SAĞLIK

Türkiye’de Her 5 Kişiden 1’i Obez, %86’sı Hareketsiz

Türkiye Sağlık Araştırması 2025 sonuçları, toplum sağlığında dikkat çekici bir tabloyu ortaya koydu. Obezite oranı yükselirken fiziksel aktivite yok denecek seviyede kaldı. Tütün ve alkol kullanımındaki artış ile kronik hastalıkların yaygınlığı dikkat çekti.

Abone Ol

Türkiye’de 15 yaş ve üzeri nüfusu kapsayan Türkiye Sağlık Araştırması 2025 verileri, halk sağlığına ilişkin çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Obezite oranının artmaya devam ettiği, fiziksel aktivite düzeyinin ise oldukça düşük seyrettiği araştırmada; tütün ve alkol kullanımındaki yükseliş ile kronik hastalıkların yaygınlığı dikkat çekti. Veriler, yaşam tarzına bağlı sağlık risklerinin toplum genelinde belirgin şekilde arttığını gösterdi.

Toplumun Beşte Biri Sınırda

Türkiye’de 15 yaş ve üzeri bireylerde obezite oranı 2022 yılında %20,2 iken 2025 yılında %21,8’e yükseldi. Bu artış, fazla kilolu nüfusun giderek büyüdüğünü ortaya koydu.

Cinsiyet bazında kadınlarda obezite oranı %24,8’e çıkarken erkeklerde %18,7 olarak ölçüldü. Obez öncesi grupta da yüksek oranlar dikkat çekti; kadınlarda %32,2, erkeklerde %43,1 seviyeleri kaydedildi. Veriler, toplumun önemli bir bölümünün kilo kaynaklı sağlık riskleriyle karşı karşıya olduğunu gösterdi.

Toplumun %86,6’sı Aktivite Yapmıyor

Fiziksel aktivite göstergeleri, Türkiye’de en kritik halk sağlığı sorunlarından birinin hareketsizlik olduğunu ortaya koydu. 15 yaş ve üzeri bireylerin %86,6’sı düzenli fiziksel aktivite yapmadığını beyan etti.

Kadınlarda hareketsizlik oranı %89,7’ye kadar çıkarken erkeklerde %83,5 seviyesinde kaldı. Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği haftada 150–300 dakika orta düzey aktiviteyi gerçekleştirenlerin oranı ise oldukça düşük kaldı; erkeklerde %4,1, kadınlarda %2,7.

Günlük Yaşamda Zorluklar Kadınlarda Daha Fazla

Fiziksel işlevsellik göstergeleri, günlük yaşam aktivitelerinde de zorlukların arttığını ortaya koydu. Merdiven inip çıkmada zorluk yaşayanların oranı %6,0 olarak belirlendi.

Kadınlarda bu oran %8,3’e yükselirken erkeklerde %3,7 oldu. Yürüme, hatırlama ve öğrenme gibi temel işlevlerde de kadınların erkeklere kıyasla daha fazla zorlandığı tespit edildi.

Çocuklarda En Yaygın Sağlık Sorunu: Enfeksiyonlar

0–6 yaş grubunda en sık görülen sağlık sorunu %28,5 ile üst solunum yolu enfeksiyonu oldu. Bunu %24,0 ile ishal ve %5,2 ile alt solunum yolu enfeksiyonu izledi.

7–14 yaş grubunda da benzer bir tablo ortaya çıktı; üst solunum yolu enfeksiyonu %24,6 ile ilk sırada yer aldı. İshal %16,4, ağız ve diş sağlığı sorunları ise %8,2 ile devam etti. Bu veriler, çocukluk çağında enfeksiyon hastalıklarının baskınlığını koruduğunu gösterdi.

Bel ve Boyun Problemleri İlk Sırada

15 yaş ve üzeri bireylerde en yaygın sağlık sorunu %24,3 ile bel bölgesi problemleri oldu. Bu oran 2022 yılında %24,6 seviyesindeydi.

Bunu %16,9 ile hipertansiyon, %16,7 ile boyun bölgesi problemleri, %11,9 ile diyabet ve %10,1 ile yüksek kan lipidleri takip etti. Veriler, kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının toplumda en baskın sağlık sorunu olduğunu ortaya koydu.

Tütün Kullanımı %30’u Aştı

Günlük tütün kullanımı 2022’de %28,3 iken 2025’te %30,1’e yükseldi.

Erkeklerde oran %42,9’a çıkarken kadınlarda %17,5 olarak kaydedildi.

Tütün kullanmayan veya bırakmış bireylerin oranı ise %66,8’e geriledi. Bu tablo, tütünle mücadelede istenen düşüşün sağlanamadığını gösterdi.

Alkol Kullanımı Artış Eğiliminde

Alkol kullanım oranı 2022’de %12,1 iken 2025’te %12,6’ya yükseldi.

Erkeklerde %18,7, kadınlarda %6,6 seviyesinde ölçüldü.

Alkol kullanmayan bireylerin oranı %87,4’e geriledi.

Koruyucu Sağlık Hizmetlerine Katılım Düşük

40 yaş ve üzeri kadınlarda son bir yılda mamografi çektirme oranı %16,7 oldu.

Hiç mamografi yaptırmayanların oranı %42,4 olarak kaydedildi.

Smear testi verilerinde ise 15 yaş üzeri kadınların %59,0’unun hiç test yaptırmadığı görüldü. Son bir yılda smear testi yaptıranların oranı %11,8’de kaldı.

Türkiye Sağlık Araştırması 2025 verileri, yaşam tarzına bağlı sağlık risklerinin arttığını ortaya koydu. Obezite ve hareketsizlik en dikkat çekici başlıklar olurken, tütün ve alkol kullanımındaki artış ile kronik hastalıkların yaygınlığı sağlık yükünü artırdı. Koruyucu sağlık hizmetlerine düşük katılım ise erken teşhis imkanlarını sınırlayan önemli bir unsur olarak öne çıktı.