Küresel finans piyasalarında ABD tahvil faizlerindeki sert yükselişin etkisi hissediliyor. ABD’nin artan borçlanma ihtiyacı, kalıcı enflasyon endişeleri ve yükselen petrol fiyatları tahvil piyasasında satış baskısını artırdı.
ABD’de 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,70 seviyesini aşarak son 24 yılın en yüksek düzeyine çıktı. 10 yıllık tahvil faizinin de yüzde 5,30’un üzerine yükselmesi, faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde baskı oluşturdu.
Ons altın iki ayın dibini gördü
ABD tahvil getirilerindeki yükselişin ardından ons altın sert değer kaybetti. Değerli metal, gün içinde 4.066 dolara kadar gerileyerek son iki ayın en düşük seviyesini gördü.
Ons altın günü yüzde 1,26 kayıpla tamamlarken, yeni günde gelen tepki alımlarıyla 4.117 dolar seviyelerinde tutunmaya çalışıyor.
Altındaki hareketlilik iç piyasaya da yansıdı. Güne yükselişle başlayan gram altın, sabah saatlerinde 6.515 TL seviyesinden işlem gördü.
Güncel altın fiyatları
İç piyasada altın fiyatlarında son durum şöyle:
- Gram altın: 6.515 TL
- Ons altın: 4.117 dolar
- Çeyrek altın: 10.760 TL
- Cumhuriyet altını: 42.850 TL
Fed’den faiz mesajı geldi
Piyasalardaki hareketliliği artıran bir diğer gelişme ise ABD Merkez Bankası’nın (Fed) son toplantısına ilişkin tutanaklar oldu.
Tutanaklarda, Fed üyelerinin çoğunun yıl sonuna kadar bir faiz artırımının daha gerekli olabileceğini değerlendirdiği belirtildi.
Kansas City Fed Başkanı Jeff Schmid’in enflasyonla mücadele kapsamında faizlerin daha da yükseltilmesi gerekebileceğine yönelik açıklaması da piyasalarda yeni faiz artışı beklentilerini güçlendirdi.
Petrol fiyatları da baskıyı artırıyor
Küresel piyasalarda faiz endişelerine jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki yükseliş de eşlik ediyor.
Orta Doğu ve Kızıldeniz çevresindeki gerilim, Ukrayna’nın Rusya’daki petrol tesislerine yönelik saldırıları ve ABD Körfezi'ndeki kasırga riski petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalmasına neden oluyor.
Brent petrolün 100 doların üzerinde seyretmesi, enerji maliyetleri üzerinden küresel enflasyon endişelerini yeniden gündeme getiriyor.
Uzmanlar, ABD’de yükselen tahvil faizlerinin yalnızca altın ve hisse piyasaları açısından değil, küresel mali istikrar açısından da yakından takip edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.




