Prof. Dr. Karadağ, mevsim geçişlerinin insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, “Gece-gündüz arasındaki sıcaklık farkları vücudun ısıl denge mekanizmasını zorlar. Bu durum, bağışıklık hücrelerinin etkinliğini azaltarak enfeksiyonlara zemin hazırlar. Güneş ışığı süresinin azalmasıyla birlikte ciltte D vitamini üretimi de düşer ve bu da enfeksiyonlara karşı direncin azalmasına yol açar” dedi.
Risk Gruplarına Uyarı
Bağışıklık sistemi henüz tam gelişmemiş çocuklar, yaşlılar, kronik hastalıkları olan bireyler ve hamilelerin bu dönemde daha dikkatli olmaları gerektiğini vurgulayan Karadağ, grip vakalarının bu gruplarda daha ağır seyredebileceğini ve komplikasyonlara yol açabileceğini belirtti.
Nezle ve Grip Aynı Değil
Nezle ve grip belirtilerinin birbirine karıştırılmaması gerektiğine değinen Karadağ, “Nezle genellikle hafif seyreder; burun akıntısı, boğaz yanması ve hafif halsizlik gibi belirtilerle ortaya çıkar. Grip ise aniden başlar, yüksek ateş, kas ve eklem ağrıları ile yoğun halsizlik görülür. Tat ve koku kaybı, nefes darlığı gibi belirtiler varsa Covid de akla gelmelidir” açıklamasında bulundu.
“Grip Aşısı En Etkili Korunma Yollarından Biri”
Mevsimsel gripten korunmanın en etkili yollarından birinin grip aşısı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Karadağ, özellikle risk gruplarının her yıl eylül-kasım ayları arasında aşı yaptırmasının önemine dikkat çekti. “Grip aşısı, vücuda hastalık yapmayan inaktive virüs parçaları vererek bağışıklık sistemini uyarır. Böylece virüsle karşılaşıldığında daha hızlı ve etkili bir bağışıklık yanıtı gelişir. 65 yaş üstü bireyler, kronik hastalar, hamileler, küçük çocuklar ve sağlık çalışanları öncelikli gruptur” dedi.
Bireysel Önlemler Salgınları Önler
Mevsim geçişlerinde alınacak basit önlemlerin toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Karadağ, “Sağlıklı bir bağışıklık sistemi ve doğru korunma yöntemleri ile bu dönemi hastalanmadan geçirmek mümkün” diye konuştu.




