Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte en çok merak edilen konulardan biri de gebelerin ve emziren annelerin oruç tutup tutamayacağı oldu. Anne adayları, hem kendi sağlıkları hem de bebeklerinin gelişimi açısından herhangi bir risk oluşup oluşmayacağını sorguluyor. Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Mert Cenker Güney, konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Güney, sağlıklı bir gebelikte 8-9 saatlik açlığın genellikle ciddi bir probleme yol açmadığını belirterek, ancak bu sürenin uzaması halinde bazı şikâyetlerin ortaya çıkabileceğini söyledi. “Yaklaşık 8-9 saatlik açlık sonrası vücut bunu bir durum değişikliği olarak algılar ve bazı metabolik mekanizmalar devreye girer” diyen Güney, bu sürenin aşılması durumunda halsizlik, yorgunluk, baygınlık hissi, bulantı ve kusma gibi belirtilerin görülebileceğini ifade etti. İlk ve Son Üç Aya Dikkat Son bilimsel verilerde gebeliğin ilk üç ayında orucun bulantı ve kusmayı artırabileceğine dair bulgular bulunduğunu aktaran Güney, son üç ayda ise düşük doğum ağırlığıyla ilgili bazı kanıtların yer aldığını hatırlattı. Ancak orucun kesin olarak zararlı olduğunu ortaya koyan net bir bilimsel çalışma bulunmadığının da altını çizdi.

Uzmanından Sıcak Hava Uyarısı! Kalp Krizi Riskini Artıran Saatler Belli Oldu
Uzmanından Sıcak Hava Uyarısı! Kalp Krizi Riskini Artıran Saatler Belli Oldu
İçeriği Görüntüle

Uzman isim, özellikle gebeliğin 4., 5. ve 6. aylarında, anne adayının kendini iyi hissetmesi ve oruç tutabilecek güçte olduğunu düşünmesi halinde genel olarak bir sakınca görülmediğini belirtti. Bununla birlikte sağlıklı gebeliklerde bile halsizlik, kas ve eklem ağrıları, mide bulantısı gibi durumların yaşanabileceğini vurguladı. Yaz Aylarında Risk Artıyor Ramazan’ın yaz aylarına denk geldiği dönemlerde ise en büyük riskin sıvı kaybı olduğuna dikkat çeken Güney, sıcak havalarda dehidratasyon tehlikesinin arttığını söyledi. Bu nedenle özellikle yaz döneminde oruç tutacak gebelerin ve emziren annelerin çok daha temkinli olması gerektiğini ifade etti. Her gebeliğin kendine özgü olduğunu hatırlatan Güney, karar verilmeden önce mutlaka bir hekime danışılması gerektiğini belirtti. Ayrıca dini açıdan da gebelik ve emzirme döneminin sonradan telafi edilebilecek mazeretler kapsamında değerlendirildiğini sözlerine ekledi.

Muhabir: BÜŞRA TEKİN