Direksiyon Başındakiler Dikkat: 2027 İçin Milyarlık Ceza Geliri Hedefi!
Direksiyon Başındakiler Dikkat: 2027 İçin Milyarlık Ceza Geliri Hedefi!
İçeriği Görüntüle

Yılın en büyük alışveriş dönemlerinden biri olan Kasım ayı, milyonlarca insanı indirim çemberine alırken beraberinde pek çok dijital tehlikeyi de getiriyor. Özellikle Efsane Kasım veya Şahane Cuma gibi dev organizasyonlarda tüketiciler, yüzde 70 gibi devasa indirim oranlarıyla karşılaştıklarında aceleci davranabiliyor. Uzmanlar bu dönemde markaların birebir taklit edildiğini, internet sitelerinin fontlarına kadar kopyalanarak bireylerin doğrudan hedef alındığını vurguluyor.

Alışveriş yaparken karşılaşılan cazip fiyatların arkasındaki gerçekler sıklıkla göz ardı ediliyor. Birçok satıcı, ürünlerin etiket fiyatlarını kampanya döneminden hemen önce suni bir şekilde yukarı çekerek indirimdeymiş algısı yaratıyor. Bu durum, bütçesini korumak isteyen sıradan vatandaşların aslında normal fiyatından bile daha pahalıya ürün satın almasına yol açarak ciddi maddi kayıplar yaşatıyor.

Alışveriş Öncesi Fiyat Geçmişini Araştırmanın Önemi

Tüketicilerin mağduriyet yaşamaması adına sepetlerini onaylamadan önce bazı kritik detayları incelemesi büyük önem taşıyor. Sadece koca puntolarla yazılmış indirim oranlarına odaklanmak yerine, ürünün son birkaç ay içerisindeki fiyat grafiklerini inceleyen dijital araçlardan faydalanmak gerekiyor. Aynı ürünün piyasadaki diğer alternatif satıcılarda kaç liraya alıcı bulduğunu araştırmak, gerçek tasarrufun boyutunu net bir şekilde gözler önüne seriyor.

Fiyat araştırması yapılırken kargo ücretleri, ek vergiler veya zorunlu ek hizmet bedelleri gibi gizli maliyetlerin de hesaba katılması şarttır. Bazen cazip görünen bir etiket fiyatı, sepete eklenen ek masraflarla birlikte normal piyasa değerinin de üzerine çıkabiliyor. Bu nedenle bilinçli tüketiciler, acele etmeden kapsamlı bir piyasa analizi yaparak karar vermenin en güvenli yol olduğunu unutmuyor.

IBAN Üzerinden Para Transferlerinde Yaşanan Büyük Riskler

Dolandırıcıların bu dönemde en sık başvurduğu yöntemlerin başında, güvenli ödeme sistemleri yerine doğrudan kişisel banka hesaplarına para transferi talep etmek geliyor. Sosyal medya ilanları üzerinden veya mesaj yoluyla iletilen IBAN numaralarına havale yapılması istendiğinde, ürünün teslim edilmemesi durumunda paranın geri alınması hukuki açıdan neredeyse imkansız hale geliyor. Kredi kartı veya sanal kart kullanımının sunduğu chargeback yani harcama itirazı hakkı, IBAN transferlerinde bulunmadığı için tüketiciler tüm birikimlerini tek işlemle kaybedebiliyor.

Uzmanlar, kurumsal firmaların hiçbir zaman kişisel isimlere ait IBAN adresleri üzerinden ödeme talep etmeyeceğini defalarca hatırlatıyor. Ödeme aşamasında güvenli protokollerin dışına çıkılması, dolandırıcılığa davetiye çıkaran en temel unsurlar arasında yer alıyor. Alışveriş sitelerinde 3D Secure gibi doğrulama adımlarının bulunup bulunmadığına dikkat etmek ve şüpheli durumlarda kesinlikle alışverişi sonlandırmak gerekiyor.

Tüketicilerin Hakları Ve Dolandırıcılık Durumunda İzlenecek Yollar

Mesafeli sözleşmeler yönetmeliğine göre internet üzerinden yapılan alışverişlerde tüketicilerin ürünü teslim aldıktan sonra 14 gün içerisinde hiçbir gerekçe göstermeksizin cayma hakkı bulunuyor. Yanıltıcı kampanyalarla karşılaşan veya sahte sitelerin kurbanı olan vatandaşlar, Ticaret Bakanlığı'nın ilgili şikayet kanallarına ve tüketici hakem heyetlerine başvurarak haklarını arayabiliyor. Herhangi bir dolandırıcılık vakasıyla karşılaşıldığında ise zaman kaybetmeden ilgili banka şubesiyle iletişime geçip işleme itiraz etmek ve ardından en yakın Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunmak hayati önem taşıyor.

Kaynak: Haber Merkezi