Van’ın Çaldıran ilçesinde dünyaya gelen Atabay, 2008 yılında rap müzikle tanışıyor. Türkiye’de rap müzikte isim yapmış Ceza’nın, uyuşturucu ve kumara karşı yapmış olduğu bir şarkı onu derinden etkilemiş. O dönemde bir arkadaşının uyuşturucuya bulaşması, Baran’ı Ceza’nın şarkı sözlerindeki mesajlarla yüzleştirmiş ve rap müziğin gücünü fark etmesini sağlamış. Baran, “Rap müzikte sosyal konulara değinilmesi beni çok etkiledi” diyor.
Atabay, kendi anadilinde, Kürtçe müzik yapmak istese de her şeyin kendisi için kolay olmadığını söylüyor. Kliplerinde karşılaştığı engellerin onu 3 yıl müzikten uzaklaştırdığını söyleyen Baran, “2009 yılında Kürtçe ve Türkçe sözlerin olduğu bir klip yaptık. Bu tarz klipleri yayınlayan bir grup vardı. Klibi izlerken arkadaşımın kulağında küpe olduğu için “yayınlayamayız” dediler. Küpenin Kürt kültürüne uygun olmadığına söylediler” diyor.
Biz de kendi köklerinden aldığı ilhamla Kürtçe rap yolculuğuna çıkan Baran Atabay ile bir araya gelerek müzik yolculuğunu ve Kürtçe rap serüvenini söyleştik.
Baran, müzikle tanışman nasıl oldu?
Van’ın Çaldıran ilçesinde dünyaya geldim. 2008’de Ceza ile rap müzikle tanıştım. O zaman uyuşturucuya bulaşmış bir arkadaşım vardı. Ceza’nın şarkılarında uyuşturucunun kötü olduğunu anlatan sözler geçiyordu, bu beni çok etkiledi. Kliplerde hem uyuşturucuya hem de kumara karşı duran bir tema vardı. Normal şarkılardan farklı olarak rapte daha çok söz var, bu da daha fazla şey anlatmamı sağladı. Üç dakikalık bir sürede çok konuya değinmek mümkün oluyor.
Rap müzikte politik mesaj vermek senin için ne ifade ediyor?
Benim iki tane albümüm var ve kliplerimde politik konulardan bahsediyorum. Kliplerdeki bütün sözler genellikle politik. O dönemde bazı kültür merkezleriyle tanıştım ve kendi anadilimde de müzik yapabilir miyim diye düşündüm. Kürtçe rap yapmaya karar verdim. Her rapçinin yazdığı her şarkının altında bir isyan olmalı ve toplumsal bir sorunu anlatmalı.
Son dönemde duygusal şarkılara yönelmenin neden nedir?
Son çıkardığım şarkılarda duygusal konulara yer veriyorum çünkü gençler daha çok böyle şarkılar dinliyor. Popüler kültür çok hızlı ilerliyor; toplumsal mesajlı şarkılar kısa sürede yok oluyor. Genç kitlenin istekleri ve arayışları hızlı değişiyor. Biz de onlara hitap etmek için konuları değiştiriyoruz. Sosyal medyanın etkisi de büyük; kısa videolar daha çok ilgi görüyor, uzun kliplerimiz pek izlenmiyor.
Neden Kürtçe rap yapmaya karar verdin?
Ailemde çok sanatçı var. Ben de neden Kürtçe rap yapmayayım dedim. Kürtçe rap yaptığımda kendimi daha iyi ifade ediyorum, daha iyi hissediyorum. Kürtçe rap yapan çok az kişi vardı. Rep müziğe girdikten sonra Kürtçe rap yapanları merak ettim. Sonrasında Serhado ile tanıştım, kültür merkezinde buluştuk. O dönem “şarkını yap, sonra düet yapalım” demesi beni çok motive etti. Almanya’da Azad Azadpour vardı, ama çok Kürtçe rapçi yoktu. Eskiden dinleyebileceğimiz kanallar da kısıtlıydı.
İlk kliplerindeki engeller nelerdi?
2009-2010 yıllarında Kürtçe ve Türkçe sözlü bir klip çektim. Bunu yayınlayacak bir grup vardı ama videoyu durdurdular, arkadaşın kulağında küpe var diye. “Biz bunu yayınlamayız” dediler. Bu yüzden üç yıl rap müziğe ara verdim. O dönem müziğe küsmeseydim belki şimdi daha iyi bir konumda olurdum. Kendi dilimde müzik yapmak büyük cesaret gerektiriyordu.
Şu anda müzik çalışmalarını nasıl yürütüyorsun?
Şu anda yedi klibim var, genellikle Van’da çekiyorum. Görsel olarak bazen popüler kültüre yakın öğeler kullanıyorum ama asıl amacım Kürt gençlerine ulaşmak, onlara bir şey hissettirebilmek. Kliplerde yıkık dökük mekânları tercih etmem sadece estetik değil; Kürt halkının yaşadığı yıkıma gönderme yapmak.
Kürt gençleriyle iletişimin nasıl?
Geri dönüşler az. Gençler YouTube veya Spotify yerine TikTok ve Instagram’ı daha çok kullanıyor. Ben TikTok’u tercih etmiyorum; çünkü şarkıların altına alakasız videolar koyuyorlar, bu beni rahatsız ediyor. Dinleyenler şarkıları beğeniyor ama müziği yayma konusunda pek istekli değiller. Gençler daha çok arabesk veya aşk temalı şarkılara yönelmiş. Benim şarkılarım ise daha derin ve toplumsal farkındalık içeriyor.
Kürtçe rapin geleceğini nasıl görüyorsun?
Açıkçası parlak görmüyorum çünkü destekleyen kimse yok. Eskiden Serhado döneminde rap gerçekten rapti. Şimdi gençler başka tarzlara yönelmiş durumda, bu da asimilasyonun bir sonucu. Kürtçe rapin ilerleyebilmesi için festivallerde ve organizasyonlarda Kürt rapçilere yer verilmesi gerekiyor.
Ailen seni nasıl destekliyor?
Babam çok destekledi. Beni tanıdığı bir arkadaşının stüdyosuna götürdü ve üç ay boyunca stüdyoyu temizledim, yeter ki kaydım alınsın. Annem şiir yazıyor, ablam kitap yazıyor, babam dengbêjlik yapardı. Sanat ailede hep vardı. Annem 60’lı yaşlarında okuma yazma öğrendi. Ailemin sanata bakış açısı beni çok etkiledi.
Rap müzik yaparken, sözlerinde nelere dikkat ediyorsun?
Toplumsal konulara yer veriyorum ama memuriyetim nedeniyle dikkatli davranmak zorundayım. Yasaklı kelimelerden uzak duruyorum. Kürtlerin farklı siyasi ve dini görüşleri var; kimseyi kırmadan yazmaya çalışıyorum. Çoğu zaman yazmak istediklerimizin yarısını bile yazamıyoruz.
Kürtçe rap motivasyonunu ne sağlıyor?
Altyapılarda Kürt kültürüne ait melodiler bulunması beni motive ediyor. Biz yıllarca o ezgilerle büyüdük, kulağımıza tanıdık geliyor.Kürt müziğinde ise hissiyat var.
Şarkılarını nasıl üretiyorsun?
Kendi sözlerimi yazıyor, müzikleri besteliyor, kayıt, mix-master ve reklam işlerini ben hallediyorum.
Sahne fırsatın olursa hangi şarkını söylerdin?
Büyük bir sahnede milyonlara hitap etme fırsatım olursa “Ne melame”yi söylerdim. Hem toplumsal hem kişisel anlam taşıyor. Ritmi Latin Amerika kökenli reggaeton, üzerine Kürt ezgilerini ekledim. “Ne şeyhim, ne melame” kısmı coğrafyada yaygın olan şeyhlik ve melalığa eleştiri. Şarkı bir duruş, bir sorgulama.
Gelecek planların nedir?
En büyük hayalim çok iyi bir rapçi olmak. Kendime güveniyorum. Bu işe başladığımda Kürt rap yapan çok az kişi vardı. Cezanın tarzıyla büyüdüm, Kürtçe kelimeleri rap ritmiyle birleştirmeyi iyi biliyorum.





