Plastik kirliliği, uzun yıllardır çevre politikalarının en önemli başlıklarından biri olmasına rağmen üretim ve tüketimdeki artış sorunun boyutunu büyütmeye devam ediyor. Günlük yaşamda kolaylık sağlayan tek kullanımlık plastikler, kullanım süreleriyle kıyaslanamayacak kadar uzun süre çevrede kalırken, doğada tamamen yok olmak yerine giderek daha küçük parçacıklara ayrılıyor. Bu durum plastik kirliliğini yalnızca sokaklarda, kıyılarda ya da çöplüklerde görülen bir atık probleminden çıkararak toprak, su, hava, gıda ve canlı yaşamını ilgilendiren çok boyutlu bir krize dönüştürüyor.

Meşe Derneği Başkanı İhsan Aytemiş, plastik kirliliğinin yalnızca çevre sorunuyla sınırlı olmadığını belirterek toprağın, suyun, havanın ve insan sağlığının ciddi tehdit altında olduğunu söyledi. Aytemiş, tek kullanımlık ve gereksiz plastiklerin yasaklanması çağrısında bulundu.

Plastik kirliliğinin giderek büyüyen küresel bir felakete dönüştüğüne dikkat çeken Meşe Derneği Başkanı İhsan Aytemiş, petrol ve doğal gaz gibi fosil kaynaklardan üretilen plastiklerin yaşamın neredeyse her alanına yayıldığını belirtti.

Ambalajlardan poşetlere, pet şişelerden tek kullanımlık ürünlere, tekstilden tarıma, inşaattan elektronik eşyalara kadar çok geniş bir kullanım alanına sahip olan plastiğin doğada uzun yıllar kaldığını ifade eden Aytemiş, birkaç dakikalık kullanımın yüzyıllarca süren bir kirliliğe dönüştüğünü vurguladı.

“Plastik toprağa dönüşmüyor, gözden kayboluyor”

Plastik atıkların doğada yok olduğuna ilişkin algının gerçeği yansıtmadığını belirten Aytemiş, plastiklerin parçalanarak daha küçük mikroplastik ve nanoplastiklere dönüştüğüne dikkat çekti.

Aytemiş, plastiklerin güneş, sıcaklık ve fiziksel aşınmanın etkisiyle parçalandığını belirterek, “Plastik gerçekte toprağa dönüşmemektedir. Daha küçük parçalara ayrılarak mikroplastik ve nanoplastik hâline gelmektedir. Böylece gözden kaybolsa bile toprağımızda, nehirlerimizde, denizlerimizde, içme suyumuzda, havamızda ve besin zincirinde varlığını sürdürmektedir” ifadelerini kullandı.

Toprak, su ve canlı yaşamı tehdit altında

Plastik atıkların yalnızca görüntü kirliliğine yol açmadığını belirten Aytemiş, plastiklerin toprağın doğal yapısını ve verimliliğini bozduğunu, akarsuları, gölleri, yeraltı sularını ve denizleri kirlettiğini kaydetti.

Plastik atıkların özellikle hayvanlar açısından da ciddi sonuçlar doğurduğunu belirten Aytemiş, balıklar, kuşlar, kaplumbağalar ve diğer canlıların plastikleri yutması nedeniyle yaralandığını, aç kaldığını veya öldüğünü ifade etti.

Plastik soframıza ve soluduğumuz havaya kadar ulaşıyor”

Plastik kirliliğinin insan yaşamından bağımsız düşünülemeyeceğini vurgulayan Aytemiş, mikroplastiklerin yiyecekler, içme suyu ve solunan hava aracılığıyla insan yaşamına dahil olduğuna dikkat çekti.

Plastik üretimi ve yakılması sırasında sera gazları ile çeşitli zararlı kirleticilerin açığa çıktığını belirten Aytemiş, plastik üretiminin iklim krizini de büyüttüğünü söyledi.

Aytemiş, plastiklerin içeriğinde bulunan bazı kimyasal katkı maddelerinin de insan sağlığı açısından ciddi endişeler yarattığını belirterek, plastik meselesinin aynı zamanda bir halk sağlığı sorunu olduğunun altını çizdi.

“Geri dönüşüm tek başına çözüm değil”

Plastik krizinin yalnızca geri dönüşüm politikalarıyla çözülemeyeceğini belirten Aytemiş, asıl sorunun sürekli artan plastik üretimi olduğunu söyledi.

Van’da milyonluk destek çağrısı: “Yarısı Bizden” uygulansın
Van’da milyonluk destek çağrısı: “Yarısı Bizden” uygulansın
İçeriği Görüntüle

Dünyanın toplama ve geri dönüşüm kapasitesinin üretilen plastik miktarının gerisinde kaldığını ifade eden Aytemiş, çözümün plastik atık ortaya çıktıktan sonra değil, üretim aşamasında başlaması gerektiğini savundu.

Aytemiş, gereksiz plastik üretiminin kaynağında durdurulması, tek kullanımlık ürünlerin yasaklanması ve yeniden kullanılabilir, sağlıklı ve doğayla uyumlu alternatiflerin yaygınlaştırılması çağrısında bulundu.

Plastik üretimine bağlayıcı takvim çağrısı

Meşe Derneği Başkanı İhsan Aytemiş, dünya ülkeleri, uluslararası kuruluşlar, hükümetler ve ilgili kurumlara sekiz maddelik çağrıda bulundu.

Aytemiş, tek kullanımlık ve gereksiz plastiklerin üretimi, satışı ve tüketiminin yasaklanmasını; fosil kaynaklı yeni plastik üretiminin bağlayıcı bir takvimle aşamalı olarak durdurulmasını istedi.

Plastiğin yerine güvenli alternatiflerin geliştirilmesi, depozito ve yeniden doldurma sistemlerinin yaygınlaştırılması, ambalajsız satışın teşvik edilmesi gerektiğini belirten Aytemiş, plastik üreticilerinin ürünlerinin tüm yaşam döngüsünden mali ve hukuki olarak sorumlu tutulmasını talep etti.

Images (51)-1

“Kirliliği başka ülkelere taşımayın”

Plastik atıkların başka ülkelere gönderilerek sorunun başka coğrafyalara aktarılmasına da tepki gösteren Aytemiş, plastik atık ticaretinin sonlandırılması gerektiğini belirtti.

Plastiklerin doğaya bırakılmasının ve açıkta yakılmasının ağır ve caydırıcı yaptırımlarla engellenmesini isteyen Aytemiş, plastik üretimi ve tüketimini küresel ölçekte azaltacak bağlayıcı bir uluslararası sözleşme kabul edilmesi çağrısında bulundu.

“Birkaç dakikalık kolaylığın bedelini doğaya ödetemeyiz”

Plastik kullanımının yarattığı kısa süreli kolaylığın gelecek kuşaklara ağır bir çevre mirası bıraktığını belirten Aytemiş, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:

“Birkaç dakikalık kolaylığın bedelini doğaya ve gelecek nesillere ödetemeyiz. İnsanlık kendi ürettiği plastik atıkların içinde yaşamaya mahkûm edilemez. Plastik doğada kaybolmuyor; parçalanarak suyumuza, toprağımıza, havamıza ve soframıza geri dönüyor.”

Muhabir: YASEMİN DİKİCİ