Sosyal Güvenlik Kurumu Başuzmanı İsa Karakaş tarafından yapılan son değerlendirmeler ülke genelinde milyonlarca çalışanı ilgilendiren mesai saatleri konusunu yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. Sabahın erken saatlerinde yola koyulup akşamın geç vakitlerinde evlerine dönebilen yoğun bir çalışan kitlesinin gözü kulağı iş kanununda yapılması muhtemel yeni düzenlemelere çevrilmiş durumda. Katı ve uzun mesai şartlarının küresel ölçekte aşamalı olarak terk edildiğini vurgulayan uzmanlar, Türkiye'deki mevcut tablonun da artık insani ve ekonomik gereksinimler doğrultusunda güncellenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Mevcut yasal çerçevede Türkiye'de uygulanan 45 saatlik sınırın dünyadaki birçok çağdaş örneğin gerisinde kaldığı ifade ediliyor. İş hayatında verimliliği artırmak ve çalışan refahını yükseltmek adına atılacak adımların önemine değinen Karakaş, emekçilerin bu tür yenilikleri tam anlamıyla hak ettiğini dile getirdi. Farklı ülkelerde yürürlüğe giren reformların olumlu neticeler verdiğini belirten uzmanlar, Türkiye'deki iş gücü piyasasının da benzer bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu aktarıyor.

Dünyada Çalışma Sürelerinin Tarihsel Gelişimi

Uluslararası Çalışma Örgütü 1919 yılında günlük 8 ve haftalık 48 saatlik ilk küresel sınırı çizerek iş hayatındaki standartların temelini attı. Kuruluş 1935 yılına gelindiğinde ise haftalık 40 saatlik çalışma süresini tavsiye niteliğinde bir karar olarak benimsetti. Bu tavsiye kararının ardından Fransa 1936 yılında 40 saatlik süreyi kanuni güvenceye kavuştururken, Amerika Birleşik Devletleri de 1938 yılında yürürlüğe koyduğu Adil Çalışma Standartları Yasası ile haftalık sınırı 40 saat seviyesinde sabitledi.

Zaman içerisinde küresel ölçekteki düzenlemeler çalışan lehine genişlemeye devam etti. Fransa 1998 ile 2000 yılları arasında çıkardığı Aubry Yasaları aracılığıyla haftalık mesaiyi 35 saate kadar düşürdü. İzlanda ise 2015 ile 2019 yılları arasında haftalık 35 ve 36 saatlik deneme uygulamalarını hayata geçirerek bu sürecin verimliliği düşürmediğini aksine çalışanların genel sağlık durumunu gözle görülür biçimde iyileştirdiğini kanıtladı.

Doğum Yardımı Ne Zaman Yatacak: Ekim Ödemeleri Bekleniyor!
Doğum Yardımı Ne Zaman Yatacak: Ekim Ödemeleri Bekleniyor!
İçeriği Görüntüle

Küresel Reformlar Ve Ülke Örnekleri

Latin Amerika ve Avrupa ülkelerinde son dönemde atılan adımlar çalışma sürelerinin kısaltılması yönündeki küresel eğilimi iyice hızlandırdı. Brezilya Kongresi yakın zamanda anayasada kayda değer bir değişikliğe giderek haftalık mesaiyi 44 saatten 40 saate çekti. Çalışanların maaşlarında hiçbir kesinti yapılmaksızın haftada 2 gün kesintisiz dinlenme hakkı tanınması bölge genelindeki reform zincirinin en güncel ve dikkat çekici halkasını oluşturdu.

Diğer ülkelerde de benzer yasal süreçler kararlılıkla sürdürülüyor. Kolombiya 2021 ile 2026 yılları arasında 48 saatlik haftalık mesaiyi kademeli biçimde 42 saate indirme planını uyguluyor. Şili 2023 yılında kabul ettiği yasa ile 45 saatlik sürenin kademeli olarak 40 saate düşürülmesini mevzuata işledi. Meksika ise 2026 yılında başlayan süreçle 48 saatlik haftalık süreyi adım adım 40 saate düşürmek adına resmi adımları atmış bulunuyor.

