Sosyal güvenlik sisteminde emeklilik tarihi yaklaşan milyonlarca çalışan, prim gün sayılarını tamamlayabilmek adına çeşitli yollar arıyor. Özellikle kariyer süreçlerinde yaşanan kesintiler, işten ayrılmalar veya uzun süreli işsizlik dönemleri, sigorta primlerinde ciddi açıkların oluşmasına neden oluyor. Bu durumdaki vatandaşlar, geçmişte hiç prim ödenmemiş veya çalışılmamış yılları toplu para ödeyerek satın alıp alamayacaklarını sıkça merak ediyor. Çalışma hayatında en çok merak edilen bu konulardan biri de boşta geçen yılların borçlanma yoluyla kapatılıp kapatılamayacağı gerçeğiyle doğrudan ilişkilidir.
Sosyal güvenlik mevzuatına göre Türkiye sınırları içerisinde sigortasız ve hiç çalışmadan geçirilen herhangi bir dönemi geriye dönük olarak borçlanmak kesinlikle mümkün değildir. Kişilerin kendi iradeleriyle ya da zorunlu nedenlerle çalışmadığı, sigorta priminin yatırılmadığı bu boşluklar sosyal güvenlik sistemi tarafından prim günü olarak kabul edilmemektedir. Eğer bir sigortalı işten ayrılmış ve uzun süre yeni bir iş bulamamışsa, aradaki o boş dönemi doğrudan satın alarak hizmet dökümüne ekletme hakkına sahip değildir. Bu tür boşlukları doldurmak isteyenler için geçmişe dönük olmasa da sadece geleceğe yönelik isteğe bağlı sigorta primi ödeme alternatifi bulunmaktadır.
Hizmet Borçlanmasının Temel Amacı ve Kapsamı
Hizmet borçlanması kavramı, kanun koyucu tarafından özel olarak belirlenmiş ve kanunen çalışılmadığı halde prim ödenmesine izin verilen belirli dönemlerin sonradan satın alınmasıdır. Bu işlem sayesinde sigortalılar, aslında çalışmadıkları ancak mevzuat gereği borçlanma hakkı tanınan bazı özel sürelerin primini ödeyerek bu günleri toplam emeklilik primlerine ekletmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu açısından bu uygulama, sigortalının geçmişteki belirli statü kayıplarını telafi etmesine olanak tanımaktadır.
Herkesin kafasına göre dilediği zamanı borçlanması sosyal güvenlik dengeleri açısından mümkün kılınmamıştır ve bu durum sadece kanunda açıkça yazan istisnai durumlar için geçerlidir. Borçlanılan bu süreler sayesinde sigortalılar yalnızca prim gün sayılarını artırmakla kalmamakta, bazı özel durumlarda sigorta başlangıç tarihlerini de geriye çekebilmektedir. Sigorta başlangıcının geriye kayması ise kişilerin daha erken yaşta emeklilik hakkı elde etmesine kapı aralayabilmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumunun Kabul Ettiği 11 Süre
Sosyal güvenlik mevzuatını düzenleyen 5510 sayılı Kanun'un kırk birinci maddesi, hangi özel dönemlerin borçlanılabileceğini çok net bir şekilde listelemektedir. Bu kanun maddesine göre kurum tarafından onaylanan on bir ayrı yasal süre bulunmaktadır ve bu listenin dışında kalan hiçbir zaman dilimi için borçlanma yapılamamaktadır. Listede yer alan bu süreler, çalışanların hayatın olağan akışı içinde işlerinden ve sigortalarından ayrı kaldıkları ancak devlet koruması altındaki dönemsel durumlardan oluşmaktadır.
Kanun kapsamında kabul edilen bu sürelerin başında kadın çalışanların doğum sonrasında kullandıkları ücretsiz izinler gelmektedir ve bu hak üç doğuma kadar her çocuk için iki yılı geçmemek üzere uygulanmaktadır. Ayrıca askerlik görevini er veya erbaş olarak yerine getirenlerin silah altında geçirdikleri günler ile yedek subay ve yedek astsubay okulunda geçen süreler de bu kapsama girmektedir. Memurların mevzuata uygun olarak kullandıkları aylıksız izinler, sigortasız yapılan doktora veya tıpta uzmanlık öğrenim süreleri ile avukatlık stajının normal süresi de bu on bir madde arasında yer almaktadır.
Yurt Dışı Çalışmalarında ve Özel Durumlarda İstisnalar
Yurt dışında geçirilen süreler, genel çalışma kurallarından farklı olarak ayrı bir kanun çatısı altında değerlendirilmekte ve borçlanma konusunda önemli bir istisna teşkil etmektedir. Üç bin iki yüz bir sayılı Kanun hükümleri uyarınca, yurt dışında çalışan Türk vatandaşları bu ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlanabilmektedir. Bunun yanı sıra yurt dışında geçen ev kadınlığı süreleri ile işsizlik dönemleri de belirli yasal şartların sağlanması durumunda borçlanma konusu yapılabilmektedir.
Yurt dışı borçlanmasının yanı sıra sigortalıyken tutuklanan veya gözaltına alınıp sonradan mahkeme kararıyla beraat edenlerin bu süreçte yaşadıkları mağduriyetler de borçlandırılabilmektedir. Grev ve lokavt hallerinde geçen süreler, hekimlerin fahri asistanlıkta geçirdikleri günler, seçim kanunları gereği görevinden istifa edip açıkta kalanların süreleri borçlanma listesindedir. Kısmi süreli çalışanların belirli tarihler sonrasındaki eksik günleri ile yurt dışına resmi öğrenci olarak gönderilenlerin mecburi hizmet şartıyla 18 yaşından sonraki öğrenim süreleri de kabul edilmektedir.
Borçlanma Maliyetlerinde Meydana Gelen Değişiklikler
Borçlanma yapmak isteyen vatandaşların önünde duran en büyük engellerden biri de her geçen yıl artan maliyetler ve değişen prim oranlarıdır. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hesaplanan borç tutarları, günlük kazancın alt ve üst sınırları arasında kişilerin kendi tercih edeceği rakamlar üzerinden belirlenmektedir. Son yapılan yasal düzenlemelerle birlikte doğum borçlanması dışındaki genel hizmet borçlanmalarında prim oranları yüzde 32 seviyesinden yüzde 45 seviyesine çıkarılmıştır.
Doğum borçlanması ise kendi içinde ayrı bir statüye sahip olduğu için yüzde 32 oranıyla uygulanmaya devam ederken genel sağlık sigortası primleri ödenmiş sürelerde yüzde 39 oranı baz alınmaktadır. Hesaplanan bu borç miktarının ilgili kuruma tebliğ edildikten sonraki bir ay içinde eksiksiz olarak yatırılması zorunludur aksi takdirde yapılan başvuru ve borçlanma işlemi tamamen geçersiz sayılmaktadır. Uzmanlar, yüksek çıkan bu borç tutarlarını ödemeden önce e-Devlet sistemi üzerinden detaylı bir hizmet dökümü incelemesi yapılmasını şiddetle tavsiye etmektedir.




