Van’ın Erciş ilçesinde bulunan Zilan Kanyonu, Koçköprü Barajı ve çevresinde çakalların son dönemde daha sık görülmesi, bölgedeki yaban hayatı ve ekolojik denge tartışmalarını beraberinde getirdi. Zilan Ekoloji Platformu’ndan Mirbahattin Demir, çakalların bölgenin doğal ekosisteminin önemli bir parçası olduğunu belirterek, hayvanların hedef alınmaması gerektiğini söyledi. Demir, çakalların doğanın “temizlikçileri” ve denge unsurları arasında yer aldığını ifade ederek, bölgede daha sık görülmelerinin tesadüf olmadığını söyledi.

Adsız Tasarım 2026 08 26T104305.797

“Köpeklerin boşalttığı ekolojik nişi çakallar doldurdu”

Çakalların görülme sıklığındaki artışın nedenlerinden birinin sokak köpeklerinin toplatılmasıyla bağlantılı olabileceğini belirten Demir, köpeklerin bölgeden uzaklaştırılmasıyla oluşan ekolojik boşluğun doğal avcılar tarafından doldurulduğunu savundu.

Demir, “Bölgeden toplatılan köpeklerin bıraktığı alan, yani ekolojik niş, doğal bir avcı ve leşçil olan çakallar tarafından doldurulmuştur” dedi.

Bölgede fare ve diğer kemirgen popülasyonunda yaşanan değişimin de çakalların beslenme alanlarını etkilediğini belirten Demir, tarım alanlarında bulunan kemirgenlerin çakallar için önemli bir besin kaynağı oluşturduğunu kaydetti.

Mirbahattin Demir 1 (2)

Çakalları yerleşim alanlarına çeken asıl neden: Atıklar

Demir’e göre çakalların insan yerleşimlerine ve akarsu çevrelerine yaklaşmasında en önemli etkenlerden biri ise açıkta bırakılan hayvansal atıklar.

Özellikle Kurban Bayramı ve kesimler sonrasında dere ve akarsu kenarlarına bırakılan sakatat, hayvan atıkları ve leşlerin yaban hayvanlarını bölgeye çektiğini belirten Demir, bu atıkların hem yaban hayatı hem de su kaynakları açısından ciddi risk oluşturduğuna dikkat çekti.

Demir, vatandaşların hayvan atıklarını gelişigüzel şekilde dere yataklarına bırakmaması gerektiğini belirterek, uygun şekilde bertaraf edilmesi çağrısında bulundu.

“Halkın korkmasına gerek yok”

Çakalların görülmesinin bölgede yaşayan yurttaşlarda korkuya neden olmaması gerektiğini vurgulayan Demir, bu hayvanların genel olarak insanlardan uzak duran ve özellikle geceleri aktif olan canlılar olduğunu söyledi.

Çakalların doğrudan insanlara saldırma eğiliminin son derece düşük olduğunu belirten Demir, yalnızca köşeye sıkıştırılmaları ya da kuduz gibi hastalık taşıyan bireylerle karşılaşılması durumunda risk oluşabileceğini ifade etti.

Demir, çakalların yerleşim yerlerine yaklaşmasının temel nedeninin insanlara saldırmak değil, kolay ulaşılabilir yiyecek ve hayvansal atıklar olduğunu söyledi.

“Çakallar yok edilirse kemirgenler artabilir”

Bölgede çakalların öldürülmesine yönelik girişimlerin doğal dengeyi bozabileceği uyarısında bulunan Demir, çakalların tarım alanlarına zarar veren tarla fareleri ve diğer kemirgenleri avladığını belirtti.

Çakalların ekosistemden çekilmesi halinde kemirgen popülasyonunun artabileceğini ifade eden Demir, bunun tarım alanları ve meralar üzerinde baskı oluşturabileceğini söyledi.

Çakalların yalnızca avcı değil, aynı zamanda leşçil canlılar olduğunu hatırlatan Demir, doğada ölü ve hastalıklı hayvanların tüketilmesinin ekosistemin işleyişi açısından önemli olduğunu belirtti.

“Doğanın temizlik işçileri”

Çakalların akarsu kenarlarına bırakılan hayvan leşlerini ve organik atıkları tüketerek doğadaki madde döngüsünün bir parçası olduğunu söyleyen Demir, bu canlıların öldürülmesinin yalnızca bir yaban hayvanının ortadan kaldırılması anlamına gelmediğini, ekosistemin farklı halkalarını da etkileyebileceğini vurguladı.

Demir, çakalların “doğanın temizlik işçileri” olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, hayvanların korku nedeniyle hedef alınmaması çağrısında bulundu.

“Yasa dışı avcılığa karşı duyarlı olunmalı”

Çakalların avlanması ve öldürülmesi konusunda yasal düzenlemelerin bulunduğuna dikkat çeken Demir, izin ve mevzuata aykırı şekilde yaban hayvanlarının öldürülmesinin hukuki sonuçları olabileceğini belirtti.

Demir, özellikle zehirleme ve yasa dışı avcılık yöntemlerinin yalnızca çakallar açısından değil, bölgede yaşayan diğer yaban hayvanları, evcil hayvanlar ve insanlar açısından da ciddi risk taşıdığını söyledi.

Üniversiteyi Kazanan Öğrenciler Dikkat! Bilim Kalesi’nden Kapsamlı Yol Haritası!
Üniversiteyi Kazanan Öğrenciler Dikkat! Bilim Kalesi’nden Kapsamlı Yol Haritası!
İçeriği Görüntüle

“Doğadaki hiçbir canlı sebepsiz bulunmaz”

Bölge halkına çağrıda bulunan Demir, hayvan ve kurban atıklarının akarsu yataklarına bırakılmamasını istedi.

Demir, “Doğadaki hiçbir canlı sebepsiz bulunmaz” anlayışıyla hareket edilmesi gerektiğini belirterek, çakallara korkuyla değil ekosistemin bir parçası olarak yaklaşılması ve yasa dışı avcılığa karşı duyarlı olunması çağrısında bulundu.

Muhabir: YASEMİN DİKİCİ