Türkiye'deki Yasal Durum Ve Standartlar

Türkiye'de yürürlükte bulunan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesi uyarınca haftalık azami çalışma süresi %100 yasal sınır olarak 45 saat biçiminde uygulanıyor. İş yerlerinde haftada 6 gün mesai yapılması durumunda günlük süre 7,5 saat olarak hesaplanırken, 5 gün çalışılan işletmelerde günlük süre 9 saate kadar ulaşabiliyor. Yıllardır herhangi bir değişikliğe uğramayan bu düzenleme küresel gelişmelerin aksine sabit bir çizgide ilerlemeyi sürdürüyor.

SGK Başuzmanı İsa Karakaş tarafından paylaşılan uluslararası karşılaştırmalar Türkiye'nin mevcut durumunu net biçimde ortaya koyuyor. Avrupa Birliği üyesi ülkelerde haftalık çalışma süreleri genelde 35 ile 40 saat arasında değişkenlik gösteriyor. Avustralya'da 38 saat olarak uygulanan bu süre; Japonya, Güney Kore, Şili ve Brezilya'da 40 saat seviyesinde bulunuyor. Türkiye ise hâlen 45 saatlik yasal sınır ile bu ülkelerin oldukça gerisinde yer alıyor.

Esnek Mesainin Verimlilik Üzerindeki Etkileri

Haftalık çalışma sürelerinin düşürülmesi talebinin bir lüks ya da tembellik isteği olarak görülmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, bu adımın insani ve ekonomik açıdan kaçınılmaz bir gereksinim olduğunu vurguluyor. Uzun saatler boyunca devam eden mesailerin çalışanlar üzerinde kronik yorgunluk, tükenmişlik sendromu ve yüksek seviyede strese yol açtığı tespit ediliyor. Yorgun bir zihnin ve bedenin iş sahasında meydana gelen kazalara açık davetiye çıkardığı ifade ediliyor.

İş yerinde uzun saatler geçirmek her zaman yüksek üretim ya da yüksek verim anlamına gelmiyor. Sürekli tezgah başında veya masa başında yorulan personelin bir süre sonra üretim kapasitesi ciddi oranda düşüş gösteriyor. Fransa ve İzlanda uygulamalarından elde edilen veriler, yeterince dinlenen zihinlerin çok daha verimli iş çıktısı ürettiğini gösteriyor. Çalışma sürelerinin kısalması maliyetleri artırmak yerine hastalanma oranlarını, iş hatalarını ve olası maddi kayıpları önemli ölçüde azaltıyor.

Mevzuat Değişikliği Beklentileri Ve Gelecek

Mevcut durumda hükümetin resmi gündeminde haftalık çalışma sürelerini doğrudan düşürecek somut bir kanun teklifi veya yasa tasarısı yer almıyor. Uzmanlar tarafından yapılan bu açıklamalar şimdilik teknik ve değerlendirme niteliğindeki bir analiz olarak öne çıkıyor. Buna karşın işçi sendikalarının uzun yıllardır yüksek sesle dillendirdiği bu talebin kurum içinden bir uzman tarafından tekrar gündeme taşınması kamuoyunda geniş bir yankı uyandırdı.

Ülke genelinde çalışma sürelerine yönelik yeni bir standart oluşturulabilmesi için TBMM çatısı altında 4857 sayılı İş Kanunu üzerinde kapsamlı bir yasal düzenleme yapılması gerekiyor. İş dünyası temsilcileri ile çalışan kanadının ortak bir noktada buluşması halinde konunun önümüzdeki dönemde resmi makamların da gündemine girmesi ihtimal dahilinde değerlendiriliyor. Yakın gelecekte bu alanda atılacak adımlar milyonlarca çalışanın günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyecek potansiyel taşıyor.

Kaynak: Haber Merkezi