Anne veya babasını kaybettikten sonra devlet güvencesiyle yetim aylığı almaya başlayan kız çocukları ile aileleri, iş hayatına atılma aşamasında önemli bir ikilemle karşı karşıya kalmaktadır. Kimi hanelerde maaşın kesileceği endişesiyle genç kızların sigortalı bir işte çalışması engellenmekte veya kariyer adımları bilinçsiz bir şekilde ertelenmektedir. Oysa bu durumun yasal çerçevesi herkes için tek tip olmayıp, vefat eden ebeveynin tabi olduğu sosyal güvenlik kanununa ve toplam hizmet süresine göre net çizgilerle ayrılmaktadır.
Mevzuattaki bu kritik ayrımları bilmemek, çalışan genç kızların hak kaybına uğramasına ya da sonradan yüksek faizli geri ödeme borçlarıyla karşılaşmasına neden olabilmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatına göre hak sahipliği şartları, vefat tarihine ve çalışılan statüye doğrudan bağlıdır. Bu nedenle iş hayatına girmeyi planlayan bireylerin kendi dosyalarındaki yasal dayanakları çok iyi incelemesi ve adımını buna göre atması büyük bir önem taşımaktadır.
Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Kanun Kapsamındaki Çalışma Kuralları
1 Ekim 2008 tarihinden sonra çalışmaya başlayanlar ile sigorta kolları bakımından SSK ve Bağ-Kur statüsünde bulunanlar 5510 sayılı Kanun hükümlerine tabi tutulmaktadır. Bu kapsamdaki ebeveynini kaybeden kız çocuklarına yetim aylığı bağlanabilmesi için öncelikle evli olmama şartı aranmaktadır. Bunun yanı sıra memur, işçi, esnaf veya herhangi bir yabancı ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olarak çalışmama zorunluluğu bulunmaktadır.
Söz konusu kanun çerçevesinde yurt içi veya yurt dışı fark etmeksizin herhangi bir statüde çalışmaya başlayan kız çocuklarının aylığı anında kesilmektedir. Görevin kadrolu veya kadrosuz olmasının hiçbir önemi bulunmamaktadır ve en ufak bir sigorta tescili ödemenin durdurulmasına yol açmaktadır. İşten ayrılma durumunda ise SGK birimlerine yeniden başvuru yapılarak aylığın tekrar bağlanması yasal olarak mümkündür.
Emekli Sandığı Kapsamındaki Dosyalarda On Yıl Hizmet Sınırı
1 Ekim 2008 tarihinden önce memuriyete başlamış olanlar için 5434 sayılı Kanun hükümleri geçerliliğini korumaktadır ve bu kanuna tabi dosyalarda kurallar oldukça esnektir. Vefat eden anne veya babanın toplam hizmet süresinin 10 yıl ve üzerinde olması durumunda kız çocukları özel sektörde sigortalı işçi veya esnaf olarak çalışsa bile aylıklarını almaya devam edebilmektedir.
Bu istisnai durumdan yararlanabilmek için kız çocuğunun devlet memuru statüsünde görev yapmaması ve evli olmaması şartı aranmaktadır. Eğer anne ve babanın ikisi de memur emekdiyse ve çocuk bunlardan birinden tercih yaparak aylık alıyorsa, yine aynı 10 yıllık hizmet kuralı geçerliliğini korumaktadır. Özel sektörde kariyer yapan bu hak sahipleri, memur kadrosuna atanmadıkları sürece hak kaybı yaşamamaktadır.
5 İla 10 Yıl Arasındaki Hizmet Sürelerinde Uygulanan Esaslar
Ebeveynin toplam hizmet süresinin 5 ile 10 yıl arasında bulunduğu durumlarda ise 5434 sayılı Kanun kapsamındaki esneklik ortadan kalkmaktadır. Bu tür dosyalarda kız çocuğuna aylık bağlatılabilmesi için evli olmama ve devlet memuru olmama şartlarının yanı sıra hiçbir statüde çalışmama şartı da eksiksiz olarak aranmaktadır.
Hizmet süresi bu aralıkta olan ve 5510 sayılı Kanun'un geçici 4 üncü maddesine tabi bulunan hak sahipleri, işçi veya esnaf olarak çalıştıkları anda aylık haklarını kaybetmektedir. Daha önceden bağlanmış olan maaşlar ise çalışma bildirimiyle birlikte kurum tarafından durdurulmaktadır. Bu nedenle memur emeklisi ebeveynin hizmet dökümü resmi makamlar aracılığıyla mutlaka teyit edilmelidir.
Evlilik Durumu ve Hak Sahipliğinin İlerleyen Dönemdeki Akıbeti
Hangi kanuna tabi olunursa olunsun, yetim aylığı alan kız çocuklarının evlenmesi halinde maaşları kesilmektedir. 5510 sayılı Kanun'a göre evlilik nedeniyle maaşı kesilen kişilere, talep etmeleri durumunda 2 yıllık aylık tutarı tek seferde çeyiz yardımı veya evlenme ödeneği olarak ödenmektedir.
İlerleyen süreçte evliliğin boşanma ile sona ermesi veya eşin vefat etmesi hallerinde ise hak sahipleri yeniden SGK'ya başvurarak yetim aylıklarını tekrar bağlatabilmektedir. Uzmanlar, iş hayatına atılacak olan hak sahiplerinin herhangi bir mağduriyet yaşamaması adına işe giriş bildirgesi vermeden önce ilgili kuruma yazılı dilekçeyle başvurmasını tavsiye etmektedir.




