Kamuda görev yapan personelin önemli bir kısmı devlet kapısına adım atmadan önce özel sektörde işçi olarak veya kendi adına esnaf olarak çalışmıştır. Bu dönemlerde ödenen sigorta primlerinin memuriyete geçtikten sonra maaşa, dereceye, kademeye ve emekli ikramiyesine nasıl yansıyacağı oldukça merak edilen konular arasında yer alır. Özellikle Bağ-Kur çatısı altında geçen esnaflık sürelerinin değerlendirilmesi, memurun tabi olduğu sosyal güvenlik kanununa göre farklılık gösterir. Sosyal güvenlik sisteminde 1 Ekim 2008 tarihi bir milat olarak kabul edilir ve bu tarihten önce bir gün dahi olsa 5434 sayılı Kanun kapsamında hizmeti bulunanlar tamamen bu kanuna tabi sayılır. Bu durumdaki memurların emeklilik işlemlerinde o dönem yürürlükte olan hükümler uygulanırken, işçilik ve esnaflık gibi diğer hizmetleri 2829 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde birleştirilir.

Emekliye refah payı mı geliyor? Hükümete yakın yazardan dikkat çeken hesap
Emekliye refah payı mı geliyor? Hükümete yakın yazardan dikkat çeken hesap
İçeriği Görüntüle

Diğer taraftan 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5434 kapsamında hiç hizmeti bulunmayan ve memuriyete bu tarihten sonra başlayanlar 5510 sayılı Kanun hükümlerine tabi olur. Bu kişiler geçmişte uzun yıllar esnaf veya işçi olarak çalışmış olsalar bile tabi oldukları ana kanun değişmez ve diğer hizmetleri 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine göre tek bir çatı altında toplanır. Her iki gruptaki kamu görevlilerine ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu veya ilgili özel kanun hükümleri de eksiksiz olarak uygulanır. Çalışma hayatının başlangıcındaki bu yasal ayrımlar, memuriyet dönemindeki özlük haklarının şekillenmesinde doğrudan belirleyici bir rol oynamaktadır. Personele uygulanan intibak işlemlerinde bu yasal dayanaklar dikkate alınarak titizlikle hesaplamalar yapılır.

Kazanılmış Hak Aylığı Ve Emekli Keseneği Ayrımı

Memurların özlük dosyalarında intibak işlemleri yürütülürken iki ayrı derece ve kademe kavramı karşımıza çıkar. Bunların ilki kazanılmış hak aylığı kısaltmasıyla bilinen KHA ikincisi ise emekli keseneğine esas aylık kısaltmasıyla bilinen EKEA kavramıdır. Bazı hizmet türleri kazanılmış hak aylığı hesabında dikkate alınmazken emekli keseneğine esas aylık hesabında değerlendirilebilmektedir. Örneğin Genel İdare Hizmetleri sınıfında görev yapan bir personelin memuriyet öncesinde özel sektörde geçen çalışma süreleri bu duruma açık bir örnek teşkil eder. Bu iki kavram arasındaki teknik farklar, memurun her ay cebine girecek olan net maaş miktarından emekli olacağı zaman alacağı toplu ikramiye tutarına kadar pek çok kalemi doğrudan etkiler.

Kurumların personel birimleri bu intibak işlemlerini yaparken kişinin hizmet dökümündeki her bir günü titizlikle inceler. Hangi çalışmanın hangi dereceye etki edeceği ilgili kanun maddelerinin güncel yorumlarıyla belirlenir. Kazanılmış hak aylığı derecesi personelin her yıl alacağı kademe ilerlemesini ve unvan yükselme süreçlerini etkilerken keseneğe esas aylık emeklilik parametrelerini şekillendirir. Bu nedenle memuriyete başlamadan önceki her türlü sigorta kollu çalışmanın tespiti büyük bir önem taşır. Personel daireleri bu süreçte titiz bir evrak incelemesi gerçekleştirerek çalışanın hak kaybına uğramasının önüne geçmeye çalışır.

