2023 yılının Temmuz ayında yürürlüğe giren düzenleme ile görevde olan devlet memurlarının aylıklarına 8 bin 077 lira tutarında seyyanen ilave ödeme eklenmişti. Kamu görevlilerinin geliri bu adımla belirgin şekilde artırılırken, aynı hak memur emeklilerine tanınmadı ve onların aylıkları bu artışın dışında bırakıldı. İki kesim arasında oluşan maaş makası kısa sürede kamuoyunda geniş bir tartışma yaratırken, mağdur olduğunu belirten emekliler haklarını aramak üzere yargı yollarına başvurmaya başladı.
Söz konusu uygulamanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savunan memur emeklileri, yargı mercilerine dilekçelerini sunarak hukuk mücadelesini başlattı. Hak kayıplarının telafi edilmesini isteyen emekliler, yapılan düzenlemenin anayasal haklarla çeliştiğini dile getirdi. Kamu görevlileri ile emekliler arasındaki bu gelir farkı, emekli dernekleri ve hukukçular tarafından da sıklıkla dile getirilen temel bir gündem maddesine dönüştü.
Anayasa Mahkemesine Taşınan Bireysel Başvuru Süreci
Yargıtay 7. Ceza Dairesi Onursal Üyesi Seyfettin Çilesiz, hak kaybının giderilmesi amacıyla konuyu Anayasa Mahkemesine taşıyan isimlerden biri oldu. Bireysel başvuru yolunu kullanan Çilesiz, memur emeklilerine yapılmayan 8 bin 077 liralık ödemenin anayasal hak ihlali oluşturduğunu vurgulayarak yüksek mahkemenin müdahalesini talep etti. Yapılan başvuru, yüksek yargının gündeminde üst sıralara yerleşerek memur emeklileri açısından büyük bir umut ışığı haline geldi.
Anayasa Mahkemesi, 6 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirdiği değerlendirme oturumunda dosyayla ilgili kritik bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, Seyfettin Çilesiz tarafından yapılan müracaat ile daha önce açılmış olan benzer nitelikteki diğer davayı birleştirme kararı aldı. İki ayrı dosyanın bir araya getirilmesiyle birlikte yargısal süreç yeni bir boyuta taşınırken, esas incelemenin ilk dosya üzerinden yürütüleceği açıklandı.
Yüksek Mahkemenin Kararı Maaşları Nasıl Etkileyecek?
Başvuruların birleştirilmesi hukuki prosedür açısından önemli bir eşik olarak görülse de Anayasa Mahkemesi henüz konuyla ilgili nihai bir karar açıklamadı. 2023 yılında belirlenen 8 bin 077 liralık seyyanen ödeme tutarı, güncel katsayılar ve enflasyon oranları dikkate alındığında bugün yaklaşık 25 bin lira seviyelerine denk gelmektedir. Mahkemenin olası bir iptal veya hak ihlali kararı vermesi durumunda bu devasa tutarın emekli aylıklarına nasıl yansıyacağı merakla bekleniyor.
Nihai kararın verilmesiyle birlikte ödemelerin geçmişe dönük olarak yapılıp yapılmayacağı ve hangi tarihleri kapsayacağı da netlik kazanacak. Yüksek mahkeme heyetinin yapacağı kapsamlı inceleme, ödeme takviminin ve hesaplama yöntemlerinin belirlenmesinde temel dayanak teşkil edecek. Şimdilik yargı sürecini yakından takip eden emekliler, mahkemeden çıkacak bağlayıcı kararı beklemeyi sürdürüyor.
Olası Bir Kararın Diğer Emekli Gruplarına Etkisi
Hukukçular ve sosyal güvenlik uzmanları, Anayasa Mahkemesinden çıkacak muhtemel bir olumlu kararın kapsamı konusunda önemli değerlendirmelerde bulunuyor. Anayasal çerçevenin ve başvurunun niteliğinin yalnızca memur emeklilerini kapsadığı, bu nedenle kararın diğer emekli gruplarını doğrudan etkilemeyeceği ifade ediliyor. Düzenlemenin dayandığı mevzuat, memur ve memur emeklilerinin statüsünü özel olarak ele aldığı için hukuki sonuçlar da bu kitle ile sınırlı kalıyor.
Bu doğrultuda, mahkemenin seyyanen zam lehine karar vermesi halinde söz konusu ödemeden sadece 5434 ve 5510 sayılı kanunlar kapsamında yer alan memur emeklileri faydalanabilecek. İşçi ve esnaf statüsünde emekli olan vatandaşlar ise bu hukuki sürecin kapsama alanı dışında yer alıyor. Farklı statülerdeki emeklilerin maaş zamları ayrı kanuni düzenlemelere tabi olduğu için, çıkacak kararın işçi ve esnaf emeklilerine otomatik bir yansıması olmayacak.





