Van’da yıllarca kentin üretim kültürünün önemli parçalarından biri olan geleneksel metal işçiliği, değişen tüketim alışkanlıkları ve daralan imalat sektörü nedeniyle giderek geriliyor. Bir dönem Türkiye’nin farklı kentlerine semaver, soba ve mangal gönderen ustalar, bugün azalan iş hacmi ve artan rekabet karşısında mesleklerini ayakta tutmaya çalışıyor. 1984 yılından bu yana metal işçiliği yapan Erhan Tayiz, sektörde yaşanan gerilemenin boyutlarına dikkat çekerek birçok ustanın üretimi bırakmak zorunda kaldığını söyledi.

Van’ın üretim geleneği giderek zayıflıyor

Henüz 12 yaşındayken metal işçiliğine başlayan Erhan Tayiz, meslek hayatı boyunca Van’da üretimin geçirdiği değişime tanıklık etti. Geçmişte kentteki atölyelerde farklı ihtiyaçlara yönelik çok sayıda ürünün imal edildiğini belirten Tayiz, yerel üretimin zamanla eski gücünü kaybettiğini ifade etti.

Van’da 80 personel alınacak: Yarın son gün, şartlar belli oldu
Van’da 80 personel alınacak: Yarın son gün, şartlar belli oldu
İçeriği Görüntüle

Semaverden mangala, saç sobasından hamam sobasına kadar birçok ürünün üretimini yaptıklarını anlatan Tayiz, Van’da imal edilen ürünlerin yalnızca bölgeyle sınırlı kalmadığını, Türkiye’nin farklı illerine de gönderildiğini söyledi.

Tayiz, geçmişte özellikle Van semaverlerinin yoğun talep gördüğünü belirterek çıra, aynalık, bacalık ve çatı oluğu gibi ürünlerin de atölyelerde üretildiğini dile getirdi. Ancak bugün aynı üretim çeşitliliğinin ve iş yoğunluğunun bulunmadığını kaydetti.

Dışarıdan gelen ürünler yerli ustaları zorluyor

Van’daki metal işçiliğinin gerilemesinde başka şehirlerden getirilen hazır ürünlerin de etkili olduğunu savunan Tayiz, yerel esnafın kendi kentindeki üreticilerden ürün almak yerine farklı illerden tedarike yönelmesinin imalatçıları zor durumda bıraktığını söyledi.

Eskişehir, Gaziantep, Şanlıurfa ve Kayseri gibi kentlerden getirilen soba, semaver ve mangalların yerel üreticilerle rekabeti güçleştirdiğini belirten Tayiz, üretim yapan esnafın aynı zamanda dışarıdan aldığı ürünleri satmaya yöneldiğini ifade etti.

Bu durumun atölyelerin iş hacmini daralttığını dile getiren Tayiz, yerli üreticilerin desteklenmemesi hâlinde sektördeki kaybın daha da büyüyebileceğini söyledi.

Doğal gaz kullanımı da işleri azalttı

Geleneksel metal işçiliğinde yaşanan gerilemenin yalnızca dışarıdan getirilen ürünlerle sınırlı olmadığını belirten Tayiz, teknolojik gelişmelerin ve ısınma alışkanlıklarındaki değişimin de sektörü etkilediğini kaydetti.

Doğal gazın yaygınlaşmasıyla sobaya olan talebin azaldığını anlatan Tayiz, fabrika üretimi ürünlerin kırsal kesimlerde de daha fazla tercih edilmeye başlandığını söyledi. Turbo sobalara yönelimin artmasının da geleneksel soba üretimini olumsuz etkilediğini belirten Tayiz, geçmişte yoğun sipariş aldıkları ürünlerin bugün aynı ilgiyi görmediğini ifade etti.

50 sobacıdan geriye 4-5 usta kaldı

Van’da metal işçiliğinin geldiği noktayı anlatan Tayiz, geçmişte yaklaşık 50 soba üreticisinin bulunduğunu, bugün ise bu sayının 4-5 kişiye kadar gerilediğini öne sürdü.

Sektörde yaşanan daralmanın yalnızca iş yerlerinin kapanması anlamına gelmediğini belirten Tayiz, yıllar içinde edinilen mesleki deneyimin ve üretim birikiminin de kaybolma riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Birçok ustanın geçimini sağlayamadığı için mesleğini bırakmak zorunda kaldığını dile getiren Tayiz, iş yerlerinin kira ve diğer giderlerini karşılamanın da giderek zorlaştığını ifade etti.

Geri dönüşümle başlayan meslek bugün ayakta kalmaya çalışıyor

Geçmişte sokaklardan toplanan tenekelerin atölyelerde işlenerek çeşitli ürünlere dönüştürüldüğünü anlatan Tayiz, metal işçiliğinin bir dönem hem üretim hem de geri dönüşüm açısından önemli bir işlev üstlendiğini belirtti.

Elde bulunan malzemelerin değerlendirilerek insanların ihtiyaçlarını karşılayan ürünlere dönüştürüldüğünü kaydeden Tayiz, eski yıllarda mesleğin kent ekonomisinde daha fazla yer tuttuğunu söyledi. Bugün ise değişen üretim ve tüketim koşulları nedeniyle geleneksel yöntemlerle çalışan ustaların giderek daha az iş alabildiğini dile getirdi.

“Üç-beş yıl daha dayanabiliriz”

Mesleğin geleceğine ilişkin kaygılarını da paylaşan Erhan Tayiz, mevcut koşulların devam etmesi durumunda daha fazla ustanın üretimden çekilebileceğini söyledi.

Geleneksel metal işçiliğinin korunması için yerli üreticilerin desteklenmesi gerektiğini belirten Tayiz, sektörün geleceğine ilişkin endişesini şu sözlerle dile getirdi:

“Mesleğimiz artık can çekişiyor. Belki üç-beş yıl daha sürdürebileceğiz. Ancak bu şekilde devam ederse sektörün ömrünü tamamlamasından endişe ediyoruz.”

Muhabir: Elif Yıldırım