Mesleki Uyumluluk Ve Esnaflık Sürelerinin Değerlendirilmesi

Hem 5434 hem de 5510 kapsamındaki memurların geçmişteki işçilik veya esnaflık süreleri, halihazırdaki memuriyet meslekleriyle doğrudan ilgiliyse bu sürelerin üçte ikisi veya dörtte üçü gibi belirli oranları kazanılmış hak aylığı derece ve kademesinde değerlendirilir. Gerçekleştirilen bu intibak işlemi personelin ek gösterge rakamını yükseltebildiği için doğrudan görev aylığında da artış meydana getirir. Buna bağlı olarak çalışandan kesilen sosyal güvenlik prim kesintisi miktarı da yükseliş gösterir. Örneğin serbest muhasebecilik veya mali müşavirlik yaptıktan sonra kamuda muhasebeci kadrosuna atanan bir memurun mesleki geçmişi bu kapsama örnek olarak gösterilebilir. Mesleki tecrübenin kamuda karşılık bulması çalışanın mali haklarına pozitif bir yansıma olarak döner.

5434 sayılı Kanun kapsamındaki memurların sigortalı ve Bağ-Kur hizmetlerinin tamamı memurluk hizmetleriyle birleştirilerek emekli keseneğine esas derece ve kademede değerlendirmeye alınır. Bu idari işlem doğrudan 5434 sayılı Kanun'un ek 18 inci maddesinden gücünü alır. Neticede hem kazanılmış hak aylığı hem de keseneğe esas aylık derecesi olumlu yönde yükselir ve buna paralel olarak sosyal güvenlik kesintileri de artar. Daha yüksek kesenek ödenmesi ilerleyen yıllarda emekli olunduğunda çok daha yüksek bir emekli aylığı ve daha dolgun bir emekli ikramiyesi alınması anlamına gelir. Buna karşın 5510 kapsamındaki memurlar için işçilik ve esnaflık süreleri esas alınarak yapılan intibak primi artırmaz çünkü bu kanunda keseneğe esas aylık derecesine göre bir kesinti uygulaması bulunmaz.

Yıllık İzin Ve Evrak Süreci Detayları

Hem 5434 hem de 5510 kapsamına tabi olan memurların yıllık izin süreleri hesaplanırken esnaflık süresinin yalnızca kazanılmış hak aylığı intibakında değerlendirilen kısmı dikkate alınır. Başka bir deyişle memuriyet mesleğiyle doğrudan bir ilgisi bulunmayan geçmişteki esnaflık yılları, yıllık iznin yirmi günden otuz güne çıkması için kanunen aranan on yıllık hizmet süresi hesabına doğrudan eklenmez. Yıllık izin sürelerinin doğru hesaplanması çalışanların dinlenme haklarının zamanında ve eksiksiz kullandırılması açısından insan kaynakları birimleri tarafından yakından takip edilen idari bir süreçtir.

Geçmişteki esnaflık veya işçilik sürelerinin resmi intibaka yansıtılabilmesi için memurun güncel hizmet dökümünü ve yaptığı işin mesleki ilgisini kanıtlayan belgeleri kurumunun personel birimine bizzat sunması zorunludur. Elektronik devlet kapısından alınan barkodlu sigortalı hizmet dökümü, vergi levhası, ilgili esnaf ve sanatkarlar odasından alınan oda kayıt belgesi gibi resmi evraklar bu süreçte aktif olarak kullanılır. İntibak işlemlerinin herhangi bir sebepten ötürü geç yapılması durumunda yasal süreler içinde idareden geriye dönük hak talep edilip edilemeyeceğinin personel birimine sorulması büyük önem arz eder. Doğru evrak takibi ve zamanında yapılan başvurular çalışanların hak ettikleri derecelere en kısa sürede kavuşmasını sağlar.

Kaynak: Haber Merkezi