Kırk değirmenler ve şamran kanalını koruma ve yaşatma derneği tarafından yapılan açıklamada, Bakanlığın yanıtının dikkatle incelendiği ve bazı önemli başlıklarda eksiklikler bulunduğu ifade edildi.
“TBMM Gündemine Taşınması Kıymetlidir Ancak…”
Dernek açıklamasında, Van’ın tarihî su mirasının TBMM gündemine taşınmasının önemli ve değerli olduğu vurgulandı. Ancak verilen yanıtın hem teknik hem de kültürel boyut açısından eksik kaldığı belirtildi.
Açıklamada, özellikle Urartular döneminde inşa edilen ve yaklaşık 51 kilometre uzunluğunda olduğu bilinen Şamran Kanalı’nın yalnızca 18 kilometrelik kısmının fizikî varlığını koruduğunun belirtilmesine rağmen, geri kalan bölümün akıbetine dair detaylı bilgi verilmediği kaydedildi.
Dernek, şu soruların yanıtsız kaldığını dile getirdi:
Kanalın kaybolan kısımları neden yok oldu?
Restorasyon veya ihya projeleri planlanıyor mu?
Kültürel miras kapsamında somut koruma adımları nelerdir?
Açıklamada, Şamran Kanalı’nın yalnızca bir sulama hattı değil, binlerce yıllık su mühendisliği mirası olduğuna dikkat çekildi.
Kırk Değirmenler Hakkında Sessizlik
Dernek tarafından yapılan değerlendirmede, önergenin temel unsurlarından biri olan Kırk Değirmenler hakkında Bakanlık cevabında herhangi bir açıklama yapılmadığı ifade edildi.
Kamuoyuna şu sorular yöneltildi:
Kaç değirmen ayakta?
Tescil ve koruma durumları nedir?
Restorasyon planı var mı?
Turizme kazandırılması için bir proje hazırlanıyor mu?
Bu başlıkların tamamen yanıtsız bırakıldığı belirtilerek, önergenin kapsamının tam anlamıyla karşılanmadığı savunuldu.
Başbulak Kaynağı ve Teknik Veriler
Açıklamada ayrıca Başbulak (Bejingir) kaynağına ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Bakanlık yanıtında küresel iklim değişikliği nedeniyle su potansiyelinde azalma yaşandığı belirtilmesine rağmen, güncel debi ölçümleri, son yıllardaki düşüş oranları ve içme suyu–sulama tahsis dengesi gibi teknik verilerin paylaşılmadığı kaydedildi.
Dernek, kamuoyunun genel ifadeler yerine bilimsel ve ölçülebilir verilere dayalı bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kurumsal Sorumluluk ve Koordinasyon
Eski içme suyu hattının DSİ görev alanında olmadığı, sorumluluğun VASKİ’de bulunduğu yönündeki açıklamanın yeterli olmadığı belirtilen metinde, kaçak kullanım oranları, denetim mekanizmaları ve kurumlar arası koordinasyon planına dair bilgi verilmemesinin önemli bir eksiklik olduğu ifade edildi.
Açıklamada, sorumluluğun hangi kurumda olduğunun belirtilmesi kadar, çözüm planının da ortaya konulmasının önemine dikkat çekildi.
Açık Sistemden Kapalı Sisteme Geçiş
Van Gürpınar Sulaması Yenileme Planlaması kapsamında açık kanal sisteminin kapalı borulu sisteme dönüştürüleceğinin belirtilmesinin su tasarrufu açısından olumlu olduğu ifade edildi. Ancak projenin takvimi, bütçesi ve tarihî su hattına etkisinin açıklanmadığı belirtildi.
Dernek, kapalı sisteme geçiş sürecinde tarihî mirasın zarar görmemesinin temel öncelik olması gerektiğini vurguladı.
“Van’ın Su Medeniyeti Sahipsiz Değildir”
Açıklamanın sonuç bölümünde, Şamran Kanalı ve Kırk Değirmenler’in yalnızca bir altyapı ya da sulama projesi olmadığı, Van’ın tarihî ve kültürel hafızasının temel unsurları arasında yer aldığı ifade edildi.
Bu değerlerin korunmasının; su yönetimi, kültürel miras politikaları ve sürdürülebilir kalkınma anlayışı çerçevesinde bütüncül bir planlama gerektirdiği belirtilerek, derneğin sürecin takipçisi olmaya devam edeceği kamuoyuna duyuruldu.
Kırk Değirmenler Ve Şamran Kanalını Koruma Ve Yaşatma Derneği, “Van’ın su medeniyeti sahipsiz değildir” mesajıyla yetkilileri daha kapsamlı ve şeffaf bir bilgilendirme yapmaya davet etti.





