Yaklaşık 10 ay önce glomus tümörü teşhisi konulan Gülsüm Acar, tümörün beyin damarları üzerinde bulunması ve şah damarını çevrelemesi nedeniyle farklı hastanelere başvurdu. Ameliyatın riskli olduğu değerlendirilerek Acar’a ışın tedavisi önerildi.

Toplam 5 seans ışın tedavisi gören Acar’ın şikayetlerinin yeniden artması ve tümörün büyümeye devam etmesi üzerine bu kez ameliyatın da mümkün olmadığı ifade edildi. Bunun üzerine ailesi internet üzerinden Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel’e ulaştı.

A W765675 01

Acar’ı değerlendiren Prof. Dr. Başel, ışın tedavisinin cerrahiyi zorlaştırmasına rağmen tümörün büyümeye devam etmesi nedeniyle operasyon kararı aldı. Ameliyat öncesi tetkikleri tamamlanan Acar, aynı gün ameliyata alınarak yaklaşık 5 saat süren operasyonla tümöründen tamamen kurtuldu.

Bel ve Boyun Ağrısı Olanlar Dikkat! Uzmanından “MR’da Fıtık Çıktı” Uyarısı
Bel ve Boyun Ağrısı Olanlar Dikkat! Uzmanından “MR’da Fıtık Çıktı” Uyarısı
İçeriği Görüntüle

Ameliyat sonrası herhangi bir komplikasyon gelişmeyen Acar’ın taburcu aşamasına geldiği belirtildi.

“Işın tedavisi ameliyatı zorlaştırdı”

Prof. Dr. Halil Başel, Acar’ın kendilerine başvurduğunda tümörün cerrahi müdahaleyle çıkarılabilecek durumda olduğunu belirtti.

Işın tedavisinin bölgede ciddi yapışıklıklara neden olabildiğini ifade eden Başel, tümörün büyümeye devam etmesi nedeniyle cerrahi müdahaleyi göze aldıklarını söyledi.

Başel, “Işın tedavisi aldıysanız bu ameliyat çok riskli olur. Işın tedavisi yapışıklıklara neden olur ve tümörü çıkarmak zorlaşır. Ama tümör büyüyorsa yine de bir şans verelim” diyerek hastayı Van’a davet ettiğini anlattı.

“Ameliyat sırasında masada kalabileceği söylenmiş”

Operasyonun yaklaşık 5 saat sürdüğünü belirten Başel, tümörün tamamen çıkarıldığını ve hastada herhangi bir komplikasyon gelişmediğini ifade etti.

Başel, Acar’ın daha önce ciddi şekilde korkutulduğunu belirterek, ameliyat sonrasında yaşanan bir anı da şöyle anlattı:

“Anestezinin etkisi tam olarak geçmemişken bana, ‘Hocam, ben yaşıyor muyum? Çocuklarıma kavuşabilecek miyim?’ diye sordu. Bu beni çok etkiledi. Çünkü hastamız çok korkmuştu.”

Başel, operasyon sonrasında Acar’da ses kısıklığı dahil herhangi bir komplikasyon gelişmediğini ve hastanın taburcu aşamasına geldiğini söyledi.

Ailesi birçok hastaneye başvurdu

Hasta yakını Fatih Sultan Acar da yaklaşık 10 ay boyunca İstanbul, Ankara ve farklı kentlerde çok sayıda hastaneye başvurduklarını belirtti.

Acar, tümörün beyin damarları üzerinde olması ve şah damarını kaplaması nedeniyle ameliyatın riskli olduğunun söylendiğini, bu nedenle 5 seans ışın tedavisi uygulandığını ifade etti.

Tedaviden yaklaşık bir ay sonra şikayetlerin yeniden başladığını ve tümörün büyümeye devam ettiğini belirten Acar, internet üzerinden Prof. Dr. Halil Başel’e ulaştıklarını söyledi.

“Beynimde saatli bomba taşıdığımı söylediler”

Gülsüm Acar ise yaşadığı süreci anlatırken farklı hastanelerde kendisine ameliyatın yapılamayacağının söylendiğini belirtti.

Acar, “Nereye gitsem beni reddediyorlardı. ‘O ameliyat yapılamaz, çok riskli. Masada kalırsın, ölebilirsin, felç kalabilirsin. Beyninde saatli bomba taşıyorsun’ gibi şeyler söylediler” dedi.

Yaşadığı süreç nedeniyle psikolojik olarak zorlandığını belirten Acar, Prof. Dr. Başel’e ulaştıktan sonra moral bulduğunu ve ameliyatının başarılı geçtiğini söyledi.

Acar, “Ameliyatım çok başarılı geçti. Hocamdan çok memnunum” ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA