VAN HABER

Van'ın çevre sorunları Türkiye gündemine taşınacak

Türkiye Çevre Platformu Genel Sekreterliği görevine getirilen Ali Kalçık, Van Gölü'ndeki kirlilik, kıyı işgalleri ve sulak alan tahribatına dikkat çekerek, "Van'ın çevre mücadelesini artık Türkiye ölçeğinde sürdüreceğiz" dedi.

Abone Ol

Türkiye Çevre Platformu Genel Sekreterliği görevine getirilen çevre aktivisti Ali Kalçık, yeni dönemde Van ve bölgenin çevre sorunlarına daha fazla odaklanacaklarını söyledi. Uzun yıllardır Van Denizi'nin korunması için mücadele yürüttüklerini belirten Kalçık, Türkiye Çevre Platformu çatısı altında bu çalışmaları daha geniş bir zemine taşıyacaklarını ifade etti.

Van Çevre Derneği'ni (ÇEV-DER) 2005 yılında kurduklarında ilk hedeflerinin Van Denizi'ni korumak olduğunu belirten Kalçık, aradan geçen yıllara rağmen göldeki çevresel sorunların büyüyerek devam ettiğini söyledi.
Kalçık, "Yaklaşık 20 yılı aşkın süredir Van Denizi'nin korunması için mücadele ediyoruz. Ancak üzülerek görüyoruz ki her geçen gün sorunlar daha da derinleşiyor. Türkiye Çevre Platformu'ndaki görevimizle birlikte Van'ın çevre sorunlarını daha güçlü şekilde gündeme taşıyacağız" diye konuştu.


"Van'ın sesi Türkiye'de daha güçlü duyulacak"

Türkiye Çevre Platformu'nun bugüne kadar Van, Hakkâri, Muş, Bingöl ve Ağrı başta olmak üzere birçok kentte çevre mücadelesine destek verdiğini belirten Kalçık, yeni görevinde Van'daki çevre sorunlarını ulusal ölçekte daha görünür kılmayı hedeflediklerini vurguladı
Kalçık, "Van Denizi'nden sulak alanlara, kıyı işgallerinden çevre kirliliğine kadar birçok konuda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Van'ın çevre sorunlarını Türkiye'nin gündemine taşımaya ve çözüm için mücadele etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Van Gölü ciddi tehdit altında"

Van Gölü’nün yalnızca Van'ın değil, Türkiye'nin ve dünyanın önemli doğal değerlerinden biri olduğunu vurgulayan Kalçık, havzadaki kirliliğin endişe verici boyutlara ulaştığını belirtti.
Van Gölü çevresinde yaklaşık 1 milyon 200 bin kişinin yaşadığını ifade eden Kalçık, evsel atıklar ve yetersiz arıtma sistemlerinin göl üzerindeki baskıyı artırdığının altını çizdi.
"Yıllardır tüm yerleşim yerlerinde ileri biyolojik arıtma tesislerinin kurulması gerektiğini dile getiriyoruz. Ancak bu konuda yeterli adımlar atılmış değil" diyen Kalçık, Gölü’nü besleyen çok sayıdaki dere ve akarsuyun da kirlilik taşıdığına dikkat çekti.


"Kıyılar ve sazlıklar korunmalı"


Kalçık, Van Gölü kıyılarındaki işgallerin ve sulak alanlarda yaşanan tahribatın da önemli çevre sorunları arasında yer aldığını belirterek, kıyıların ve sazlıkların korunması gerektiğini söyledi.
Türkiye'deki sulak alanların önemli bir bölümünün Van Havzası'nda bulunduğunu kaydeden Kalçık, sazlıkların yalnızca doğal yaşam için değil, aynı zamanda bölgenin ekolojik dengesi açısından da hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.
Çevre yolu ve benzeri projelerin planlanırken doğal yaşamın gözetilmesi gerektiğini vurgulayan Kalçık, "Ulaşım yatırımları elbette yapılmalı ancak bunun bedelini sulak alanlar ve doğal yaşam ödememeli" diye konuştu.