Van’da son dönemde tilki ve kurt gibi yaban hayvanlarının yerleşim alanlarına yakın bölgelerde görülmesi, insan ve yaban hayatı arasındaki ilişkiyi yeniden gündeme getirdi. Van Gölü Havzası, zengin yaban hayatıyla öne çıkarken, 2026 yılında da yaralı ve yavru kurt ile tilkiler rehabilitasyon merkezlerine getiriliyor.
Türkiye Çevre Platformu Genel Sekreteri Ali Kalçık, yaban hayvanlarının yaşam alanlarına yönelik müdahalelerin ekolojik denge açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kalçık, doğadaki her türün ekosistemin bir parçası olduğunu belirterek, hayvanlara yönelik politikaların yalnızca insan güvenliği üzerinden ele alınmaması gerektiğini ifade etti.
“Doğadaki denge bozulduğunda sonuçları görülür”
Sokak hayvanlarına yönelik toplama uygulamalarının da ekolojik açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kalçık, kent çevresindeki hayvan popülasyonlarında yaşanan değişimlerin yaban hayatıyla olan ilişkisinin araştırılması gerektiğini söyledi.
“Kuduz riski konusunda da dikkatli olunmalı”
Yaban hayvanlarının yerleşim alanlarına yaklaşmasının halk sağlığı açısından da dikkatle ele alınması gerektiğini söyleyen Kalçık, özellikle kuduz gibi zoonotik hastalıklar konusunda gerekli önlemlerin alınması gerektiğini belirtti.
Kalçık, çözümün bir hayvan grubunu ortadan kaldırmak değil; kısırlaştırma, aşılama, rehabilitasyon, düzenli izleme ve yaban hayvanlarının doğal yaşam alanlarının korunmasıyla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
“Yaban hayatının yaşam alanları korunmalı”
Van’ın zengin bir yaban hayatına sahip olduğunu ifade eden Kalçık, tilki ve kurtların kente yaklaşmasını yalnızca “tehlike” olarak değerlendirmenin yanlış olduğunu belirtti. Kalçık, doğal yaşam alanlarının korunmasının hem yaban hayvanları hem de kentte yaşayan insanlar açısından önemli olduğunu söyledi.




