Osmani ve Nuruosmani adlarıyla da bilinen, “Osmanlı’nın nuru” anlamına gelen Nuruosmaniye Camii, kendi adıyla anılan semtte ziyaretçilerini karşılıyor. Sultan I. Mahmud döneminde yapımına başlanan cami, III. Osman tarafından 1755 yılında tamamlandı. Caminin mimarı Mustafa Ağadır.
Geniş Avlu ve Müştemilât
Nuruosmaniye Camii, iki kapılı geniş bir dış avlu ile çevrilidir. Caminin çevresinde medrese, imaret, kitabhâne, muvakkit odası, sebil, çeşme gibi müştemilât ile birlikte dükkânlar ve hanlar yer alır.

Barok Üslup ve İç Mekân Özellikleri
Barok üslûbun etkisiyle meydana gelen caminin iç avlusu, klasik plan esasından tamamen ayrılır. Yarım daire şeklinde ve 12 sütun üzerine oturan 14 kubbesi bulunur. Asıl iç mekân kare plan üzerine inşa edilmiş olup, mihrabı hafif çıkıntılıdır. Yüksek ve geniş kubbe, duvarlar üzerine oturan kemerler tarafından taşınır.
Cami, beş sıra halinde yerleştirilmiş 174 pencere sayesinde oldukça aydınlıktır. Pencereler alçıdan yapılmış ve barok stilindedir. Kubbe kemerlerinin duvar üzerindeki bitiminde Fetih Suresi, dış cephede ise Yedikuleli-Zâde Seyyid Abdülhalim tarafından yazılmış ayetler yer alır.
Hat Sanatı ve Süslemeler
Cami içindeki celi hatlar, Bursalı müzehhib Ali Ağa ile Kâtip-Zâde Mehmed Refi Efendi tarafından hazırlanmıştır. Bu özgün süslemeler, Nuruosmaniye Camii’ni Osmanlı Barok üslubunun en karakteristik örneklerinden biri hâline getirir.





