Medicana International Ankara Hastanesi’nde görev yapan Doç. Dr. Sarıyıldız, hemoroidin özellikle toplumda tabu olarak görüldüğünü ve bu nedenle birçok hastanın tedaviyi ertelediğini söyledi:
“Tıp evrensel bir bilimdir; sağlığın da doktorun da kadını erkeği olmaz. Ancak toplumdaki mahremiyet kaygıları, hasta-hekim iletişiminde önemli rol oynar. Kadın cerrah olarak, özellikle kadın hastaların belirtilerini daha rahat paylaşabildiğini ve tedavi sürecine daha kolay adapte olduklarını gözlemliyorum.”
Erken Teşhis Yaşam Kalitesini Koruyor
Doç. Dr. Sarıyıldız, hemoroidin erken dönemde fark edilip tedavi edilmemesi halinde kişinin yaşam kalitesinde ciddi düşüşlere yol açabileceğini belirtti:
“Ağrılı dışkılama, makatta kanama, şişlik, kaşıntı ve bazen akıntı gibi belirtiler varsa mutlaka bir genel cerrahi uzmanına başvurulmalı. Erken teşhis ve tedavi, hastalığın ilerlemesini önleyerek yaşam kalitesini korur.”
Her Hastaya Ameliyat Gerekmez
Sarriyıldız, hemoroid tedavisinde cerrahi müdahalenin her zaman gerekli olmadığını, ancak ileri evre vakalarda etkili bir çözüm olduğunu söyledi:
“Cerrahi müdahale genellikle genel anestezi altında, açık veya kapalı yöntemlerle yapılır. Ameliyat sonrası hastalar genellikle 1 gün istirahatın ardından günlük hayatlarına dönebiliyor. Ancak konservatif yöntemlerle tedavi edilebilen hastalara ameliyat önerilmiyor.”




