anlarda bekleme modunda bırakılmayıp fişten çekilmesi, çamaşır ve bulaşık makinelerinin sadece tam kapasiteye ulaştığında çalıştırılması gibi pratik alışkanlıklar aylık elektrik giderlerini ciddi oranda aşağı çekiyor. Bina yalıtımı ve pencerelerde sızdırmazlık fitillerinin kullanılması da kış boyunca enerjinin iç mekanda kalmasını sağlayarak faturaları hafifletiyor.

Kaynak: Haber Merkezi