Yeni akademik yılın başlamasıyla birlikte megakentte barınma ihtiyacını karşılamaya çalışan binlerce üniversite öğrencisi adeta büyük bir krizin ortasında kaldı. Eğitim kurumlarına yakınlığıyla bilinen ana merkezlerde kiralık konut stoku tükenme noktasına gelirken, mevcut gayrimenkul bedellerinde son 1 yıl içerisinde %80 seviyelerine ulaşan fahiş artışlar gözlemleniyor. Bütçelerini aşan bu fiyat yükselişlerinin yanı sıra, taşınmaz piyasasında boy gösteren usulsüz kentsel dönüşüm yöntemleri de gençlerin karşı karşıya kaldığı mağduriyetleri katlayarak çoğaltıyor.

Emlak piyasasındaki bu sert fiyat dalgalanması, eğitim hayatını sürdürmek amacıyla şehre gelen gençlerin bütçelerinde ciddi tahribatlar yaratıyor. İstanbul genelinde konut talebinin zirve yaptığı bu dönemde, özellikle merkezi akslarda yer alan binaların durumuna bakılmaksızın son derece yüksek tutarlar talep ediliyor. Sektör temsilcileri ve bölge sakinleri, piyasadaki dengesizliğin hem sosyal hem de ekonomik açıdan sürdürülemez bir boyut kazandığı hususunda birleşiyor.

Popüler Merkezlerde Tavan Yapan Fiyatlar Eğitim Hayatını Olumsuz Etkiliyor

Öğrenci nüfusunun yoğun olarak kümelendiği lokasyonlarda kiralık konut bulmak günden güne imkansız bir hal alıyor. Geçtiğimiz senelerde daha makul rakamlarla el değiştiren standart yapıdaki 2+1 dairelerin aylık bedelleri, bu sezon itibarıyla inanılmaz bir ivme katetti. Öyle ki Beşiktaş ilçesinde geçen sene 25000 TL bandında seyreden eski bir konutun bedeli, bu yıl 45000 TL sınırına dayandı. Eski yapılarda dahi başlangıç rakamları son derece yüksek seviyelerden açılırken, taşınmazın lokasyonuna, fiziksel durumuna ve eşyalı olup olmamasına bağlı olarak rakamlar 80000 TL düzeyine kadar tırmanıyor.

Şehrin farklı yakalarında yer alan diğer merkezi noktalarda da tablo değişmiyor. Avcılar bölgesinde ortalama konut kiraları 34000 TL ile 42000 TL aralığında değişkenlik gösterirken, bölgenin genel ortalama kira bedeli 34306 TL olarak kaydedildi. Şehrin en hareketli ve kalabalık noktalarından biri olan Beyoğlu ilçesinde ise aylık kiralama tutarları 35000 TL ile 55000 TL arasında değişiyor; ilçedeki genel konut kirası ortalaması ise yaklaşık 40270 TL civarında seyrediyor. Fiyatların bu denli yükselmesi öğrencileri şehir çeperlerine veya niteliksiz yapılara yönelmeye mecbur kılıyor.

Kentsel Dönüşüm Fırsatçılığı Mağduriyetleri Katlayarak Büyütüyor

Maddi açıdan zorlanan gençlerin karşı karşıya kaldığı tek risk fahiş fiyatlar değil. Piyasadaki bazı mülk sahiplerinin uyguladığı kentsel dönüşüm stratejileri, barınma krizini tamamen farklı bir boyuta taşıyor. Mevcut yılla birlikte kentsel dönüşüm teşvik ve destek süreçlerinin sona erecek olmasını fırsata çevirmek isteyen birtakım gayrimenkul sahipleri, yasal haklarını kullanmadan önce taşınmazlarını kiralama yoluna gidiyor. Yakın zamanda tahliye edilecek ve yıkım kararı uygulanacak riskli yapı stoğu, durumu bilmeyen üniversitelilere yüksek bedellerle sunuluyor.

Bu yaklaşımın arkasında, gayrimenkulün yıkım öncesinde boş kalmasını engellemek ve birkaç aylık ek gelir elde etmek amacı yatıyor. Gayrimenkul sahiplerinin sergilediği bu tutum, ne yazık ki sözleşme imzalayan öğrencilerin hayatını karartma noktasına getiriyor. Binaların durumundan bihaber bir şekilde evlere yerleşen gençler, kısa süre içerisinde tebligatlarla karşılaşarak kapı dışarı edilme tehlikesiyle yüzleşiyor.

Eğitim Döneminin Ortasında Evsiz Kalma Tehlikesi Kapıda Bekliyor

Hukuki ve resmi süreçlerin gizlenerek yapıldığı bu kiralamalar, öğrencileri akademik takvimin tam ortasında sokakta kalma riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Derslerin yoğunlaştığı, sınav dönemlerinin yaklaştığı kış aylarında tahliye kararlarıyla sarsılan gençler, hem psikolojik hem de finansal açıdan büyük bir yıkım yaşıyor. Birkaç aylık kira geliri uğruna feda edilen bu süreç, gençlerin eğitim hayatındaki başarılarını da doğrudan ve olumsuz yönde etkiliyor.

Mülk sahiplerinin kentsel dönüşüm takvimini saklayarak kontrat yapması, mağdur olan tarafın hakkını aramasını da zorlaştırıyor. Sözleşme şartlarına güvenerek nakliye, emlakçı komisyonu ve depozito gibi ciddi masrafların altına giren aileler, kısa süre sonra yeni bir ev arama maratonuna girmek durumunda kalıyor. Bu durum, piyasadaki etik dışı uygulamaların ne derece yaygınlaştığını net bir şekilde gözler önüne seriyor.

Sektör Temsilcileri Sözleşme Öncesi Detaylı Araştırma Yapılmasını Öneriyor

Gayrimenkul uzmanları ve emlak temsilcileri, yaşanan bu vahim kentsel dönüşüm tuzağına düşmemeleri adına kiracı adaylarını son derece dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Herhangi bir taşınmaz için imza atmadan ve ödeme yapmadan önce, binanın hukuki ve fiziki durumunun kapsamlı bir şekilde incelenmesi gerektiği önemle ifade ediliyor. Resmi kurumlardan ve ilgili belediyelerden yapının kentsel dönüşüm kapsamında olup olmadığı, hakkında herhangi bir karot numunesi alma işlemi veya tahliye kararı bulunup bulunmadığı titizlikle sorgulanmalıdır.

Kredi Çekmek İsteyen Esnaf Dikkat: Borçlular İçin Yeni Finansman Dönemi!
Kredi Çekmek İsteyen Esnaf Dikkat: Borçlular İçin Yeni Finansman Dönemi!
İçeriği Görüntüle

Ayrıca uzmanlar, kira sözleşmelerine kentsel dönüşüm ve tahliye süreçleriyle ilgili bağlayıcı maddelerin eklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Mağduriyet yaşanmaması adına, emlak danışmanlarının yetki belgelerinin kontrol edilmesi ve bölgedeki gerçek rayiç bedellerin iyice analiz edilmesi büyük önem taşıyor. Bilinçli hareket edilmesi, fırsatçı anlayışın önüne geçilmesinde ve gençlerin güvenli alanlarda barınmasında en kritik adım olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Haber Merkezi