Ekonomide uygulanan programın dördüncü yılı geride kalırken hedeflenen enflasyon seviyelerine ulaşılamaması neticesinde geniş kitlelerin alım gücünde yaşanan kayıplar ekonomi yönetimini yeni adımlar atmaya yöneltiyor. Sandık tarihine 5 veya 6 ay kala hayata geçirilmesi öngörülen düzenleme kapsamında milyonlarca emekli ile dar gelirli vatandaşın gelir seviyesinde gözle görülür bir yükseliş sağlanması hedefleniyor. Geniş halk kitlelerinin derinleşen ekonomik koşullar karşısındaki rahatsızlığını gidermeyi amaçlayan bu hamlenin bütçe imkanları zorlanarak tek seferlik devasa bir artış şeklinde sunulacağı belirtiliyor.

Kredi Çekmek İsteyen Esnaf Dikkat: Borçlular İçin Yeni Finansman Dönemi!
Kredi Çekmek İsteyen Esnaf Dikkat: Borçlular İçin Yeni Finansman Dönemi!
İçeriği Görüntüle

Sermaye gruplarına aktarılan kaynakların toplumun alt gelir gruplarında yarattığı huzursuzluk ekonomi yetkililerinin radarına girmiş durumda. Uzun süredir yüksek hayat pahalılığı ile mücadele eden emeklilerin satın alma gücünü artırmak amacıyla planlanan bu düzenlemenin piyasalardaki sıcak para sirkülasyonunu da geçici olarak hızlandırması bekleniyor. Gelir dağılımındaki dengesizliği bir nebze olsun hafifletmek adıyla hazırlanan paket, seçmen nezdinde kaybedilen güveni yeniden tesis etme stratejisinin en kritik ayağını oluşturuyor.

Şirketlerin İçinde Bulunduğu Darboğaz Yeni Kredi Paketleriyle Aşılacak

Enflasyonun kontrol altına alınamaması ve kredi maliyetlerinin son derece yüksek seyretmesi sebebiyle küçük ve orta ölçekli işletmeler başta olmak üzere ticari yapılar ciddi bir likidite krizinin merkezinde yer alıyor. İflas takiplerinde, konkordato başvurularında ve batık kredi oranlarında gözlemlenen hızlı tırmanış reel sektörde alarm zillerinin çalmasına yol açıyor. Piyasada yaşanan bu tıkanıklığı açmayı hedefleyen ekonomi yönetimi kamu kaynakları desteğiyle sübvansiyonlu kredi mekanizmalarını yeniden devreye sokarak üreticilere nefes aldırmayı planlıyor.

Sanayi sanayi kuruluşları ve KOBİ'ler için hazırlanan yeni destek programı çerçevesinde piyasaya toplamda 250 milyar liralık taze kredi hacmi sunulması hedefleniyor. Bununla da sınırlı kalınmayarak Merkez Bankası kaynaklı yatırım kredilerinin üst limiti tam 750 milyar lira seviyesine yükseltiliyor. Sert ekonomi politikaları ile tanınan Hazine ve Maliye Bakanlığı yönetimine rağmen tıpkı 2001 finansal krizi ve küresel pandemi günlerinde olduğu gibi olağanüstü adımlar atılarak BAĞ-KUR prim borcu bulunan esnafa dahi 36 ay vadeli özel finansman imkanları sağlanıyor.

Kamu Bankaları Kredi Faizlerini Düşürerek Yeniden Yapılandırma Başlatıyor

Süreçte kilit rol üstlenen kamu bankalarının üst düzey yöneticileri Doğu Anadolu bölgesinde gerçekleşen iş dünyası buluşmalarında reel sektöre yönelik yeni kolaylıkları kamuoyuna duyurdu. Merkez Bankası tarafından uygulanan fonlama maliyetinin yüzde 37,0 seviyesine çekilmesi gerekçe gösterilerek ticari kredi faiz oranlarında hissedilir indirimlere gidileceği müjdelendi. Finansman bulmakta zorlanan veya mevcut borçlarını ödemekte güçlük çeken işletmelere borç yapılandırması konusunda çok geniş imkanlar tanınacağı vurgulandı.

Piyasa aktörlerinin temsilcileriyle yapılan üst düzey görüşmelerde sağlanan bu uzlaşı, finansal sıkılaşma adımlarının reel sektör üzerindeki baskısını kırmayı amaçlıyor. Bankacılık sektörünün kamu kanadı aracılığıyla piyasaya sunacağı bu likidite desteğinin özellikle üretim ve istihdam kapasitesini korumak isteyen firmalar için hayat öpücüğü niteliğinde olacağı ifade ediliyor. Yapılandırma süreçlerinde sağlanacak esneklikler sayesinde batık kredi oranlarındaki tırmanışın da kısa vadede dizginlenmesi hedefleniyor.

Genişleyen Bütçe Açığı Ve Enflasyon Riski Dar Gelirliyi Tehdit Ediyor

Finansal piyasalar ve ekonomi uzmanları ise Merkez Bankası ile kamu bankaları üzerinden özel sektöre aktarılan bu devasa kaynakların yaratacağı bütçe tahribatına dikkat çekiyor. Geçmiş dönemlerde uygulanan Kur Korumalı Mevduat sisteminin ülke ekonomisine getirdiği yaklaşık 60 milyar dolarlık ağır mali yükün ardından, benzer sübvansiyonlu kredi adımlarının kamu zararlarını yeniden büyüteceği öngörülüyor. Karşılıksız genişleme niteliği taşıyan bu sermaye transferlerinin orta vadede enflasyonist baskıyı daha da artırma riski bulunuyor.

Devlet kasasından yapılan bu yüklü harcamalar sebebiyle genişleyecek olan bütçe açığının önümüzdeki dönemde dolaylı vergiler üzerinden yine geniş halk kitlelerine fatura edileceği değerlendiriliyor. Düşürülemeyen enflasyon ve artan vergi yükü sebebiyle emekliler ile sabitleşmiş gelire sahip vatandaşların satın alma gücünün yapılan zamlara rağmen kısa sürede eriyebileceği uyarısı yapılıyor. Kamunun üstlendiği bu yüksek maliyetlerin nihai olarak dar gelirli kesimlerin omuzlarına binen ekonomik bir yüke dönüşeceği ifade ediliyor.

Kaynak: Haber Merkezi