Türkiye'de 8 Eylül 1999 tarihinden sonra sigorta girişi olan ve bu nedenle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin dışında kalan milyonlarca çalışan için yeni bir emeklilik modeli gündeme taşındı. İşe giriş tarihi birkaç gün, ay veya birkaç yıl farkla EYT sınırının ötesinde kalan çalışanların kurduğu sivil toplum kuruluşları, mevcut sistemdeki sert yaş sınırlarının yumuşatılmasını hedefliyor. Geliştirilen bu yeni yaklaşım, sigortalıların çalışma hayatına dahil oldukları yıllara göre adil bir geçiş süreci yaşamasını amaçlıyor.

Ortaya konulan taslak model kapsamında emeklilik yaşının kadınlarda 43'ten 51'e, erkeklerde ise 45'ten 53'e kadar basamaklı bir şekilde ilerletilmesi hedefleniyor. Böylece 1999 ve 2000 yılları arasında ilk kez tescil edilen çalışanların daha makul yaşlarda sistemden ayrılabilmesi öngörülüyor. Tek bir gün veya ay farkla emeklilik yaşının 10-17 yıl birden uzamasının önüne geçmeyi amaçlayan bu öneri, iş gücü piyasasında adalet beklentisini karşılamayı hedefleyen önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

SGK Uzmanı Açıkladı: Bu Ödemeyi Bildirmek Emekli Maaşını Artırabilir!
SGK Uzmanı Açıkladı: Bu Ödemeyi Bildirmek Emekli Maaşını Artırabilir!
İçeriği Görüntüle

Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına Sunulan Modelin Yasal Durumu

Söz konusu kademeli emeklilik modeli şu aşamada yalnızca ilgili sivil toplum temsilcileri tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına iletilmiş bir taslak niteliği taşıyor. Sosyal güvenlik alanındaki temsilcilerin hazırladığı bu metin, hükümet kanadında resmi bir kanun teklifine dönüştürülmüş veya Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirilmiş değil. Dolayısıyla mevzuat açısından henüz resmi bir nitelik kazanmayan önerinin yasal bir yürürlük takvimi bulunmuyor.

Çalışma hayatındaki paydaşlar ve çalışanlar sürecin Meclis ayağını yakından takip ederken, yetkili mercilerden konuya ilişkin resmi bir düzenleme açıklaması gelmiş değil. Önerinin resmiyet kazanması için öncelikle bakanlık bürokratları tarafından incelenmesi ve ardından kanun teklifi olarak komisyonlar ile genel kurul gündemine taşınması gerekiyor. Bu süreç tamamlanmadığı sürece mevcut emeklilik yaş ve prim koşulları geçerliliğini korumaya devam ediyor.

Ekonomi Uzmanları Ve Sosyal Güvenlik Analistlerinin Bütçe Uyarısı

Sosyal güvenlik uzmanları ve ekonomi analistleri, gündeme getirilen modelin uygulanabilirliği konusunda bütçe dengelerine dikkat çekiyor. Mevcut EYT uygulamasının kamusal maliye üzerindeki yükünün devam ettiğini vurgulayan uzmanlar, Türkiye'nin demografik yapısı ve aktüeryal dengeleri göz önüne alındığında 40'lı yaşlarda kitlesel emekliliğe izin verecek yeni bir sistemin sürdürülmesinin oldukça zor olduğunu ifade ediyor. Sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesi, çalışan ve emekli oranının sağlıklı bir seviyede tutulmasını gerektiriyor.

Aktüeryal dengenin korunabilmesi adına erken yaşta sistemden ayrılmaların hazineye getireceği ilave maliyetler büyük bir risk faktörü olarak öne sürülüyor. Ülkedeki enflasyonist ortam ve bütçe disiplini hedefleri dikkate alındığında, prim gelirlerinin emekli aylığı ödemelerini karşılama oranının düşmesi kamu finansmanında yeni açıklar oluşturabilir. Bu gerekçelerle uzmanlar, sunulan modelin orta vadeli ekonomi programı hedefleriyle eşleşmekte zorlanacağını dile getiriyor.

Siyasi Zamanlama Ve Gelecek Döneme İlişkin Beklentiler

Kademeli emeklilik taleplerinin kısa ve orta vadede yasalaşma ihtimali mevcut ekonomik tabloda zayıf görünse de konunun önümüzdeki yıllarda siyasetin ana gündem maddelerinden biri olmaya devam edeceği öngörülüyor. Ekonomi yönetiminin ve iktidarın mevcut ajandasında yer almayan bu reform talebinin, ilerleyen dönemlerde yaşanabilecek olası bir erken seçim sürecinde yeniden masaya yatırılabileceği değerlendiriliyor. Seçim ekonomisi dinamiklerinin devreye girmesi durumunda sosyal güvenlik taleplerinin karar alıcılar nezdinde daha hızlı karşılık bulabildiği biliniyor.

Söz konusu modelin 2027 yılında gerçekleşebilecek muhtemel bir seçim takviminde siyasi partilerin vaatleri arasında yer alma potansiyeli yüksek görülüyor. Çalışan kesimin oluşturduğu kamuoyu baskısı ve derneklerin yürüttüğü lobi faaliyetleri, konunun gündemde taze kalmasını sağlıyor. Çalışanlar ve ilgili dernekler, seslerini duyurmak ve kademeli geçiş taleplerini yasalaştırmak adına yürütükleri bilgilendirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.

Kaynak: Haber Merkezi