Van’ın Erciş ilçesinde Zilan Vadisi, Erciş Ovası ve Van Gölü Havzasındaki enerji ve maden projelerine tepki gösteren Demokratik Kurumlar Platformu, bölgenin ekolojik yıkım tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirterek projelerin durdurulmasını istedi. DEM Parti Erciş İlçe Başkanı Mehmet Pala, Zilan Vadisi’nin yaklaşık yüzde 70’inin maden ruhsatlarına tahsis edildiğini öne sürerken, Zortul Çevre Grubu ise “Zilan’ın geleceği masada satılamaz” mesajı verdi.

“Havzanın varlık-yokluk mücadelesi”
Demokratik Kurumlar Platformu tarafından Zilan Vadisi, Erciş Ovası ve Van Gölü Havzasındaki ekolojik sorunlara dikkat çekmek amacıyla açıklama yapıldı. Açıklamayı DEM Parti Erciş İlçe Başkanı Mehmet Pala okudu.
Pala, bölgenin yalnızca bir doğa alanı olmadığını, aynı zamanda tarım, su kaynakları ve canlı yaşamı açısından hayati öneme sahip olduğunu belirterek, “Vangölü havzasının, Erciş’in, Zilan Vadisi’nin ve onlarca köyün varlık yokluk mücadelesini haykırmak için buradayız” dedi.
Zilan Vadisi, Erciş Ovası ve Van Gölü Havzasının HES, maden, mermer ocağı, jeotermal elektrik santrali (JES), güneş enerji santrali (GES), pomza işletmeleri ve sondaj faaliyetleriyle karşı karşıya olduğunu savunan Pala, özellikle jeotermal sondaj çalışmalarına dikkat çekti.

“Seracılık maskesi altında JES yapılmak isteniyor”
Bölgede yürütülen bazı çalışmaların “seracılık” adı altında sürdürüldüğünü öne süren Pala, bunun gerçekte elektrik üretimine yönelik jeotermal projelerin önünü açabileceğini iddia etti.
Pala, “Sahadaki tabelalarda ‘Köylünün lehine seracılık yapıyoruz’ denilerek halkımız aldatılmakta; gerçek niyetler gizlenmektedir” ifadelerini kullandı.
Bölgede planlanan enerji yatırımlarının Zilan, Göynük ve Peri vadilerini kapsayan daha geniş bir enerji hattının parçası olduğunu savunan Pala, bu projelerin tarım alanları ve su kaynakları üzerinde ciddi baskı oluşturabileceğini ileri sürdü.
“Zilan’ın biyoçeşitliliği tehdit altında”
Açıklamada bölgenin ekolojik zenginliğine de dikkat çekildi. Zilan Vadisi’nin bitki çeşitliliği bakımından önemli alanlardan biri olduğu belirtilirken, vadinin ve Van Gölü Havzasının çok sayıda kuş türü açısından önemli yaşam ve göç alanları olduğu ifade edildi.
Erciş Ovası’nın ise sebze ve meyve üretimi açısından bölgenin önemli tarım merkezlerinden biri olduğu vurgulandı.
Pala, olası bir kirliliğin yalnızca doğal yaşamı değil, tarımsal üretimi ve gıda güvenliğini de etkileyebileceğini söyledi.
“Sondaj aşamasında bile tehlike var”
Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise devam eden sondaj çalışmalarına ilişkin iddialar oldu.
Pala, henüz sondaj aşamasındaki çalışmalarda yer altından çıkarılan ağır metal içerikli akışkanların sulama barajı ve kanallarına bırakıldığını öne sürdü.
Söz konusu iddialara ilişkin hukuki mücadele yürüttüklerini belirten Pala, Van Barosu Çevre ve Ekoloji Komisyonu üyesi hukukçularla birlikte konunun hem sahada hem de yargı önünde takip edildiğini ifade etti.
“Tüm projeler mühürlensin”
Platform, açıklamasında taleplerini de sıraladı.
Zilan Vadisi, Erciş Ovası ve havzadaki JES, GES, pomza ve maden arama projelerinin durdurulmasını isteyen platform, seracılık adı altında yürütüldüğünü belirttiği süreçlerin ve mera tahsislerinin iptal edilmesini talep etti.
Ayrıca sulama barajı ve kanallarına kimyasal atık bırakıldığı iddialarının araştırılması ve sorumlular hakkında gerekli adli işlemlerin yapılması çağrısında bulunuldu.
Platform, Zilan Vadisi ile Van Gölü Havzasının tamamının ekolojik koruma alanı ilan edilmesini istedi.
Çocuklardan da çağrı: “Zilan’ın geleceği masada satılamaz”
Açıklamanın ardından söz Zortul Çevre Grubu adına Zeynep Demir’e bırakıldı.
Demir tarafından okunan açıklamada, Zilan Vadisi ile Van Gölü Havzasının çocukların ve gençlerin geleceği olduğu vurgulandı.
Bölgede yapılması planlanan çalışmalara tepki gösterilen açıklamada, “Üç beş sera kılıfı arkasına saklanarak koca bir havzayı öldürmek, geleceğimizi yok etmek hangi akla, hangi vicdana sığıyor?” denildi.
Zilan Çayı çevresindeki endemik türlere, sulak alanlara ve kuşların yaşam alanlarına dikkat çekilen açıklamada, bölgedeki ekolojik dengenin tek bir sondaj çalışmasıyla dahi zarar görebileceği savunuldu.
“Hukuk mücadelesi başlatıyoruz”
Zortul Çevre Grubu, bölgedeki projelere karşı yalnızca alanlarda değil, yargı önünde de mücadele edeceklerini açıkladı.
Açıklamada, “Toprağımızı, suyumuzu ve biyolojik çeşitliliğimizi bütüncül bir ekolojik yıkıma kurban etmenize izin vermeyeceğiz” denildi.
Çevre savunucuları, yetkililere ve şirketlere çağrıda bulunarak Zilan Vadisi’nin geleceğine ilişkin kararların bölge halkının görüşü alınmadan verilmemesi gerektiğini belirtti.
Açıklama, “Zilan Çayı özgür akacak, yaşam kazanacak” mesajıyla sona erdi.





