Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) bünyesindeki Gıda Mühendisleri, Kimya Mühendisleri ve Ziraat Mühendisleri Odaları, 16 Ekim Dünya Gıda Günü kapsamında ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimin temel bir insan hakkı olduğu vurgulanırken, artan gıda fiyatları, gelir dağılımındaki adaletsizlik, yoksulluk ve üretim maliyetlerinin milyonlarca insanın beslenmesini zorlaştırdığı belirtildi.
Emekçilerin, emeklilerin, işsizlerin, öğrencilerin ve dar gelirli ailelerin sağlıklı beslenme ile diğer temel ihtiyaçları arasında tercih yapmak zorunda kaldığına dikkat çekilen açıklamada, gıda sorununun yalnızca üretim miktarıyla değerlendirilemeyeceği ifade edildi.
“Gıda Hakkı Lüks Değil, Yaşamın Temel Koşuludur”
Gıdaya erişimin bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, tohumdan gübreye, işlemeden dağıtıma kadar uzanan gıda zincirinde sermayenin yoğunlaşmasının hem üreticinin bağımsızlığını hem de tüketicinin uygun fiyatlı gıdaya erişimini sınırlandırdığı kaydedildi.
Açlık ve yoksulluğun kaçınılmaz bir kader olmadığı belirtilen açıklamada, ekonomi, tarım ve gelir politikalarının bu sorunların ortaya çıkmasında etkili olduğu ifade edildi. Gıdanın yalnızca piyasada alınıp satılan bir meta olarak görülmemesi gerektiği vurgulanarak, gıda politikalarının şirketlerin kârlılık hedeflerine ve piyasa koşullarına terk edilmemesi çağrısı yapıldı.
Bütün Çocuklara Okullarda Ücretsiz Yemek Çağrısı
Açıklamada, yetersiz ve dengesiz beslenmenin çocukların fiziksel gelişimini, bilişsel becerilerini, okul başarısını ve geleceğini doğrudan etkilediği belirtildi. Çocukların sağlıklı beslenme hakkının ailelerinin ekonomik koşullarına bağlı olmaması gerektiğine dikkat çekildi.
TMMOB’ye bağlı üç oda, bütün çocuklara okullarda en az bir öğün ücretsiz, yeterli, dengeli ve güvenli yemek ile temiz içilebilir su sağlanmasını istedi. Bunun bir yardım değil, kamunun temel sorumluluğu olduğu vurgulanan açıklamada, okul yemeklerinin bilimsel beslenme ilkelerine uygun hazırlanması, hijyen ve izlenebilirlik koşullarının sağlanması ve etkin denetim mekanizmalarının oluşturulması gerektiği kaydedildi.
Okul yemekleri için gerekli bütçenin ayrılması ve uygulamanın ülke genelinde eşit ve sürdürülebilir bir kamusal programa dönüştürülmesi çağrısı yapılan açıklamada, “Çocukların geleceği tasarruf kalemi, sağlıklı beslenme bir lüks, okul yemeği ve okul gıdası logosu ise ertelenebilir bir vaat değildir” ifadelerine yer verildi.
Üreticinin Desteklenmesi ve Kooperatiflerin Güçlendirilmesi İstendi
Tarım sektöründe tohum, gübre, mazot, enerji, sulama, yem ve işçilik maliyetlerinin artmasının üreticilerin üretimi sürdürmesini zorlaştırdığı belirtilen açıklamada, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı, tüketicinin ise gıdayı yüksek fiyatlarla satın almak zorunda kaldığı ifade edildi.
Bu durumun aşılması için tarımsal üretimin yalnızca piyasa getirisi üzerinden değil, toplumun beslenme ihtiyaçları ve kamusal yarar doğrultusunda ele alınması gerektiği vurgulandı. Küçük üreticilerin ve aile işletmelerinin desteklenmesi, kooperatiflerin güçlendirilmesi, üreticinin gelir güvencesini sağlayan desteklerin artırılması ve kamusal alım mekanizmalarının etkinleştirilmesi istendi.
Gıda egemenliğinin toplumların neyi, nasıl ve kimin için üreteceklerine demokratik biçimde karar verebilmesi anlamına geldiği belirtilerek, üretim ve dağıtım süreçlerinde kamusal planlamanın ve üretici-tüketici dayanışmasının güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Tarım Alanları ve Su Kaynakları Korunmalı
İklim değişikliği, kuraklık, su kaynaklarının kirlenmesi, toprak kaybı ve tarım alanlarının amaç dışı kullanımı gibi sorunların gıda üretiminin geleceğini tehdit ettiği ifade edilen açıklamada, tarım alanlarının, meraların, ormanların ve su havzalarının korunması çağrısı yapıldı.
Sürdürülebilir bir gıda sistemi için bilimsel bilgi ve mesleki uzmanlığın vazgeçilmez olduğu belirtilirken, gıda denetimlerinin güçlendirilmesi ve kamu kurumlarında yeterli sayıda nitelikli teknik personel istihdam edilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

TMMOB’den Yetkililere 8 Maddelik Çağrı
TMMOB Gıda Mühendisleri, Kimya Mühendisleri ve Ziraat Mühendisleri Odaları, açıklamalarında yetkilileri ve kamuoyunu şu adımları atmaya çağırdı:
-
Yeterli, dengeli, sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimin temel bir insan hakkı olarak güvence altına alınması.
-
Yoksullukla mücadelenin adil gelir dağılımı ve sağlıklı gıdaya erişim politikalarıyla birlikte yürütülmesi.
-
Bütün çocuklara okullarda en az bir öğün ücretsiz yemek ve temiz içilebilir su sağlanması.
-
Üreticilerin maliyetlerini gözeten ve emeklerinin karşılığını almalarını sağlayan politikaların geliştirilmesi.
-
Küçük üreticilerin ve kooperatiflerin desteklenerek adil bir üretim ve dağıtım sisteminin oluşturulması.
-
Tarım alanlarının, su kaynaklarının ve ekolojik dengenin korunması.
-
Gıda denetimlerinin güçlendirilmesi ve kamu kurumlarında nitelikli teknik personel istihdam edilmesi.
-
Tarım ve gıda politikalarının bilimsel bilgi, mesleki uzmanlık ve kamusal yarar temelinde oluşturulması.
Açıklamanın sonunda açlık, yoksulluk ve eşitsizliğin ortadan kaldırılmasının mümkün olduğu vurgulanarak, herkesin sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişebildiği bir ülke için mücadelenin sürdürüleceği belirtildi.




