Geçim sıkıntısı nedeniyle aynı zaman diliminde birden fazla işyerinde mesai harcayan milyonlarca sigortalı çalışanı yakından ilgilendiren kritik bir adım atıldı. Kamu Denetçiliği Kurumunun sunduğu tavsiye niteliğindeki raporun ardından harekete geçen Türkiye İş Kurumu, çift işyerinde eş zamanlı görev yapan personellerin işsizlik maaşı hesaplama sistemini sil baştan değiştirmek üzere resmi bir çalışma başlattı. Yeni uygulamayla birlikte, geçmiş dönemde eksik hesaplanan işsizlik ödeneklerine ilişkin fark ödemelerinin hak sahiplerine aktarılması hedefleniyor.
Söz konusu süreç, iki ayrı şirkette eş zamanlı olarak sigortalı gösterilen ve Sosyal Güvenlik Kurumuna her iki kazancı üzerinden de düzenli prim ödenen bir vatandaşın mağduriyetiyle gündeme taşındı. İşinden ayrıldıktan sonra İŞKUR’a başvuran çalışan, işsizlik maaşı alırken her iki işyerindeki toplam kazancının dikkate alınması gerekirken aritmetik ortalamasının alındığını ve bu durumun eline geçen aylık tutarı ciddi miktarda düşürdüğünü fark etti. Yaşadığı hak kaybının düzeltilmesi amacıyla Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuran mağdur sigortalının talebi incelemeye alındı ve yapılan detaylı değerlendirme neticesinde kurum haklı bulundu.
Ortak Hesaplama Yöntemi Hakkaniyete Aykırı Bulundu
Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından gerçekleştirilen hukuki ve teknik incelemelerde, her iki işyeri için de ayrı ayrı işsizlik sigortası primi ödenmesine rağmen kazançların ortalamasının alınarak düşürülmesinin yasal bir dayanağı bulunmadığı tespit edildi. Hazırlanan raporda, mevzuatta açık bir hüküm yer almamasına karşın uygulanan bu yöntemin işsiz kalan vatandaşın gelir kaybını telafi etme amacına tamamen ters düştüğü ifade edildi. Ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatı ve sosyal devlet ilkeleri gereği, ödenen primlerin karşılığının adil biçimde vatandaşa yansıtılması gerektiği vurgulandı.
Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasıyla karara bağlanan tavsiye metninde, başvuruyu yapan vatandaşın son 4 aylık süreçte iki farklı işyerinden bildirilen prime esas kazançlarının toplanarak yeniden bir hesaplama yapılması istendi. Kararda ayrıca aynı aylara tekabül eden prim gün sayılarının mükerrer şekilde toplanmaması gerektiğinin altı çizildi. İlgili kanun maddesindeki üst sınırlar korunarak yapılacak bu yeni hesaplama neticesinde oluşan geçmişe dönük farkın başvurana ödenmesi ve İŞKUR Genelgesinin de bu doğrultuda revize edilmesi önerildi.
Yeni Sistemle Maaşlar Yasal Tavana Kadar Yükseltilecek
Hayata geçirilmesi planlanan yeni mevzuat düzenlemesiyle birlikte, birden fazla işyerinde çalışıp işsiz kalan vatandaşların maaş hesaplamalarında köklü bir reforma gidilecek. İki ayrı kazancın toplamı esas alınarak belirlenecek yeni ödenek miktarı, mevzuatta yer alan brüt asgari ücretin %80’lik yasal tavan sınırına kadar çekilebilecek. Böylece geçmiş süreçte hatalı veya eksik hesaplama nedeniyle mağdur olan binlerce vatandaş, geriye dönük hak ettiği fark tutarlarını İŞKUR üzerinden tahsil edebilme imkanına kavuşacak.
Söz konusu uygulamadan faydalanarak işsizlik maaşı alabilmek için kanunda belirtilen temel şartların eksiksiz karşılanması gerekiyor. Hizmet akdinin çalışanın kendi isteği veya kusuru dışında feshedilmiş olması bu koşulların başında geliyor. Bunun yanı sıra işten ayrılış tarihinden önceki son 120 gün boyunca kesintisiz sigortalı bulunmak ve son 3 yıl içerisinde en az 600 gün süreyle işsizlik sigortası primi ödemiş olmak yasal bir zorunluluk olarak öne çıkıyor.
Ödeme Miktarı Ve Süresi Prim Günlerine Göre Belirleniyor
İşsizlik ödeneğinin günlük miktarı, sigortalının işten ayrılmadan önceki son 4 aylık prime esas kazanç ortalamasının %40’ı oranında hesaplanıyor. Ancak hesaplanan bu tutar, hangi kazanç seviyesinde olursa olsun aylık brüt asgari ücretin %80’ini aşamıyor. Bu durum yüksek prim ödeyen çalışanların alacağı üst sınırı net bir şekilde çizerken, yeni düzenleme sayesinde çift işten prim ödeyenlerin tavan sınıra ulaşması kolaylaşacak.
Vatandaşların işsizlik maaşı alma süreleri ise son 3 yıldaki toplam prim gün sayılarına göre farklılık gösteriyor. Son 3 yılda 600 gün primi bulunan kişilere 180 gün yani 6 ay, 900 gün primi olanlara 240 gün yani 8 ay, 1080 gün primi bulunanlara ise 300 gün yani 10 ay boyunca düzenli maaş ödemesi gerçekleştiriliyor.
Hak Kaybı Yaşayanların Belgelerini Saklaması Gerekiyor
İŞKUR bünyesinde yürütülen genelge değişikliği henüz resmiyet kazanarak yürürlüğe girmedi. Bu nedenle geçmiş yıllarda çift işyerinde çalışmasına rağmen ödenekleri ortalama kazanç üzerinden yatırılan vatandaşların, Sosyal Güvenlik Kurumundan alacakları hizmet dökümlerini ve maaş ödeme evraklarını muhafaza etmeleri büyük önem taşıyor. Düzenleme tamamlandığında fark ödemelerinin başvuru şartları ve takvimi kurum tarafından kamuoyuna duyurulacak.
İş sözleşmesi sona eren çalışanların 30 günlük yasal başvuru süresini kaçırmamaları hayati önem taşıyor. Fesih tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde yapılan başvurularda zaman kaybı yaşanmazken, geçerli mazeret olmaksızın geciken her gün toplam hak edilen ödeme süresinden düşülüyor. Örneğin 10 ay maaş alma hakkı bulunan bir vatandaş, başvurusunu 2 ay geciktirirse sadece 8 ay boyunca ödenek alabiliyor.




