Mem Ararat’tan yeni beste: “KED Û KEN” dijital platformlarda
Mem Ararat’tan yeni beste: “KED Û KEN” dijital platformlarda
İçeriği Görüntüle

Osmanlı İmparatorluğu'nun Lale Devri’ndeki en görkemli mimari eserlerinden biri olan İshak Paşa Sarayı, kış mevsiminin gelişiyle birlikte adeta bir görsel şölene ev sahipliği yapıyor. Deniz seviyesinden 1900 metre yükseklikteki sarp kayalıklar üzerine inşa edilen tarihi yapı, karla kaplanan kubbe ve minareleriyle kartpostallık görüntüler oluşturuyor.

Mimarideki Eşsiz Detaylar Kar Altında

1685 yılında başlanan ve yapımı 99 yıl sürerek 1784 yılında tamamlanan saray, kışın sunduğu sisli atmosferle birlikte tarihi dokusunu daha belirgin hale getiriyor. Osmanlı, Selçuklu ve Barok mimarisinden izler taşıyan bu devasa yapı; kış aylarında sadece bir tarihi mekan değil, aynı zamanda fotoğraf sanatçıları için doğal bir plato özelliği taşıyor. Kar yağışıyla birlikte sarayın avluları, taç kapıları ve çevresindeki sarp dağlar, yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini çekiyor.

"Dünyanın İlk Merkezi Isıtma Sistemli Sarayı"

İshak Paşa Sarayı’nı diğer tarihi yapılardan ayıran en önemli teknik özelliklerden biri, kış şartlarına karşı geliştirilen mühendislik dehasıdır. Saray, dünyada ilk merkezi ısıtma sisteminin (kalorifer sistemi) kullanıldığı yapı olarak biliniyor. Duvarların içinden geçen toprak borular vasıtasıyla sarayın ısıtılması, binlerce yıl önce bu zorlu coğrafyada yaşamın ne denli ileri bir teknikle sürdürüldüğünü kanıtlıyor.

Tarihi dokusu, görkemli harem dairesi, camisi ve surlarıyla dört mevsim ayrı bir güzelliğe sahip olan saray, kışın sunduğu panoramik manzara ile Ağrı’nın turistik değerini yükseltmeye devam ediyor. Bölgeye gelen ziyaretçiler, sisle bütünleşen saray silueti eşliğinde Doğubayazıt ovasını izlemenin tadını çıkarıyor.

Kaynak: İHA