Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi (EAH) Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, kronik hastalıkların tedavisinde bireyselleştirilmiş ve bilimsel kanıtlara dayalı yaklaşımların önemine dikkat çekti. Sarıkaya, özellikle kalp, tansiyon ve diyabet gibi yaygın kronik hastalıklarda her hastanın kendine özgü fizyolojisi, yaşam tarzı ve risk faktörlerinin dikkate alınarak tedavi planının özel olarak hazırlanması gerektiğini vurguladı.
“Hiçbir hikâye, gerçek bir genelleme değildir,” diyen Sarıkaya, kişisel deneyimlerin veya çevreden duyulan bilgilerin bir başka kişi için geçerli olamayacağını belirterek uyardı: “Her bireyin sağlık durumu ve tedavi yanıtı farklıdır. Bu nedenle, başkalarının yaşadığı deneyimlere göre tedavi kararı almak ciddi sağlık riskleri doğurabilir.”
Bilimsel Kanıtlar ve Kılavuzlar Esas Alınmalı
Tedavi sürecinde duygusal yaklaşımlar ya da çevresel tavsiyeler yerine bilimsel verilere güvenilmesi gerektiğini vurgulayan Başhekim Sarıkaya, “Tedavi kararları; klinik araştırmalar, uluslararası kılavuzlar (ESC, AHA, WHO) ve hekim uzmanlığı temelinde verilmelidir. Bilimsel kanıt tedavi sürecinde en önemli referansımızdır,” dedi.
Hasta-Hekim Güveni ve Doğru Bilgi Hayati Önemde
Sarıkaya, hasta-hekim ilişkisinin güven temelli olması gerektiğine de dikkat çekti. Hastaların, tedavi sürecinde değişiklik yapmadan önce mutlaka hekimleriyle iletişime geçmesi gerektiğini belirten Sarıkaya, “Tedaviyi durdurma ya da değiştirme kararları sadece doktor kontrolünde alınmalıdır,” ifadelerini kullandı.
Son olarak, sosyal medyada paylaşılan doğrulanmamış bilgilerin ve kişisel deneyimlerin toplum sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığını vurgulayan Başhekim
Sarıkaya, şu uyarıda bulundu:
“Her bireyin sağlık hikâyesi farklıdır. Tedavi kararları yalnızca uzman görüşü ve bilimsel kanıtlar ışığında verilmelidir. Doğrulanmamış bilgilerin yayılması, hem bireysel hem toplumsal sağlık açısından tehlikelidir.”