Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026-2027 eğitim-öğretim yılına ilişkin yayımladığı genelgeyle öğretmenlerin okullarda beyaz önlük giymesi zorunlu hale getirildi. Van Bölge Gaztesi'ne konuşan Eğitim Sen Van Örgütlenme Sekreteri Rojhat Aslan, eğitim sistemindeki sorunların öğretmenlerin kıyafetleriyle çözülemeyeceğini belirterek, “Önlük değil, barış müfredatı ve geçim istiyoruz” dedi.Yeni eğitim-öğretim döneminde hayata geçirilmesi planlanan beyaz önlük uygulamasını değerlendiren Aslan, Eğitim Sen olarak bireylerin kıyafetleri nedeniyle ötekileştirilmesine karşı olduklarını söyledi. Aslan, “Sorunların kaynağı öğretmenlerin giyimleri ve kuşamları değildir. Asıl problem; müfredatından mimarisine, eğitim felsefesinden uygulama yöntemlerine kadar eğitim politikalarının kapsayıcı ve sorunları önleyici olmamasıdır” diye konuştu.

“Mesleki saygınlık kıyafetle sağlanamaz”

Beyaz önlük uygulamasının “mesleki saygınlığı artırma” gerekçesiyle hayata geçirildiğini hatırlatan Aslan, bu yaklaşımın öğretmenleri toplumun karşısında sorun kaynağı gibi gösterdiğini öne sürdü.Aslan, “Bu yaklaşım ‘mesleki saygınlığı artırma’ ifadesiyle süslenerek yayımlanmış olsa da gerçek böyle değildir. Öğretmeni toplumun karşısında bir sorun kaynağı haline getiren yaklaşımların son tezahürüdür” ifadelerini kullandı.

Van’da TOKİ’de kazada yaralanan baba hayatını kaybetti!
Van’da TOKİ’de kazada yaralanan baba hayatını kaybetti!
İçeriği Görüntüle

“Kadın eğitim emekçilerinin giyimi kontrol edilmek isteniyor”

Uygulamanın kadın eğitim emekçileri açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Aslan, beyaz önlük zorunluluğunun kadınların giyim tercihleri üzerinde denetim kurma amacı taşıdığı yönünde eleştirilerde bulundu.

Aslan, “Bazı uygulamaların örtük amaçları vardır. Bu uygulamanın örtük amacı, kadın eğitim emekçilerinin giyimlerini kontrol altında tutup özgürlükleri ve bedenleri üzerinde tahakküm kurmaktır” dedi.

“Öğretmen-öğrenci ilişkisi önlükle kurulmaz”

Öğretmen ve öğrenci arasındaki ilişkinin kıyafet, dini inanç, siyasi tercih ya da dünya görüşü üzerinden şekillenmediğini ifade eden Aslan, eğitimin temel insani değerler üzerinden yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Öğretmen-öğrenci ilişkisinin tek tipleştirici kıyafet uygulamalarına ihtiyaç duymadığını belirten Aslan, “Öğretmen-öğrenci arasındaki ilişkiyi kıyafete, önlüğe veya başka biçimsel bir seviyeye çekmek, eğitimin gerçek sorunlarını görünmez kılmaya çalışmaktır” diye konuştu.

Aslan, halihazırda derslerine beyaz önlükle giren öğretmenlerin bulunduğunu ancak karşı oldukları noktanın uygulamanın zorunlu hale getirilmesi olduğunu vurguladı.

“Bir milyondan fazla eğitim emekçisinin sorunu önlük değil”

Türkiye’de eğitim sisteminin milyonlarca öğrenci ve bir milyondan fazla eğitim emekçisini kapsadığını hatırlatan Aslan, bu kadar büyük bir sistemde temel sorunun öğretmenlerin kılık kıyafeti olmadığını söyledi.

Eğitim emekçilerinin geçim sıkıntısı yaşadığını, bazı öğrencilerin yoksulluk ve beslenme sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu belirten Aslan, fırsat eşitsizliği ve eğitim politikalarındaki sorunlara dikkat çekti.

“Önlük dayatması gündem değiştirmeye yönelik”

Eğitim sistemindeki temel sorunların çözülmesi gerektiğini ifade eden Aslan, öğretmenlere beyaz önlük zorunluluğu getirilmesinin sorunların üzerini örten bir uygulama olduğunu savundu.

Aslan, “Eğitim emekçileri geçim sıkıntısı yaşarken, çocuklar okula aç geliyorken ve yoksul ailelerin çocukları nitelikli eğitime ulaşamazken, Milli Eğitim Bakanlığının öğretmenlere önlük dayatması tamamen gündem değiştirmeye çalışmaktır. Bu yaklaşım sorun çözmez, sorun üretir” dedi.

“Önlük değil, barış müfredatı ve geçim istiyoruz”

Eğitimde yaşanan sorunların çözümünün öğretmenlere zorunlu olarak önlük giydirmek olmadığını belirten Aslan, demokratik, çoğulcu ve kapsayıcı bir eğitim sistemi çağrısında bulundu.

Eğitimin bilimsel, laik, kamusal, parasız ve cinsiyet eşitlikçi bir anlayışla yeniden düzenlenmesi gerektiğini savunan Aslan, toplumun farklı kimlik ve kültürlerini kapsayan bir “barış müfredatı” oluşturulmasını istedi.

Aslan, eğitim emekçilerinin ekonomik koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini de belirterek, “Sorunların çözümü eğitim emekçilerinin yoksulluk sınırının üzerinde bir ücret alması ve refah seviyesinin yükseltilmesidir. Eğitim Sen olarak eğitimin eşit, adil, özgür ve demokratik olması için mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Yasemin Dikici