Hakkari’de köy tazminatlarının yaklaşık 5 ay önce imzalanmasına rağmen hâlâ ödenmemesi, sürecin nasıl işlediğine dair soru işaretlerini yeniden gündeme taşıdı. Peki Hakkari’de ödemeler gecikirken, Van’da durum ne?
Köy tazminatları, 2004 yılında yürürlüğe giren 5233 sayılı kanun kapsamında, geçmişte boşaltılan köylerde yaşanan zararların karşılanması için başlatılmıştı. Ancak Van’da süreç, ödemeden çok dava ve belirsizlik üzerinden ilerliyor.
Bugün Van’ın Çatak, Başkale, Gürpınar ve Çaldıran ilçelerinde çok sayıda köy hâlâ boş durumda. Altyapı eksikliği nedeniyle geri dönüş mümkün olmazken, vatandaşlar mülkiyetlerine erişemiyor ve zararlarının karşılanmasını bekliyor.
Konuya ilişkin görüşüne başvurduğumuz Avukat Sipan Gökhan, özellikle bölgede geçmişte yaşanan köy boşaltmaları nedeniyle birçok vatandaşın mülkiyetine erişemediğini anlattı. Vatandaşların evine, tarlasına, bahçesine ve diğer mal varlıklarına ulaşamadığını belirten Gökhan, bu nedenle ciddi maddi ve manevi zararlar yaşandığını vurguladı.

Gökhan, bu zararların karşılanması amacıyla 2004 yılında kanunun yürürlüğe girdiğini ve valilikler bünyesinde zarar tespit komisyonlarının kurulduğunu ifade etti. Bu komisyonlar aracılığıyla başvuru yapan kişilere bir dönem ödemeler yapıldığını söyleyen Gökhan, ancak sürecin sürdürülebilir olmadığını dile getirdi.
“2008’den sonra ödemeler durdu”
Gökhan, 2008 yılından sonra zararların devam etmesine rağmen ödemelerin büyük ölçüde durdurulduğunu söyledi: “Danıştay’ın yaklaşımı nettir. Bir kişi mülkiyetine ulaşamıyorsa zarar devam ediyor demektir.Vatandaşın evi, tarlası, bahçesi olmasına rağmen gelir elde edememesi hâlâ bir mağduriyettir”
“Başvurular reddedildi, mahkemeler iptal etti”
Gökhan, bu kapsamda valiliklere başvurular yaptıklarını ancak bu başvuruların genellikle reddedildiğinin altını çizdi. Bunun üzerine idare mahkemelerinde davalar açtıklarını belirten Gökhan, Van’daki idare mahkemesinin bu işlemleri iptal ettiğini ve zararların yeniden tespit edilmesi gerektiğini kabul ettiğini anlattı.
“Mahkeme kararları uygulanmıyor”
Mahkeme kararlarına rağmen idarenin çoğu zaman bu kararları uygulamadığını söyleyen Gökhan, aynı işlemlere karşı ikinci ve üçüncü davaların da açıldığını ve onların da lehlerine sonuçlandığını vurguladı.Ancak sürecin oldukça yavaş ilerlediğini, yapılan keşiflerin yüzeysel kaldığını ve gerçek zarar tespitlerinin yapılmadığını ifade etti.
“Ödenek yok deniyor ama ortada keyfiyet var”
İdarenin en sık dile getirdiği gerekçenin “ödenek yok” olduğunu belirten Gökhan, bu yaklaşımın kabul edilemez olduğunu sözlerine ekleyerek, “ Ortada açık bir mağduriyet var. İnsanlar sadece maddi değil, aynı zamanda manevi olarak da büyük kayıplar yaşıyor.İnsanlar atalarının mezarlarına, çocukluklarının geçtiği evlere ve bağ kurdukları topraklara ulaşamıyor. Ayrıca tarım, hayvancılık ve arıcılık gibi faaliyetlerden elde edebilecekleri gelirlerden de mahrum kalıyorlar” şeklinde konuştu.
“Hukuk açık: 30 gün içinde uygulanmalı”
Gökhan, mevzuatın açık olduğunu belirterek İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesine dikkat çekti. Gökhan,” Mahkeme kararlarının 30 gün içinde uygulanması zorunludur. Aksi durum görevi kötüye kullanma suçu ve idari yaptırımları gündeme getirir. Mahkeme kararlarının uygulanmaması, kamu idaresine karşı tazminat davalarına da yol açar” dedi.
“Hakkari’de uzlaşma var, Van’da yok”
Gökhan, Hakkari’de bu süreçle ilgili bazı uzlaşmalar sağlandığını duyduklarını söyledi. Dosya üzerinden hesaplamalar yapılarak Zarar Tespit Komisyonu ile başvurucular arasında sulh gerçekleştiğini belirten Gökhan, Van’da ise henüz bu aşamaya gelinmediğini vurguladı. Defalarca keşiflere katıldıklarını ve görüşmeler yaptıklarını ancak somut bir sonuç alınamadığını ifade ederek sürecin hâlâ belirsiz olduğunu dile getirdi.
“Vatandaşın hak arama yolu açık ama süreç yorucu”
Vatandaşların nasıl bilgi alabileceğine de değinen Gökhan "Öncelikle 5233 sayılı kanun ve ilgili yönetmelik incelenmelidir.B aşvuru yapıldıktan sonra idarenin 6 ay, bazı durumlarda 9 ay içinde cevap verme yükümlülüğü vardır. Bu süre içinde cevap verilmez ya da başvuru reddedilirse, vatandaşın 60 gün içinde dava açma hakkı vardır” diye konuştu.





