Bugün, 1930 yılında Van'ın Erciş ilçesindeki Zilan Vadisi'nde yaşanan ve birçok tarihçi, insan hakları savunucusu ile Kürt siyasi çevreleri tarafından "Zilan Katliamı" olarak nitelendirilen olayların yıl dönümü. Aradan geçen 96 yıla rağmen o gün yaşanan acılar hafızalardaki yerini korurken, katliamdan sağ kurtulduğu anlatılan bir kadının hikâyesi de unutulmuyor: Delal. Yakınlarını kaybeden, günlerce cenazelerin altında kaldığı belirtilen, yaşadığı ağır travmanın ardından hafızasını yitiren Delal, yalnızca katliamın değil, yıllar boyunca maruz kaldığı toplumsal dışlanmanın da mağduru oldu. Erciş'te halk arasında "Delalê “Dînik”" adıyla anılan Delal'in yaşadığı psikolojik travma anlaşılmak yerine alay konusu edildi; adı zamanla çocukları azarlamak için kullanılan bir ifadeye dönüştü. Katliamdan kurtulan bir kadının yaşadığı ağır travmaya toplumun gösterdiği bu yaklaşım, hafızalarda derin bir yara olarak kaldı.
Biz de Zilan'ın toplumsal hafızasında derin izler bırakan Delal’in hikâyesini konuşmak üzere, onun yaşam öyküsünü romanlaştıran yazar Salih Serhedî ile bir araya geldik. Serhedî, Delal’in yıllar boyunca dilden dile aktarılan yaşamını ve bu hikâyeyi romana dönüştürme sürecini anlattı.

"Bu hikâyeyi gün yüzüne çıkarmak istedim"
Delal'in yaşam öyküsünü araştıran ve romanlaştıran yazar Salih Serhedî, bu ismi çocukluğundan beri duyduğunu belirterek araştırma sürecini şöyle anlattı: "Ben Zilanlıyım. Delal aslında bölgede halkın bildiği, adını duyduğu bir karakterdi. Ben de hep 'Neden bu kadar biliniyor?' diye merak ettim. Araştırmaya başlayınca ne yazık ki çok acı bir hikâyeyle karşılaştım. Amacım, yıllardır üzeri örtülen bu yaşam öyküsünü gün yüzüne çıkarmaktı."
Serhedî, çalışmasını hazırlarken Delala Dînik'in yakın çevresi ve akrabalarıyla görüştüğünü, sözlü tarih anlatılarını derlediğini belirterek, "Kitabı hazırlarken Delal'in yakın çevresi ve uzaktan akrabalarıyla görüştüm. Olayı bilen yaşlılarla konuştum. Bugün hâlâ 80-90 yaşındaki insanlar 'Ben Delal'i gördüm, çocukluğumda hatırlıyorum' diyebiliyor. Romanın içinde kurgu unsurları da var ancak mümkün olduğunca gerçek hikâyeden kopmamaya özen gösterdim." dedi.
“Katliamdan kurtuldu, hafızasını kaybetti”
Serhedî'nin aktardığı tanıklıklara göre Delal, 1930 yılında yaşanan Zilan Katliamı sırasında yaklaşık 16-17 yaşlarında, nişanlı genç bir kadındı. "Delal, 1930 yılında yaşanan Zilan Katliamı sırasında yaklaşık 16-17 yaşlarında, nişanlı genç bir kadındı. O gün köy halkıyla birlikte bir dere yatağında toplatılıyor. Yakınlarının büyük bölümü gözlerinin önünde öldürülüyor. Kendisi ise iki-üç gün boyunca cenazelerin altında yaralı şekilde kalıyor ve daha sonra kurtuluyor. Ancak yaşadığı ağır travma nedeniyle hafızasını kaybediyor."
“Yıllarca köy köy dolaştı”
Katliamdan sağ kurtulmasına rağmen yaşamının büyük bölümünü hafızasını yitirmiş halde geçirdiği anlatılan Delal'in yıllarca sahipsiz kaldığını söyleyen Serhedî, şöyle konuştu:
"Hafızasını yitirdikten sonra yıllarca köy köy, yayla yayla dolaşarak yaşamını sürdürmek zorunda kalıyor. Köylerin boşaltıldığı o dönemde tamamen sahipsiz kalıyor. Zaman zaman camilerde, zaman zaman kendisine sahip çıkan insanların evlerinde kalıyor. Sonraki yıllarda ise dilencilik yaparak yaşamını sürdürmeye çalışıyor."
“Hayatının sonu da şiddetle bitti”
Serhedî, Delal'in yıllar sonra ikinci kez ağır bir şiddetin hedefi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "En acı tarafı ise hayatta kalmayı başarmasına rağmen yıllar sonra Erciş'te genç birkaç kişinin saldırısına uğramasıdır. Anlatılanlara göre Van Gölü kıyısına götürülüyor, cinsel saldırıya uğruyor ve başına taşla vurularak öldürülüyor. Bu olay beni en çok etkileyen bölümlerden biri oldu."

"Zilan denildiğinde aklıma ilk Delal geliyor"
Delal'in yalnızca bireysel bir hikâye olmadığını vurgulayan Serhedî, onun Zilan'ın toplumsal hafızasını temsil ettiğini söyledi: "Delal benim için sadece bir roman kahramanı değil; bir halkın hafızasını ve yaşadığı acıyı temsil eden sembol isimlerden biridir. Zilan denildiğinde benim aklıma ilk o geliyor."
“Acısı yıllarca yanlış anlaşıldı”
Serhedî, Delal'in yaşadığı travmanın toplum tarafından uzun yıllar anlaşılmadığını ifade etti: "Çocukluğumuzda büyüklerimiz Delal'den çok güzel sözlerle bahsetmezdi. Hafızasını kaybettikten sonraki davranışları nedeniyle adı zamanla çocukları azarlamak için kullanılan bir ifadeye dönüşmüştü. Bugün bile bazı köylerde yaramazlık yapan çocuklara onun adı söylenebiliyor. Oysa insanlar onun neden o hale geldiğini, nasıl bir travma yaşadığını bilmiyordu."
"Bugüne kadar neden sahip çıkılmadı?"
Delal'in fotoğraflarından yola çıkılarak 1980'li yıllara kadar yaşadığı düşünüldüğünü belirten Serhedî, yaklaşık 60-70 yaşlarındayken öldürüldüğünü anlattı. Serhedî, Delal'in hikâyesini okuyan birçok kişinin ilk kez onun yaşamından haberdar olduğunu belirterek, "Kitabı okuyan birçok kişi Delal'in hikâyesini ilk kez öğrendiğini söyledi. Kitap sayesinde insanlar bu ismi araştırmaya başladı. Geçtiğimiz günlerde katıldığım bir kitap fuarında bir okur bana, 'Bugüne kadar Delal'e neden sahip çıkılmadı? Neden bir anıtı, heykeli ya da adını yaşatan bir çalışma yapılmadı?' diye sordu. Ben de aynı üzüntüyü taşıyorum. Böylesine acı bir yaşam öyküsünün unutulmaması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğine inanıyorum." şeklinde konuştu.





