Van’da işsizlik sorunu sadece ekonomik değil, yapısal ve kültürel sorunlarla da iç içe geçmiş durumda. Şemsettin Bozkurt, gençlerin iş bulamamasının ve bölgedeki yatırımların gerilemesinin arkasındaki nedenleri tüm açıklığıyla anlattı.

Yatırım altyapısı eksikliği Van’ı geride bırakıyor
Bozkurt, Van’ın ekonomik ve teknolojik olarak ciddi bir gerilik yaşadığını vurgulayarak, “Kentimiz ve bölgemiz yatırım altyapıları, teknolojik gelişmeler ve her anlamıyla batıdan en az 40-50 yıl daha geridedir. Onun için özellikle Van’a ve bölgeye yatırım ve istihdam teşvikleri önümüzdeki 10 yıllar içerisinde bu açığı kapatacak şekilde revize edilmelidir. Ona göre yatırım altyapısı tamamlanmalıdır.” açıklamasını yaptı.
Yatırımcıların güven ortamına duyduğu ihtiyacı ise şöyle anlatarak, “Güvenli olmayan ortamlara hiçbir yatırımcı yatırım yapmaz. Hukuk ve demokrasinin olmadığı yere yatırım gelmez. Yatırımcı insanlar huzur ve güven ister.” bilgisini verdi.

Pandemi ve ekonomik dalgalanmaların yatırımcıları nasıl etkilediğini de dile getiren Bozkurt, “Son yıllarda 2021 pandemi süreciyle birlikte yatırımcı çok yüksek faiz ve çok yüksek enflasyon sarmalı altında adeta inim inim inliyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Bozkurt, bölgede fırsat eşitsizliğinin uzun yıllara dayandığını hatırlatarak, “Cumhuriyet tarihi ve hatta öncesinden beridir Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi yatırımlar ve eğitim konularında hep ihmal edilmiştir. Bölgemizde her anlamda fırsat eşitsizliği vardır.” diyerek sorunun uzun yıllardır devam ettiğinin altını çizdi.

Kutuplaşmış siyaset gençleri olumsuz etkiliyor
Van’daki siyasi kutuplaşmanın gençlerin geleceği üzerinde ciddi bir etkisi olduğunu belirten Bozkurt, “Van’da korkunç bir şekilde kutuplaşmış bir siyaset söz konusudur. Kentin geleceği söz konusu olduğunda bu kutuplaşmadan çıkılmalıdır. Çok daha yumuşak bir siyasete ihtiyacımız vardır.” anlatımınında bulundu.

Bozkurt, diğer illerle kıyaslama yaparak, “Diyarbakır, Malatya ve Batman’da siyaset Van kadar kutuplu değil; çözüm için bir araya gelmek mümkün. Batman'ın veya Diyarbakır'ın geleceği söz konusu olduğu zaman Valisi, muhalefet partisi Büyükşehir Belediye Başkanları veya milletvekilleri bir araya gelip çözüm için ellerini taşın altına koyabiliyorlar. Ama Van’da öyle değil!” sözlerini sarf etti.
Kutuplaşmanın gençler üzerindeki etkilerini şöyle özetleyerek, “Bu kutuplaşma ve olumsuz rol modeller gençler üzerinde çok olumsuz bir etki bırakıyor. Gençler, yanlış örnekler üzerinden hayatlarına yön vermeye çalışıyor.” diye konuştu.

Eğitim sistemi işgücü ihtiyacını karşılamıyor
Bozkurt, üniversite ve meslek yüksek okullarının çağın ihtiyaçlarına cevap vermediğini söyleyerek, “Maalesef fakültelerimiz çağın ihtiyaçlarına göre insan yetiştirmiyor. Ezbere dayalı bir eğitim sistemimiz vardır. Asıl hayat sokakta ve pratik hayat içerisinde öğreniliyor. Hayata tutunma ve meslek sahibi olma mücadelesi sokaklarda başlıyor.” ifadesini dile getirdi.

Bozkurt, modern ve pratik eğitimin önemine vurgu yaparak, “Milli eğitim ders müfredatımız modern çağın ruhuna göre revize edilmelidir. Norveç, Finlandiya, Almanya, İngiltere ve Hollanda gibi birçok ülkede örneklerini görebiliriz. Yazılım ve kodlama başta olmak üzere piyasadaki birçok sektörün ihtiyacına uygun fakülteler açmalıyız. Pratik hayata karşılığı olmayan fakülteler kesinlikle kapatılmalıdır.” şeklinde aktardı.
Pratik ve teorik eğitim dengesine dair önerilerini şöyle açıklayan Bozkurt, “Eğitim sistemi yarı zamanlı teorik, yarı zamanlı pratik olacak şekilde planlanmalıdır. Örneğin hizmet sektöründe aşçı veya garson eğitilecekse yarı zamanı okul, yarı zamanı otel veya restoran olmalıdır. Bu şekilde mezun olan gençler derhal bir işe girebilirler.” ifadelerini kullandı.

Gençler asgari ücretle çalışmak zorunda
Bozkurt, mevcut sistemin gençleri düşük ücretli işlere sürüklediğini dile getirerek, “Birçok fakülte mezunu, üç harfli marketlerde asgari ücrete talim ediyor. 10-12 saat kasiyerlik ya da başka ağır bir iş yapmak zorunda kalıyorlar. Gençler mesleklerini icra edemiyorlar.” yorumunda yaptı.

Hukuk alanındaki liyakat sorununa da değinen Bozkurt, “Ülkede düşünce özgürlüğü yok denecek kadar az. Her tarafta hukuk fakülteleri açıldı. Hukuk Fakültesi’nden mezun olan gençler hakim veya savcılık sınavına giriyorlar, ama hak kazanamayınca avukat olarak mesleklerini sürdürmeye çalışıyorlar. Piyasalarda o kadar çok hukuk fakültesi mezunu var ki, onlar da gönüllerince iş bulamıyor.” sözlerini kaydetti.
Torpil ve nitelik sorununa da değinen Bozkurt, “Kutuplu siyaset devreye giriyor; torpili olan işe giriyor, olmayanlar işsiz kalıyor. Ve nitelik düşüyor, liyakat ortadan kalkıyor. Maalesef ne Van’da ne de Türkiye’de istediğimiz branşlarda kalifiye eleman bulamıyoruz.” bilgisini paylaştı.

Van ve Hakkari’nin potansiyeli gençlere umut veriyor
Bölgenin turizm ve doğal kaynak açısından büyük potansiyeline dikkat çeken Bozkurt, “Van’ın ve Hakkari’nin ortak özelliği çok tarihi şehirler olmalarıdır. Ayrıca doğa, kültür, inanç ve sağlık turizmi açısından çok önemli potansiyelleri vardır.” dedi.

Altyapı eksikliğine de vurgu yapan Bozkurt, “Bölgede yıllardır ihmal edilen kara ve demir yolu ağları ile birbirine bağlanan ulaşım altyapıları tamamlanmalıdır. Van ve Diyarbakır arasında bir otobana ihtiyaç vardır. Hakkari ve diğer çevre illerinde bu yola bağlantılar yapılmalıdır. Unutmayalım, ulaşım ve iletişim en büyük sermayedir.” sözlerini kullandı.
Ayrıca Bozkurt, “Van’da herkese yetecek kadar ekmek vardır. Ama bu işe öncülük yapacak ve önünü açacak bir ortam yoktur. Sorunlar çözülürse gençler onurlu ve başı dik bir şekilde ayakta durabilirler.” diyerek gençlere umut mesajı verdi.






