Türkiye'de milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren staj ve çıraklık sigortası konusunda gözler, yasal düzenleme adımlarına çevrilmiş durumda. Özellikle 1999 yılı öncesinde okul dönemlerinde staj yapan ya da mesleki eğitim kapsamında çıraklık yapan çalışanlar, bu sürelerin emeklilik hesaplamalarına dahil edilmesini talep ediyor. Çalışma hayatına erken yaşta adım atan vatandaşlar, staj başlangıç tarihlerinin uzun vadeli sigortaya esas alınmasıyla birlikte emeklilik tarihlerinin öne çekilmesini ümitle bekliyor.
Söz konusu dönemlerde yapılan çalışmaların emeklilik başlangıcı sayılması halinde, yüz binlerce kişinin Emeklilikte Yaşa Takılanlar yani EYT kapsamına girme imkanı doğacak. Mevcut yasal çerçevede yaşanan belirsizlikler ve mağduriyet hissi, konunun sürekli olarak kamuoyu gündeminde üst sıralarda yer almasına yol açıyor. Sigortalı çalışanlar, geçmişe dönük hak kayıplarının telafi edilmesi adına atılacak somut adımları pürdikkat takip etmeyi sürdürüyor.
Kısa Vadeli Prim Sisteminin Emekliliğe Etkisi
Stajyer ve çırakların emeklilik başlangıçlarının geçerli sayılmamasının temelinde, çalışma döneminde ödenen prim türleri yer alıyor. Eğitim sürecinde olan bu kişilere yalnızca iş kazası, meslek hastalığı ve genel sağlık sigortasını kapsayan kısa vadeli sigorta kolları üzerinden prim yatırılıyor. Emeklilik aylığının bağlanmasında ve gün sayısının tamamlanmasında esas alınan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasını içeren uzun vadeli primler ise söz konusu dönemde bildirilmiyor.
Yasal mevzuata göre sigorta başlangıcı, kişinin adına ilk kez uzun vadeli sigorta priminin yatırıldığı gün olarak kabul ediliyor. Bu durum, 1999 öncesinde staj girişi yapılmasına rağmen ilk uzun vadeli primi bu tarihten sonra yatan kişilerin EYT düzenlemesinin getirdiği kolaylıklardan yararlanmasını engelliyor. Yürürlükteki mevzuat, erkek çalışanların staj dönemleri için sonradan geriye dönük borçlanma yapmasına da izin vermiyor.
Yasama Organındaki Tekliflerin Son Durumu
Milli iradenin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde, konunun çözümüne yönelik çeşitli kanun teklifleri bulunuyor. Sunulan yasa tasarılarında, geçmişte yapılmış olan kısa vadeli sigorta başlangıçlarının doğrudan uzun vadeli sigorta başlangıcı sayılması hedefleniyor. Ayrıca çıraklık, staj ve mesleki eğitim sürelerinin geriye dönük borçlanma kapsama alınarak vatandaşların emeklilik yaşlarını öne çekebilmelerine imkan tanınması öngörülüyor.
Hazırlanan tekliflerin yasalaşması durumunda, 1999 öncesi staj veya çıraklık kaydı bulunan çalışanların hak sahipliği statüsü tamamen değişecek. Ancak Meclis kayıtlarında yer alan son bilgilere göre söz konusu yasa teklifleri halen ilgili ihtisas komisyonlarında değerlendirme aşamasında bulunuyor. Tekliflerin henüz Genel Kurul gündemine gelerek oylanmamış olması, hak sahiplerinin bekleyiş sürecinin bir süre daha devam edeceğine işaret ediyor.
Yargı Kararları Ve Hukuki Çerçeve
Staj ve çıraklık mağduriyeti yaşayan pek çok vatandaş, konuyu bireysel davalar yoluyla yargı makamlarına taşımaya devam ediyor. Yargıtay tarafından verilen kararlarda ve yerleşik içtihatlarda, mevcut kanuni maddelerin uygulanmasına titizlikle dikkat çekiliyor. Yargı organları, kanunda açık bir hüküm bulunmadığı sürece kısa vadeli prim ödenen dönemlerin emeklilik başlangıcı olarak tescil edilemeyeceğine vurgu yapıyor.
Açılan davalarda emsal teşkil eden kararlar, yasal bir değişiklik yapılmadan yargı yoluyla hakkın elde edilmesinin oldukça zor olduğunu gösteriyor. Kararlarda, sigorta başlangıcı ve prim türlerinin düzenlenmesi yetkisinin tamamen yasama organına ait olduğu ifade ediliyor. Bu nedenle gözler, yargı süreçlerinden ziyade Meclis çatısı altında yürütülecek muhtemel bir yasal düzenleme çalışmasına çevrilmiş durumdadır.





